Edirne Tabip Odası odanın sosyal tesislerinde gerçekleştirilen ve yönetimin de katıldığı toplantıda konuşan Dr. Altun KOVİD-19 salgınında sağlık çalışanlarının sorunlarını dile getirerek, çözüm önerileri sundu.
11 Kasım itibariyle Kredi Yurtlar Kurumu’nda (KYK) 262 tane Kovid tanısı pozitif vatandaş olduğunu belirten Türk Tabipler Birliği Edirne Tabip Odası Başkanı Gürcan Altun, Test sayılarının arttırılması ve özelikle temaslılara mutlaka testlerin yapılmasının son derece kıymetli olduğunu söyledi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Altun, Temasların nerede ve nasıl izole edildiği şu an bilinmiyor. Çünkü bu gidişle bakıldığında temaslı sayısının 10 binlere yansıyacak rakamlarda olduğunu biliyoruz. Bu rakamlara ne yurt yeter ne de başka kuruluşlar. Bölgemizde, son iki hafta içerisinde gebe ve çocuklardaki vaka sayılarında ciddi bir artış mevcut. Uzunköprü ve Keşan ilçelerinde günlük vaka sayıları 10’un altına düşmüyor. Bireylerin ek hastalığının olması ölüm oranlarını da arttırıyor. Hala test sayılarımız çok düşük, test sayılarının arttırılması özellikle temaslılara mutlaka testlerin yapılması son derece kıymetlidir.” Dedi.
“İÇİNDEN ÇIKILAMAZ BİR SÜREÇ BİZİ BEKLİYOR”
Tabipler Odası Başkanı Gürcan Altun, Salgın bu şekilde devam ederse Edirne de dâhil bütün ülkede kasım ayının sonuna sağlık kurumlarının kitlenmiş olacağını söyledi. Altun, “Bir sağlık çalışanının hasta olması onunla temasta olanların en az bir hafta süreyle testleri negatif olsa bile karantinada kalması gerekir. Dolayısıyla burada hem sosyal hayatın kısıtlanmasına yönelik yapılacaklar hem sınır kapılarının kapanması hem de test oranlarının arttırılmasıyla birlikte bu süreç daha sağlıklı yürütülebilir. Sağlık kurumlarının kitlenmesinin önüne geçilmesi gerekir aksi halde içinden çıkılamaz bir süreç bizi bekliyor gibi görünüyor.” Şeklinde konuştu.
“ÜLKEMİZDE KOVİD-19 HALEN RESMİ OLARAK MESLEK HASTALIĞI KABUL EDİLMEMİŞTİR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Kovid-19’dan salgınından toplamda 65’i hekim olmak üzere 145 sağlık çalışanın hayatını kaybettiğini belirtti. Altun, “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından 14 Ekim 2020 tarihinde yapılan açıklamada “Kovid-19 pozitif sağlık çalışanı sayısının 40 bini geçtiği” belirtilmişti. Bu sayının sadece belirti gösteren sağlıkçıların sayısı mı, yoksa belirti göstersin veya göstermesin PCR ve BT ile tanı konan tüm sağlıkçıların sayısı mı olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. Hastalarla ilk temasta bulunan sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenle birçok ülkede sağlık çalışanlarının toplumun diğer kesimlerine göre 4-5 kat daha fazla Kovid-19 ile hastalandığı, hatta ülkemizde olduğu gibi bazı ülkelerde de 10 kattan fazla hastalanma riski taşıdıkları saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının Kovid-19 hastalığı “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır”, bunun için Kovid-19, sağlık çalışanları için meslek hastalığıdır. 130’a yakın ülke tarafından Kovid-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir. Dünyadaki birçok ülke Kovid-19’u meslek hastalığı olarak kabul ederken ne yazık ki ülkemizde Kovid-19 halen resmi olarak meslek hastalığı kabul edilmemiştir.” İfadelerine yer verdi.
