Kongre’nin Genel Başkanlığı görevini üstlenen Türkiye Ulusal Hidrojen Derneği Başkanı ve Kanada Ontario Üniversitesi ile Yıldız Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. İbrahim Dinçer, “Alternative Dimensions of Hydrogen Energy And Future Directions” başlıklı konuşmasıyla hidrojen enerjisinin alternatif boyutları ve geleceği konusunda genel bir bakış ortaya koydu. Enerji kavramı, Türkiye’nin enerji kaynakları ve politikası ile enerji konusunda dünyada yaşanan gelişmeleri paylaşan Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Türkiye’de 70 Milyar Dolara varan bir rakamın enerji ve enerji kaynakları için harcadığının altını çizdi.
Yenilenebilir enerji kaynakları ve kullanılabilir enerji seçenekleri arasında hidrojenin oldukça önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Dinçer “2 sene önce Davos’ta yapılan Ekonomik Forum’da dünyanın en büyük 13 firmasının CEO’ları bir araya gelerek Hidrojen Konseyi’ni kurdular. İklim değişikliğiyle ilgili en önemli ayağın hidrojen olduğunu söylediler. Çünkü hidrojen, karbonsuz bir çözümdür. Bizim niye fosil kaynaklı yakıtlarla problemimiz var? Çünkü onlar, hidrokarbonlu yakıtlardır. Yaktığınız zaman ortaya karbondioksit çıkıyor. Hidrojeniniz var ve yakıyorsunuz, açığa su hatta içilebilecek su çıkıyor. Dolayısıyla biz suyu alıp ayrıştırıp hidrojen elde etsek, elektrik elde etsek ve herhangi bir sistemi çalıştırsak, günün sonunda yine su elde edeceğiz. Sudan suya bir dönüşüm oluyor. Dolayısıyla çevreye emisyon atılmıyor. Bunu yaptığımız zaman karbon ayak izlerini azaltıyoruz. Bunları azalttığımız zaman hem çevre hem teknolojik boyutta hem de ülke boyutunda olumlu işler başarmış oluyorsunuz. Biz temiz suyu alarak hidrojen elde etmiyoruz. Kirli ve tuzlu suları alıp ayrıştırarak hidrojen ve aynı zamanda da klor gazını elde ediyoruz. Bu anlamda hidrojen çok önemlidir.” dedi.
Fransa Montpellier Üniversitesinden Prof. Dr. Ümit B. Demirci, “B-H and B-N-H Materials for Chemical Hydrogen Storage” başlıklı sunumuyla hidrojen ekonomisinin önündeki en büyük engel olan depolanmada kullanılan B-H ve B-N-H malzemeleri hakkında konuştu. Kimyasal hidrojen depolamada bor katkılı malzemeler üstüne çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ümit B. Demirci; son on yılda fiziksel, fizikokimyasal ve tamamen kimyasal depolar dâhil olmak üzere çeşitli yaklaşımlar geliştirildiğini söyledi.
Hirohisa Uchida Tokai Üniversitesi ve Japonya Ulusal İleri Endüstriyel Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nde görevli Prof. Dr. Makoto Ryo Harada, bilimsel oturumların ikinci gününde “Current State of Japan's Hydrogen Energy-From R&D at Academic Sectors to Business Deployment” başlıklı sunumunda Japonya’nın hidrojen enerjisinin mevcut ve potansiyel durumunu katılımcılarla paylaştı. (Haber Merkezi)
Yenilenebilir enerji kaynakları ve kullanılabilir enerji seçenekleri arasında hidrojenin oldukça önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. İbrahim Dinçer “2 sene önce Davos’ta yapılan Ekonomik Forum’da dünyanın en büyük 13 firmasının CEO’ları bir araya gelerek Hidrojen Konseyi’ni kurdular. İklim değişikliğiyle ilgili en önemli ayağın hidrojen olduğunu söylediler. Çünkü hidrojen, karbonsuz bir çözümdür. Bizim niye fosil kaynaklı yakıtlarla problemimiz var? Çünkü onlar, hidrokarbonlu yakıtlardır. Yaktığınız zaman ortaya karbondioksit çıkıyor. Hidrojeniniz var ve yakıyorsunuz, açığa su hatta içilebilecek su çıkıyor. Dolayısıyla biz suyu alıp ayrıştırıp hidrojen elde etsek, elektrik elde etsek ve herhangi bir sistemi çalıştırsak, günün sonunda yine su elde edeceğiz. Sudan suya bir dönüşüm oluyor. Dolayısıyla çevreye emisyon atılmıyor. Bunu yaptığımız zaman karbon ayak izlerini azaltıyoruz. Bunları azalttığımız zaman hem çevre hem teknolojik boyutta hem de ülke boyutunda olumlu işler başarmış oluyorsunuz. Biz temiz suyu alarak hidrojen elde etmiyoruz. Kirli ve tuzlu suları alıp ayrıştırarak hidrojen ve aynı zamanda da klor gazını elde ediyoruz. Bu anlamda hidrojen çok önemlidir.” dedi.
Fransa Montpellier Üniversitesinden Prof. Dr. Ümit B. Demirci, “B-H and B-N-H Materials for Chemical Hydrogen Storage” başlıklı sunumuyla hidrojen ekonomisinin önündeki en büyük engel olan depolanmada kullanılan B-H ve B-N-H malzemeleri hakkında konuştu. Kimyasal hidrojen depolamada bor katkılı malzemeler üstüne çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ümit B. Demirci; son on yılda fiziksel, fizikokimyasal ve tamamen kimyasal depolar dâhil olmak üzere çeşitli yaklaşımlar geliştirildiğini söyledi.
Hirohisa Uchida Tokai Üniversitesi ve Japonya Ulusal İleri Endüstriyel Bilim ve Teknoloji Enstitüsü’nde görevli Prof. Dr. Makoto Ryo Harada, bilimsel oturumların ikinci gününde “Current State of Japan's Hydrogen Energy-From R&D at Academic Sectors to Business Deployment” başlıklı sunumunda Japonya’nın hidrojen enerjisinin mevcut ve potansiyel durumunu katılımcılarla paylaştı. (Haber Merkezi)





