Mezarlığın terk edilmiş ve atıl durumda olduğunu dile getiren Beksaç, “Edirne’nin kültürel kimliği açısından çok önemli bir mezarlık. Mezarlıkların esasında önemli bir kültürel kimliği var. Şu an dünyada bir turizm şekillendirilmesi yapmak isteyen bir kent için burada yaşamış olan bütün insanların kalıntıları var ve bu kültür mirasının bir hatıra olarak kullanılması gerekiyor. Maalesef bu Katolik mezarlığı Edirne’nin yüz karalarından biri olarak duruyor.” dedi.
Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, Karaağaç Mahallesi’nde bulunan Katolik mezarlığının korunması için çaba gösterdiklerini belirtti.
Beksaç, “Biz 2006 yılından beri mezarlıkla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Korunması için çaba gösteriyoruz ama maalesef atıl kaldı ve definecilerin insafına kaldı. Burada artık definecilerin bir şey bulabileceğini de zannetmiyorum. Mezarda ceset bile kalmadı. Belki çok gerilerde kalan katlı mezarlarda olabilir. Burası artık terk edilmiş bir yer ve tehlike arz ettiği de bir gerçek. Gerçi yoğun bir defineci faaliyetiyle zaten tahrip edilmiş hatta mezar taşları kırılıp buradan götürülmüş binaların altında kullanılmış tahribata da açık kalmış. Aslında Edirne’nin kültürel kimliği açısından çok önemli bir mezarlık. Mezarlıkların esasında önemli bir kültürel kimliği var. Şu an dünyada bir turizm şekillendirilmesi yapmak isteyen bir kent için burada yaşamış olan bütün insanların kalıntıları var ve bu kültür mirasının bir hatıra olarak kullanılması gerekiyor. Maalesef bu Katolik mezarlığı Edirne’nin yüz karalarından biri olarak duruyor.” Şeklinde konuştu.
“BU KATOLIK MEZARLIĞI EDIRNE’DE TEK”
Farklı katolik inançlarının olduğunu dile getiren Beksaç, katoliklerde ceset yapma inancının olmadığını ifade etti. Beksaç, “Bazı Protestan ve diğer Hristiyan mezheplerinde ceset yakma geleneği ile karşılaşabiliyoruz ama Katoliklerde kesinlikle böyle bir inanç yoktur. İskeletin ve kemiklerin özellikle korunması gerektiği inancı ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle biraz farklı bir gömü tipi vardır. Katolik ülkelerin çoğunda biz bu katlı mezarları görebilmekteyiz. Ayrıca çok erken süreçlerden beri varlığını sürdüren bir gelenektir. Lahitlerin kapaklarında isimleri çok yakın tarihe kadar görebilmek mümkündü. Burada İsviçreli, Avusturyalı hatta Fransız bazı şahısların senotaflarına rastlamıştım. Mimarisi burada gördüğümüz kadarıyla belirli dehlizler, koridorlar halinde oluşturulmuş. Koridorların iki yanında da katlı mezarlar var. Koridorların kemerli olduğu ve yanlarında mezarların olduğu bilinmekte. Üzerinde çok iyi çalışılmadı. Daha önce birkaç kişi belirli kısımların çalışmalarını yaptı ama şu an giriş kapısı falan tahrip edilmiş durumda. Birkaç tane havalandırma açıklığı var. Bunlar görülebilmekte ama hızla yok olup gidiyor. Burada üzücü olan esas belge niteliğindeki senotafların yok olması. Senotaf; gömülü olan cesedin adına ayrılmış olan dikili bir taştır. Katolikler kesinlikle ölümden sonra yaşama inanırlar. Bu yüzden cesedin çok iyi korunması inancı vardır. Bu Katolik mezarlığı Edirne’de tek. Edirne’nin çok sayıda mezarlığı vardır ama maalesef Edirne Müslüman mezarlıklarına bile sahip çıkmadı, yok olup gitti.” diye konuştu.
“INSANLIĞA KARŞI YAPILMASI GEREKIYOR”
Osmanlı mezarlıklarının üçte ikisinin yok olduğunu ifade eden Beksaç, mezarlıkların korunması için çalışmalar yapılması gerektiğini dile getirdi.
Beksaç, “1992’de ben ilk defa geldiğim zaman tespit ettiğim Osmanlı mezarlıklarının üçte ikisi yok şu an.Bu taşlar esasında Edirne’nin kültür kimliğinin sembolleri. Burada yaşamış olan insanlar için ve hatta Edirne de çok kültürlülüğü çok dinliliği insanlık ve kardeşlik duygusunu savunan bir şehir haline geldi. Maalesef böyle bir şey Dünyaya karşı hiç hoş değil. Dünya kardeşliği açısından ne olursa olsun korunması gereken bir durum. Bunların korunmaya alınması gerekiyor. Temizlenip etrafının çitle çevrilmesi gerekiyor. Çok ağır tahribat almış halde. Ne kaldıysa bunların hepsinin korunması gerekiyor. Sadece Hristiyan çevreye karşı değil insanlığa karşı yapılması gerekiyor.” Ifadelerini kullandı. (Haber: Ali KARAMAN)