“GEREKLİ ÖNLEMLER ALINSA BİLE ÇALIŞANLARIN BİNDE 4 İLE 12’SİNDE RİSKİN SEBEP OLDUĞU MESLEK”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Kovid-19’un neden meslek hastalığı sayılmadığını sorgulayarak Sağlık Bakanlığı’nın bu soruyu cevapsız bıraktığını söyledi. Altun, “Mevcut devlet yönetimi ve Sağlık bakanlığı bu soruya cevap veremiyor. Biz yanıtlayalım. “Kovid-19 neden meslek hastalığı olmalı” diye ısrar ediyoruz. Bir hastalığın “meslek hastalığı” olması için tüm dünyada kabul edilen bazı kriterler vardır. Bunlardan bir kaçını sayalım: 1-O iş kolunda hastalık yapıcı bir riskin olması: Mevcut durumda Türkiye’de hangi akıl sahibi biri sağlık iş kolunda Kovid-19’un hastalık yapıcı bir riski olmadığını söylüyor ki meslek hastalığı kabul edilmiyor? 2-Bu risk sonucu oluşan hastalığın toplumun diğer kesimlerine göre daha yaygın görülmesi: Toplumun diğer kesimlerine göre sağlık çalışanlarının 10-14 kat daha fazla etkilendikleri bilimsel bir gerçekken Kovid-19 nasıl meslek hastalığı olmaz? 3- Gerekli önlemler alınsa bile o iş kolunda çalışanların binde 4 ile 12’sinde o riskin sebep olduğu meslek hastalığının görülmesi: Tüm gerekli önlemlerin aldığını kabul etsek bile, Eylül 2020 resmi rakamlarına göre Kovid-19’un sağlık çalışanlarının en az 40 binini etkilediğini yani en az binde 37’lerde olduğu bu sağlık yönetimi tarafından duyurulmuşken Kovid-19’un meslek hastalığı olması için kaç sağlık çalışanın daha ölümü bekleniyor? Oysa Dünya Sağlık Örgütü’nün belirttiği üzere; sağlık hizmeti nedeniyle Kovid-19 enfeksiyonu geçiren bir sağlık çalışanının zararının tazmini, rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanması sağlık çalışanının haklarındandır.” Dedi.
“30 MİLYON DOZ AŞIYA GEREKSİNİM BULUNMAKTADIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, sağlık çalışanlarının ve yüksek risk grubunda yer alan yurttaşların aşılara ücretsiz ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. Altun, “Grip aşısı, Bilim Kurulu üyeleri tarafından da oldukça geniş bir kesime önerilmektedir. Ülkemizin aşıda dışa bağlı olması nedeniyle, Türk Tabipleri Birliği tarafından yeterince aşı siparişi verilmesi için daha önce uyarıda bulunulmuştu. Ancak 1,3 milyon aşı siparişi yapıldığı, ek olarak 800.000 aşı daha getirilmeye çalışıldığı bilinmektedir. Ülkemizde aşı yapılması önerilen 65 yaş üstü veya kronik hastalığı olan, fabrika, kışla, bakımevi gibi toplu yaşam alanlarında bulunan yurttaşlarımızın sayısı düşünüldüğünde yaklaşık 30 milyon doz aşıya gereksinim bulunmaktadır. Özellikle enfeksiyon bulaşı açısından yüksek riskli meslek grubu olan sağlık çalışanlarının sayısı bile 1 milyondan fazladır. Öncelikle sağlık çalışanları olmak üzere risk gurubunda yer alan tüm yurttaşlarımızın ücretsiz olarak aşılanması temel bir sağlık hakkıdır.” Dedi.
