Parlar, devlettin akaryakıt, elektrik, doğalgaz gibi ürünlere sürekli olarak zam yapması ile beraber raftaki ürünlerin fiyatının da arttığını Parlar, “Zamlara bir son verilsin, yapılan zamlar geri alınmalıdır.Elektrik temel ihtiyaçtır, kamu hizmeti olarak verilmesi sağlanmalıdır. Çiftçilere indirimli akaryakıt, gübre ve tohum desteği sağlanmalıdır. ÖTV ve KDV’yi kaldırılmalıdır.” Dedi.
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Edirne Şube Başkanı Tarık Kenan Parlar, Edirne Kent Konseyinde basın açıklaması düzenledi.Parlar, her ürüne gelen zamlar karşısında geçinmenin zorlaştığını belirtti.Parlar, bu ülkenin geçinemeyen tüketemeyen, insanca yaşamak isteyen tüketicileri olduklarını ifade etti.
“FARK SON YILLARDA GÖRÜLMEMİŞ BİR ŞEKİLDE ARTMIŞTIR”
Asgari ücret ile vatandaşların ölüme terk edildiğini belirten Parlar, “Yapılan fahiş zamlar karşısında tüketiciler olarak geçinemez olduk, tükendik. Evrensel haklarımızdan olan temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk. Yılın ilk üç ayında asgari ücret ile açlık sınırı arasında fark son yıllarda görülmemiş bir şekilde artmıştır. Asgari ücretli açlığa, emekli ölüme mahkum edilmiştir. Tüketici kiraları, faturaları ödeyemez, sağlıklı gıdaya ulaşamaz, pazara çıkamaz olmuştur. Marketlerden gramla alış veriş yapmaya başlamıştır. Ulaşıma gelen zamlar ise vatandaşı evde hapis olma durumuna getirmiştir.” Şeklinde konuştu
“ELEKTRİK, DOĞALGAZ VE AKARYAKIT ZAMLARI RAFLARA YANSIDI”
Parlar, vatandaşların yüzde 30’unun açlık sınırının altında olduğunu belirtti. Elektriğe yapılan zam raftaki ürünlerin fiyatında etkilediğini dile getiren Parlar, “Ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 30’u açlık sınırının altında, yüzde 60’ı yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Tüketiciler aleyhine olan ekonomik politikalar ve ekonomik kriz devam ettikçe açlık ve yoksulluk da artmaya devam etmektedir.Özelleştirmeler, tüketime dayalı ekonomi politikaları, yanlış enerji politikaları, plansızlık, liyakatsızlık, olmayan tarım politikaları sonucu bu noktaya gelinmiştir. Yılbaşından bugüne söylüyoruz; elektrik, doğalgaz ve akaryakıta yapılan zamlar tüm temel ihtiyaçlarımıza zam olarak yansımaktadır. Raflarda gıda etiketleri günlük değişmeye başlamıştır. Devlet fiyatını kendi belirlediği, elektrik, doğalgaz, akaryakıta sürekli zam yapıyor, bu zamların raf fiyatlarına yansıdığını bildiği halde sorumluyu başka yerlerde arıyor. Artarak devam eden zamlar nedeniyle yaşanan kriz derinleşerek büyümeye devam etmektedir.” Diye konuştu.
“ÜLKEMİZ KITLIK TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYADIR”
Hatalı tarım politikaları ile birlikte ülkenin kıtlık ile karşı karşıya kaldığını vurgulayan Parlar, Hatalı tarım politikaları ve çiftçinin tarladan uzaklaştırılması, verimli arazilerin betonlaştırmaya yönelik projeler nedeniyle ülkemiz kıtlık tehlikesi ile karşı karşıyadır. Tarımda esas kıtlığını yaşadığımız akıl ve sürdürülebilir tarım politikalarıdır. Kıtlığını hiç yaşamadığımız şey ise üretim gücü potansiyeli ve verimli topraklarımızdır. Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri iken, ulus ötesi şirketlerin talebine boyun eğilmiş, uygulanan neoliberal ekonomik politikalar nedeniyle yedi ürün üreten ülke haline geldik. Artık üreten kendi kendine yeten bir ülke olmak istiyoruz. Ülkenin gıda egemenliğinin ulus ötesi şirketlere teslim edilmesine izin vermeyeceğiz.” İfadelerine yer verdi.
