Tüm Öğretmenler Sendikası(TÖS) Edirne İl Temsilcisi Gökay Bilgin, Köy Enstitüleri'nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 62. Yılında unutmayarak anma mesajı paylaştı. Anma mesajında Bilgin, “İnsan olarak yaşayabilmek için hava su gibi doğal koşullar arasında eğitim, öğretim ve kültür de bulunacaktır” ifadeleri ile Hasan Ali Yücel’in sözlerinden alıntı yaptı.
Enstitüleri'nin kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’i ölümünün 62. Yılı dolayısı ile Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) Edirne İl Temsilciliği anma mesajı paylaştı. Yapılan açıklamada Hasan Ali Yücel’in hayatı hakkında bilgiler veren TÖS Edirne İl Temsilci Gökay Bilgin,“Bütün çocuklarımız okullarını rüyalarında görecek kadar sevemiyorlarsa istikbale güvenimiz tam olamaz” diyen Hasan Ali YÜCEL,17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet döneminin seçkin bir eğitim, kültür ve siyaset adamı olarak, 1938-1946 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı yaptı.3 Mart 1931'e kadar devam eden üç aylık yurt gezisi sırasındabir gün Mustafa Kemal Paşa, yanında bulunanlara "Türk milleti ne zaman kendini kurtulmuş sayabilir?" diye sorar. Yanındakiler doğal olarak görüşlerini bildirirler. Sonra Hasan Ali söz alır; "Paşam," der; "Türk milleti ne zaman kurtarıcı arama ihtiyacını duymayacak hale gelirse o zaman kurtulmuş olur." Mustafa Kemal Paşa, kendisine, "Bu çocuğun ileri attığı, üstünde bizi derin derin düşündürmeye değer bir fikirdir." diyerek takdirlerini bildirir.” dedi.
Bilgin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin (Türk Dil Kurumu) kurulmasıyla Hasan Ali Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden, İzmir Milletvekili olarak Meclise girdi, art arda dört dönem milletvekilliği yaptı. Hasan Ali Yücel 28 Aralık 1938'de Milli Eğitim Bakanlığı'na getirildi. Üniversite reformu, Köy Enstitüleri'nin kurulması, Dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmi ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi'nin ön çalışmaları O’nun Bakanlığı döneminde gerçekleşmiştir. Devlet Konservatuvarının kurulması (20 Mayıs 1940), Türkiye'nin UNESCO'ya girişi onun çabaları sonucunda olmuştur. 25 Haziran 1946'da Üniversiteler Yasası ile yükseköğretim kurumlarının Bakanlıkla olan sıkı bağı önemli ölçüde gevşetilmiş, mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturulmuş, böylece üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç da "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur.
17 Nisan 1940'ta Köy Enstitüleri yasası çıkarılarak Köy Enstitüleri kurulmaya başlanır. 1942-43 öğretim yılında, bu okullara öğretmen, yönetici, gezici başöğretmen ve müfettiş yetiştirmek için, Hasanoğlan Köy Enstitüsü bünyesinde Yüksek Köy Enstitüsü kurulur. Sayıları zamanla 21'i bulan Köy Enstitüleri, 1944'ten sonra yılda ortalama 2000 öğretmen yetiştirmiştir. Ne var ki, 1946'dan itibaren bu öğretim kurumları karşı devrimcilerce tartışma konusu olmaları nedeniyle kapatılmıştır.
Oğlu şair Can Yücel, babası için "Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim" adlı şiirini yazmıştır.”(Haber Merkezi)