“İSTANBUL’UN YAKIN TEMASLISI OLARAK EDİRNE’DE % 91 ARTIŞTAN BAHSEDİLDİ”
Tabipler Odası Başkanı Altun, “Salgın yönetiminin iyi yürütülmediği görülmekte olduğunu söyledi. Altun, “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 28 Ekim 2020 tarihindeki açıklamasında; hastalık artışının, İstanbul’a günlük gidişlerin fazla olduğu şehirlerde de yüksek olduğu belirtilmiştir. İstanbul’un yakın temaslısı olarak Tekirdağ’da %96, Edirne’de % 91, Kırklareli’nde %71’lik artıştan bahsedilmiştir. Bu artış, son hafta ortalamasının bir önceki ayın ortalaması ile karşılaştırıldığında elde edilmiştir. Sağlık Bakanlığı ve Bakanlık Bilim Kurulu, konu ile doğrudan ilgili olan uzmanlık derneklerinin görüşlerine şeffaf ve açık biçimde başvurmalı, hatta bu görüş raporları kamunun erişimine açık olmalıdır. Pandeminin başından beri edinilen tüm sağlık verileri “şeffaf” biçimde paylaşılmalıdır. Ülkemizde salgının sekiz aydır kontrol altına alınamaması, on binlerce yurttaşımızın hayatına mal olan pandemi sürecinden başarı hikâyesi çıkarma anlayışı yerine, bugüne kadar izlenen eksik, yanlış, tutarsız uygulamalara derhal son verilmelidir.” İfadelerini kullandı.
“SINIR KAPILARI DERHAL KAPATILMALIDIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Salgının kontrol altına alınabilmesi için sınır kapıları derhal kapatılmalıdır gerektiğini söyledi. Altun, “Şehre giriş-çıkış kısıtlaması, toplumsal hareketliliğin azaltılması, en az 14 gün süre ile sokağa çıkma kısıtlaması, yasağı temel-zorunlu ve acil mal, hizmet üreten işler dışında tüm işlerde çalışmaların durdurulması olmak üzere virüsün yayılmasını azaltacak, durduracak önlemler hızla hayata geçirilmelidir. Salgınla mücadele hastanelerde değil, sahada kazanılır. Etkin bir filyasyon çalışması için birinci basamak sağlık hizmetlerindeki aile hekimliği-ilçe sağlık müdürlüğü ikiliği kaldırılmalı; aile sağlığı merkezleri hızla bölge tabanlı olarak organize edilmelidir. Salgının kontrol altına alınamamasının sorumluluğunu vatandaşlara yıkıp, sadece maske-mesafe-hijyen tekerlemesiyle pandemiyle başa çıkılamaz.” Şeklinde konuştu.
“YURTTAŞLARIN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ PARASIZ OLMALIDIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Derhal ‘temiz hastane’ uygulamasına geçilmesi gerektiğini belirtti. Altun, “Bölge ve nüfus özellikleri dikkate alınarak pandemi dışı hastaneler belirlenmeli ve ilan edilmelidir. Temiz hastane olarak kamu hastaneleri yeterli olmadığında özel hastanelerden bu amaçla yararlanılabilir, ancak özel hastanelere başvuran hastalardan “ücret farkı” alınmamalıdır. Kovid-19 dışı hastaların sağlığa erişimi bu biçimde sağlanarak yurttaşlarımızın zarar görmesi önlenmelidir. Kamu hastaneleri yeterli olmadığında, özel hastanelerde tedavi edilen Kovid-19 hastalarından ücret talep edilmesine hiçbir biçimde göz yumulamaz. Kamu sağlık kurumlarının ihtiyaca cevap veremediği her durumda özel hastaneler Sağlık Bakanlığı'nın kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır. Sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonu arttırmak için ek ödeme adaletsizliği giderilmeli, performansa bağlı ödeme şekillerinden vazgeçilerek maaşlar insanca yaşamı sağlayacak düzeye getirilmelidir. Sağlık çalışanları için güvenli çalışma koşulları sağlanmalı, düzenli test yapılmalı, grip aşıları “ücretsiz” yapılmalı ve Kovid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
11 Kasım itibariyle Kredi Yurtlar Kurumu’nda (KYK) 262 tane Kovid tanısı pozitif vatandaş olduğunu belirten Türk Tabipler Birliği Edirne Tabip Odası Başkanı Gürcan Altun, Test sayılarının arttırılması ve özelikle temaslılara mutlaka testlerin yapılmasının son derece kıymetli olduğunu söyledi.