Parlar, sürekli yükselen enflasyonun, yapılan zamların dünyada yaşanan savaş ve ekonomik krizin bahane gösterilemeyeceğini ifade etti.
(Haber- Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Edirne Şube Başkanı Tarık Kenan Parlar, Edirne Kent Konseyinde basın açıklaması düzenledi.Parlar, her ürüne gelen zamlar karşısında geçinmenin zorlaştığını belirtti.Parlar, bu ülkenin geçinemeyen tüketemeyen, insanca yaşamak isteyen tüketicileri olduklarını ifade etti.
“FARK SON YILLARDA GÖRÜLMEMİŞ BİR ŞEKİLDE ARTMIŞTIR”
Asgari ücret ile vatandaşların ölüme terk edildiğini belirten Parlar, “Yapılan fahiş zamlar karşısında tüketiciler olarak geçinemez olduk, tükendik. Evrensel haklarımızdan olan temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz olduk. Yılın ilk üç ayında asgari ücret ile açlık sınırı arasında fark son yıllarda görülmemiş bir şekilde artmıştır. Asgari ücretli açlığa, emekli ölüme mahkum edilmiştir. Tüketici kiraları, faturaları ödeyemez, sağlıklı gıdaya ulaşamaz, pazara çıkamaz olmuştur. Marketlerden gramla alış veriş yapmaya başlamıştır. Ulaşıma gelen zamlar ise vatandaşı evde hapis olma durumuna getirmiştir.” Şeklinde konuştu
“ELEKTRİK, DOĞALGAZ VE AKARYAKIT ZAMLARI RAFLARA YANSIDI”
Parlar, vatandaşların yüzde 30’unun açlık sınırının altında olduğunu belirtti. Elektriğe yapılan zam raftaki ürünlerin fiyatında etkilediğini dile getiren Parlar, “Ülkemizde yaşayan vatandaşlarımızın yüzde 30’u açlık sınırının altında, yüzde 60’ı yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Tüketiciler aleyhine olan ekonomik politikalar ve ekonomik kriz devam ettikçe açlık ve yoksulluk da artmaya devam etmektedir.Özelleştirmeler, tüketime dayalı ekonomi politikaları, yanlış enerji politikaları, plansızlık, liyakatsızlık, olmayan tarım politikaları sonucu bu noktaya gelinmiştir. Yılbaşından bugüne söylüyoruz; elektrik, doğalgaz ve akaryakıta yapılan zamlar tüm temel ihtiyaçlarımıza zam olarak yansımaktadır. Raflarda gıda etiketleri günlük değişmeye başlamıştır. Devlet fiyatını kendi belirlediği, elektrik, doğalgaz, akaryakıta sürekli zam yapıyor, bu zamların raf fiyatlarına yansıdığını bildiği halde sorumluyu başka yerlerde arıyor. Artarak devam eden zamlar nedeniyle yaşanan kriz derinleşerek büyümeye devam etmektedir.” Diye konuştu.
“ÜLKEMİZ KITLIK TEHLİKESİ İLE KARŞI KARŞIYADIR”
Hatalı tarım politikaları ile birlikte ülkenin kıtlık ile karşı karşıya kaldığını vurgulayan Parlar, Hatalı tarım politikaları ve çiftçinin tarladan uzaklaştırılması, verimli arazilerin betonlaştırmaya yönelik projeler nedeniyle ülkemiz kıtlık tehlikesi ile karşı karşıyadır. Tarımda esas kıtlığını yaşadığımız akıl ve sürdürülebilir tarım politikalarıdır. Kıtlığını hiç yaşamadığımız şey ise üretim gücü potansiyeli ve verimli topraklarımızdır. Kendi kendine yeten yedi ülkeden biri iken, ulus ötesi şirketlerin talebine boyun eğilmiş, uygulanan neoliberal ekonomik politikalar nedeniyle yedi ürün üreten ülke haline geldik. Artık üreten kendi kendine yeten bir ülke olmak istiyoruz. Ülkenin gıda egemenliğinin ulus ötesi şirketlere teslim edilmesine izin vermeyeceğiz.” İfadelerine yer verdi.
Parlar, sürekli yükselen enflasyonun, yapılan zamların dünyada yaşanan savaş ve ekonomik krizin bahane gösterilemeyeceğini ifade etti.
(Haber- Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





