Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, CHP Edirne İl Teşkilatı’na bir ziyaret gerçekleştirdi. Gerçekleştirdiği ziyarette basın mensupları ile toplantı gerçekleştiren Günaydın, yaklaşan yerel seçimlerin ülke rejimi için önemli bir seçim olduğunu dile getirdi. Günaydın, “31 Mart tarihi yalnızca bir belediye başkanlığı ve meclis üyesi seçimlerinden ibaret değil. Adeta ülke rejiminin oylandığı bir seçime dönüşmüştür. Biz bu bağlamda bütün enerjimizle ve bütün bilincimizle hep birlikte çalışmaya devam ediyoruz.” İfadelerinde bulundu.
CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, CHP Edirne İl Teşkilatı’na ziyarette bulundu. CHP Edirne İl Başkanlığı Binası’nda gerçekleştirilen ziyarette Günaydın basın mensupları ile buluşarak önemli açıklamalarda bulundu. yaklaşan yerel seçimlerin mahalli seçimlerden ziyade ülkenin rejiminin oylanacağı bir seçim olduğunu belirten Günaydın, “31 Mart tarihi yalnızca bir belediye başkanlığı ve meclis üyesi seçimlerinden ibaret değil. Adeta ülkenin rejimin oylandığı bir seçime dönüşmüştür. Biz bu bağlamda bütün enerjimizle ve bütün bilincimizle hep birlikte çalışmaya devam ediyoruz.” İfadelerinde bulundu.
Günaydın, iktidarın bu seçimden alacağı sonuçla birlikte Anayasa değişikliği yapmak istediğini belirtirken, “Diğer taraftan ülkede büyük bir yargı krizi de var. Yani adaletin kalmadığı çok ortada da, Cumhuriyet tarihinde hiç görülmediği biçimde Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi arasındaki kavga Anayasal bir kriz niteliğine ulaşmış durumda. 'Biz bu kavganın tarafı değil, hakemiyiz' diyen Erdoğan'a sormak isterim, 3 aydır memleketi önünde olan bu kriz çerçevesinde acaba ne yaptınız? 'Bunun çözümü, Anayasa'yı değiştirmektedir' diyorlar. Yapmaya çalıştıkları şeyde şudur; 31 Mart seçimlerinden sonra bu meclis içerisinde mümkünse bir Anayasa değişikliği yapmak ve bugün bazı meczupların dile getirdiği Cumhuriyetle hesaplaşma meselesini ortaya koymak. Hani diyor ya bir soysuz; 'Bu hanedanı yurtdışına gönderenler soysuzdur' diyor ya bir soysuz. Bir diğeri diyor ya 'ben şeriat isterim, ben hilafet isterim'. Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'nı açıkça ihlal eden açıklamalar yapmaktan çekinmiyorlar. Çekinmiyorlar çünkü arkalarında bu yola baş koymuş bir iktidar var. Şunu da söyleyeyim çok açık biçimde; Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan giden Cumhuriyet Halk Partili'ler, Atatürkçü'ler, Cumhuriyetçi'ler olduğu sürece bu ülkenin rejimini aklınızdaki karanlık noktalara götürmenize izin vermeyeceğiz. “ dedi.
“DEM DAHA FAZLA AKP İLE BERABER DAVRANDIĞINI DAHA NASIL İFADE ETMELİ?”
CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, DEM Parti’nin İstanbul’da listelerini yetiştiremediği ve aday çıkaramaması durumunun CHP İstanbul Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’na olumlu etki edebileceğine yönelik iddialar ile alakalı soruya cevap verdi. Günaydın, Eski Milletvekili Ahmet Türk’ün sözlerinden alıntı yaparak DEM Parti’nin AK Parti ile beraber hareket ettiğini söyledi. Günaydın, “DEM Parti adaylık belgelerini 17.00'den evvel teslim etmiştir ve o teslim itibariyle de seçime girmeye hak kazanmıştır. Tartışma nereden doğmuştu? Hatırlayalım; birinci söz neydi? 'DEM aday çıkartmayacak, Ekrem İmamoğlu'nu destekleyecek'. Sonra DEM Başak Demirtaş'ı çıkartacak' denildi. Başak Demirtaş'ı geri çektiler sonra 'Ekrem İmamoğlu'nu destekliyor' denildi. Oysa koydukları Meral Danış Beştaş partinin grup başkanvekili, Murat Çepni de bir Karadenizli eşbaşkan. Yani mümkün olan en yüksek oyu almaya çalışıyorlar. Sonuçta ne oldu? Seçime girdiler ve seçimde kendileri için çalışacaklar. Peki Ahmet Türk ne diyor? 'Kürt meselesinin çözümü yalnızca AKP ile mümkündür, çünkü lider Erdoğan'dır, dolayısıyla CHP'den bizim bir beklentimiz yok' diyor. Yani DEM daha fazla AKP ile beraber davrandığını daha nasıl ifade etmeli? Ama AKP'li yazarlar, çizerler diyorlar ki, 'Aslında Ekrem İmamoğlu'nu destekliyor'. Gerçeği çarpıtarak bir yere varamayız. İstanbul'da Ekrem İmamoğlu var, Ekrem İmamoğlu'nun karşısında Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum var. Bu ikisinden başka birisinin seçimi kazanabilmesi mümkün mü? Mümkün değil. Peki karşısında dizilenler kimden oy almaya ve kime kaybettirmeye çalışıyorlar? Memleket Partisi'nden, Zafer Partisi'nden, İYİ Parti'den, DEM'ine, bağımsızına kadar bunların tamamı Ekrem İmamoğlu seçim kaybetsin diye gayret ediyorlar. Biz de 31 Mart günü İstanbul'da Cumhuriyet Halk Partisi'nin adayı sayın Ekrem İmamoğlu'nun zaferini hep beraber kutladığımız zaman, yurttaşın İstanbul'da İstanbul İttifakı'nı nasıl kurduğunu göreceğiz ve bu mimari tasarımın da farkına vardığını göreceğiz. “dedi.
KİME GÖZDAĞI VERMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ?“
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşım sonucu gözaltına alınan Feyza Altun hakkında ki soruya da cevap veren Günaydın, “Gelelim Feyza Altun meselesine, üslubu başka bir tartışma konusu olabilir ama 'Türkiye şeriat devleti olmayacaktır' diyen bir kadını gözaltına alıp bir gece nezarette tutarak kime göz dağı vermeye çalışıyorsunuz? Bütün bunlar laiklik karşıtı, cumhuriyet karşıtı hareketlerin AKP'den beslendiğinin çok açık göstergeleridir. Bu yargı düzenin, bu kolluk düzenini 21 yıldır bunlar inşa etmişlerdir. O nedenle de diyorum ki; bu mesele yalnızca bir 31 Mart meselesi değildir çünkü 31 Mart'tan eğer arzu ettikleri neticeyle çıkarlarsa bu meclis içerisinde 360'ı bularak bir anayasa değişikliğini bu ülkenin önüne getirmeye çalışacaklar. Bu bağlamda mesele yalnızca belediye başkanı seçme meselesi seçmesinden öte Türkiye'nin Mustafa Kemal Atatürk'ün açtığı aydınlık yolda yürümesini garanti etme meselesi, Cumhuriyetin ilke ve devrimlerini yaşamasını garanti etmeye yönelik meselesidir.” İfadelerini kullandı.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