Edirne Tabip Odası Başkanı Altun, Temasların nerede ve nasıl izole edildiği şu an bilinmiyor. Çünkü bu gidişle bakıldığında temaslı sayısının 10 binlere yansıyacak rakamlarda olduğunu biliyoruz. Bu rakamlara ne yurt yeter ne de başka kuruluşlar. Bölgemizde, son iki hafta içerisinde gebe ve çocuklardaki vaka sayılarında ciddi bir artış mevcut. Uzunköprü ve Keşan ilçelerinde günlük vaka sayıları 10’un altına düşmüyor. Bireylerin ek hastalığının olması ölüm oranlarını da arttırıyor. Hala test sayılarımız çok düşük, test sayılarının arttırılması özellikle temaslılara mutlaka testlerin yapılması son derece kıymetlidir.” Dedi.
“İÇİNDEN ÇIKILAMAZ BİR SÜREÇ BİZİ BEKLİYOR”
Tabipler Odası Başkanı Gürcan Altun, Salgın bu şekilde devam ederse Edirne de dâhil bütün ülkede kasım ayının sonuna sağlık kurumlarının kitlenmiş olacağını söyledi. Altun, “Bir sağlık çalışanının hasta olması onunla temasta olanların en az bir hafta süreyle testleri negatif olsa bile karantinada kalması gerekir. Dolayısıyla burada hem sosyal hayatın kısıtlanmasına yönelik yapılacaklar hem sınır kapılarının kapanması hem de test oranlarının arttırılmasıyla birlikte bu süreç daha sağlıklı yürütülebilir. Sağlık kurumlarının kitlenmesinin önüne geçilmesi gerekir aksi halde içinden çıkılamaz bir süreç bizi bekliyor gibi görünüyor.” Şeklinde konuştu.
“ÜLKEMİZDE KOVİD-19 HALEN RESMİ OLARAK MESLEK HASTALIĞI KABUL EDİLMEMİŞTİR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Kovid-19’dan salgınından toplamda 65’i hekim olmak üzere 145 sağlık çalışanın hayatını kaybettiğini belirtti. Altun, “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından 14 Ekim 2020 tarihinde yapılan açıklamada “Kovid-19 pozitif sağlık çalışanı sayısının 40 bini geçtiği” belirtilmişti. Bu sayının sadece belirti gösteren sağlıkçıların sayısı mı, yoksa belirti göstersin veya göstermesin PCR ve BT ile tanı konan tüm sağlıkçıların sayısı mı olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. Hastalarla ilk temasta bulunan sağlık çalışanlarıdır. Bu nedenle birçok ülkede sağlık çalışanlarının toplumun diğer kesimlerine göre 4-5 kat daha fazla Kovid-19 ile hastalandığı, hatta ülkemizde olduğu gibi bazı ülkelerde de 10 kattan fazla hastalanma riski taşıdıkları saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının Kovid-19 hastalığı “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalıktır”, bunun için Kovid-19, sağlık çalışanları için meslek hastalığıdır. 130’a yakın ülke tarafından Kovid-19 sağlık çalışanları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir. Dünyadaki birçok ülke Kovid-19’u meslek hastalığı olarak kabul ederken ne yazık ki ülkemizde Kovid-19 halen resmi olarak meslek hastalığı kabul edilmemiştir.” İfadelerine yer verdi.
