Türk kültüründe önemli yere sahip İmparatorluğu’ndan günümüze kadar gelmiş bilinen en eski kahve hazırlama ve pişirme metotlarından Türk Kahvesi’ne talep her geçen gün artıyor. Vatandaşlar özellikle ramazan ayında iftardan sonra Türk Kahvesi içiyor.
Türk Kahvesi ilk olarak Sadrazam Özdemiroğlu Osman Paşa'nın babası olan Osmanlı’nın Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul’a getirildi. Yeni hazırlama yöntemi ile kahve, güğüm, cezve ve kül/kor ateşinde ısıtılma yöntemiyle pişirilen Türk Kahve’si günün her anında tüketiliyor.
Asırlardır tüketilen Türk Kahvesi’ne rağbet her geçen gün artıyor. Edirneli esnaf Ahmet Çakır, 15 yıldır kahve satışı yaptığını anlattı. Ramazan ayında kahve tüketiminin arttığına dikkat çeken Çakır, günün her anında içilebileceğini dile getirdi.
Kahvenin sadece keyif veren değil, aynı zamanda sağlık açısından da birçok fayda sağlayan bir içecek olduğunu söyleyen Çakır, özellikle iftar sonrası kahve içmenin sindirime yardımcı olduğu aktardı.
Ramazan ayında kahveye olan ilginin arttığını vurgulayan Çakır, “İnsanlar genellikle kahvenin çarpıntı yaptığını düşünüyor ama aslında kahve metabolizmayı hızlandırır. İftardan 15-20 dakika sonra içilen bir kahve, sindirime ciddi anlamda katkı sağlar. Ayrıca sahurda içilen bir fincan kahve de gün boyu daha dinç hissetmeye yardımcı olabilir” dedi.
Kahvenin bayramlarda da misafirlere en çok sunulan içecek türü olduğunu aktaran Çakır, “Kahve, bayramda misafirlere ikram için tercih edildiği gibi hediyelik olarak da satın alınıyor. Kültürümüzde kahvenin her zaman ayrı bir yeri var. Ramazan ve bayram döneminde bu gelenek daha da güçleniyor” dedi.
Birçok kahve çeşidinin satışını yaptıklarını belirten Çakır, “Dibek kahvesinden menengiç kahvesine, damla sakızlıdan sütlü kahvelere kadar geniş bir yelpazemiz var. Ancak benim tavsiyem her zaman sade Türk kahvesidir. Geleneksel lezzetiyle hem doğallığını korur hem de içimiyle gerçek bir keyif sunar” ifadelerine yer verdi.(Haber: Gülşah AK)