“GEREKLİ ÖNLEMLER ALINSA BİLE ÇALIŞANLARIN BİNDE 4 İLE 12’SİNDE RİSKİN SEBEP OLDUĞU MESLEK”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Kovid-19’un neden meslek hastalığı sayılmadığını sorgulayarak Sağlık Bakanlığı’nın bu soruyu cevapsız bıraktığını söyledi. Altun, “Mevcut devlet yönetimi ve Sağlık bakanlığı bu soruya cevap veremiyor. Biz yanıtlayalım. “Kovid-19 neden meslek hastalığı olmalı” diye ısrar ediyoruz. Bir hastalığın “meslek hastalığı” olması için tüm dünyada kabul edilen bazı kriterler vardır. Bunlardan bir kaçını sayalım: 1-O iş kolunda hastalık yapıcı bir riskin olması: Mevcut durumda Türkiye’de hangi akıl sahibi biri sağlık iş kolunda Kovid-19’un hastalık yapıcı bir riski olmadığını söylüyor ki meslek hastalığı kabul edilmiyor? 2-Bu risk sonucu oluşan hastalığın toplumun diğer kesimlerine göre daha yaygın görülmesi: Toplumun diğer kesimlerine göre sağlık çalışanlarının 10-14 kat daha fazla etkilendikleri bilimsel bir gerçekken Kovid-19 nasıl meslek hastalığı olmaz? 3- Gerekli önlemler alınsa bile o iş kolunda çalışanların binde 4 ile 12’sinde o riskin sebep olduğu meslek hastalığının görülmesi: Tüm gerekli önlemlerin aldığını kabul etsek bile, Eylül 2020 resmi rakamlarına göre Kovid-19’un sağlık çalışanlarının en az 40 binini etkilediğini yani en az binde 37’lerde olduğu bu sağlık yönetimi tarafından duyurulmuşken Kovid-19’un meslek hastalığı olması için kaç sağlık çalışanın daha ölümü bekleniyor? Oysa Dünya Sağlık Örgütü’nün belirttiği üzere; sağlık hizmeti nedeniyle Kovid-19 enfeksiyonu geçiren bir sağlık çalışanının zararının tazmini, rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanması sağlık çalışanının haklarındandır.” Dedi.
“30 MİLYON DOZ AŞIYA GEREKSİNİM BULUNMAKTADIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, sağlık çalışanlarının ve yüksek risk grubunda yer alan yurttaşların aşılara ücretsiz ulaşabilmesi gerektiğini söyledi. Altun, “Grip aşısı, Bilim Kurulu üyeleri tarafından da oldukça geniş bir kesime önerilmektedir. Ülkemizin aşıda dışa bağlı olması nedeniyle, Türk Tabipleri Birliği tarafından yeterince aşı siparişi verilmesi için daha önce uyarıda bulunulmuştu. Ancak 1,3 milyon aşı siparişi yapıldığı, ek olarak 800.000 aşı daha getirilmeye çalışıldığı bilinmektedir. Ülkemizde aşı yapılması önerilen 65 yaş üstü veya kronik hastalığı olan, fabrika, kışla, bakımevi gibi toplu yaşam alanlarında bulunan yurttaşlarımızın sayısı düşünüldüğünde yaklaşık 30 milyon doz aşıya gereksinim bulunmaktadır. Özellikle enfeksiyon bulaşı açısından yüksek riskli meslek grubu olan sağlık çalışanlarının sayısı bile 1 milyondan fazladır. Öncelikle sağlık çalışanları olmak üzere risk gurubunda yer alan tüm yurttaşlarımızın ücretsiz olarak aşılanması temel bir sağlık hakkıdır.” Dedi.
“İSTANBUL’UN YAKIN TEMASLISI OLARAK EDİRNE’DE % 91 ARTIŞTAN BAHSEDİLDİ”
Tabipler Odası Başkanı Altun, “Salgın yönetiminin iyi yürütülmediği görülmekte olduğunu söyledi. Altun, “Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 28 Ekim 2020 tarihindeki açıklamasında; hastalık artışının, İstanbul’a günlük gidişlerin fazla olduğu şehirlerde de yüksek olduğu belirtilmiştir. İstanbul’un yakın temaslısı olarak Tekirdağ’da %96, Edirne’de % 91, Kırklareli’nde %71’lik artıştan bahsedilmiştir. Bu artış, son hafta ortalamasının bir önceki ayın ortalaması ile karşılaştırıldığında elde edilmiştir. Sağlık Bakanlığı ve Bakanlık Bilim Kurulu, konu ile doğrudan ilgili olan uzmanlık derneklerinin görüşlerine şeffaf ve açık biçimde başvurmalı, hatta bu görüş raporları kamunun erişimine açık olmalıdır. Pandeminin başından beri edinilen tüm sağlık verileri “şeffaf” biçimde paylaşılmalıdır. Ülkemizde salgının sekiz aydır kontrol altına alınamaması, on binlerce yurttaşımızın hayatına mal olan pandemi sürecinden başarı hikâyesi çıkarma anlayışı yerine, bugüne kadar izlenen eksik, yanlış, tutarsız uygulamalara derhal son verilmelidir.” İfadelerini kullandı.
“SINIR KAPILARI DERHAL KAPATILMALIDIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Salgının kontrol altına alınabilmesi için sınır kapıları derhal kapatılmalıdır gerektiğini söyledi. Altun, “Şehre giriş-çıkış kısıtlaması, toplumsal hareketliliğin azaltılması, en az 14 gün süre ile sokağa çıkma kısıtlaması, yasağı temel-zorunlu ve acil mal, hizmet üreten işler dışında tüm işlerde çalışmaların durdurulması olmak üzere virüsün yayılmasını azaltacak, durduracak önlemler hızla hayata geçirilmelidir. Salgınla mücadele hastanelerde değil, sahada kazanılır. Etkin bir filyasyon çalışması için birinci basamak sağlık hizmetlerindeki aile hekimliği-ilçe sağlık müdürlüğü ikiliği kaldırılmalı; aile sağlığı merkezleri hızla bölge tabanlı olarak organize edilmelidir. Salgının kontrol altına alınamamasının sorumluluğunu vatandaşlara yıkıp, sadece maske-mesafe-hijyen tekerlemesiyle pandemiyle başa çıkılamaz.” Şeklinde konuştu.
“YURTTAŞLARIN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ PARASIZ OLMALIDIR”
Tabipler Odası Başkanı Altun, Derhal ‘temiz hastane’ uygulamasına geçilmesi gerektiğini belirtti. Altun, “Bölge ve nüfus özellikleri dikkate alınarak pandemi dışı hastaneler belirlenmeli ve ilan edilmelidir. Temiz hastane olarak kamu hastaneleri yeterli olmadığında özel hastanelerden bu amaçla yararlanılabilir, ancak özel hastanelere başvuran hastalardan “ücret farkı” alınmamalıdır. Kovid-19 dışı hastaların sağlığa erişimi bu biçimde sağlanarak yurttaşlarımızın zarar görmesi önlenmelidir. Kamu hastaneleri yeterli olmadığında, özel hastanelerde tedavi edilen Kovid-19 hastalarından ücret talep edilmesine hiçbir biçimde göz yumulamaz. Kamu sağlık kurumlarının ihtiyaca cevap veremediği her durumda özel hastaneler Sağlık Bakanlığı'nın kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır. Sağlık çalışanlarının moral ve motivasyonu arttırmak için ek ödeme adaletsizliği giderilmeli, performansa bağlı ödeme şekillerinden vazgeçilerek maaşlar insanca yaşamı sağlayacak düzeye getirilmelidir. Sağlık çalışanları için güvenli çalışma koşulları sağlanmalı, düzenli test yapılmalı, grip aşıları “ücretsiz” yapılmalı ve Kovid-19 meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir.” Dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





