Edirne Barosu avukatları şiddete maruz kalan ve işlerini yapmaya çalışırken hayatlarını kaybeden meslektaşları için basın açıklaması yaptı. Edirne Baro Binası önünde Edirne Barosu Avukat Hakları Merkezi Başkanı Görkem Karaduman’ın yaptığı açıklamaya Edirne Barosu Başkanı Gökhan Karakoç ve baro avukatları katıldı.
Her geçen gün avukatlara karşı gerçekleştirilen şiddet olaylarının arttığını belirten Karaduman, bu şiddeti normalleştirmeyeceklerini ve ortak mücadelelerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.
KENDİ MÜVEKKİLLERİNDEN KARŞI TARAFA KADAR HERKES
Yaşanılan şiddet olaylarına yakın zamanda gerçekleşenlerinden örnekler gösteren Karaduman, “Denizli Barosu önceki dönem başkanlarımızdan, Muğla Barosuna kayıtlı Av. M. Erdal Çam altı gün önce daha evvel davasına baktığı müvekkili tarafından sadece mesleki faaliyeti nedeniyle katledildi. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Av. Servet Bakırtaş, bakmakta olduğu bir dosyanın karşı tarafından ofisinde katledilmişti. Bakırtaş’tan bir yıl önce İstanbul Barosuna kayıtlı meslektaşımız Av. Ersin Arslan, haciz işlemleri için bulunduğu görev yerinde göğsünden vurularak katledildi. Ersin Arslan’ın katlinden birkaç ay sonra Konya’da Av. Asilcan Tuzcu, boşanma davasını üstlendiği müvekkilinin eşi tarafından bıçaklandı. Zanlı, meslektaşımız Tuzcu’yu, peruk takıp evinin girişinde beklemişti. Av. Asilcan Tuzcu saldırı sonrası bir gözünü kaybetti.” dedi.
“TEMELİ MÜVEKKİLLER İLE ÖZDEŞLEŞTİRİLME”
Avukata yönelik şiddetin temelinde, avukatın mesleki faaliyetleri ve bu kapsamda, görevlerini yaparken müvekkilleriyle özdeşleştirilmeleri yahut savunma hakkının etkin kullanılması için mücadele ederken bu görevin ifasını önleme niyetinin yer aldığını belirten Karaduman, “Bizler, avukatlık mesleği kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin, niteliği gereği çekişme ve uyuşmazlık içerdiğini biliyoruz. Bu nedenle Avukata yönelik şiddet, toplumun genelinde gözlenen şiddet eğiliminden veya diğer profesyonel meslek mensuplarına yönelik şiddetten önemli farklılıklar içermektedir. Bu kapsamda özel olarak avukatlara yönelik şiddete ilişkin gerekli adımlar atılarak, önlem alınması elzemdir. Avukata saldırma pervasızlığını gösteren saldırganlar bu cüreti, mesleğin itibarsızlaştırılması çabasından ve cezasızlık politikalarından alıyorlar. İnfaz kanunlarında yapılan değişiklikler, cezasızlık politikalarını daha da derinleştiriyor. Avukata yönelik şiddetle ciddi bir politika benimsenerek mücadele edilmediği sürece, tekil vakalarda verilen ancak infaz düzenlemeleri nedeniyle göstermelik kalan cezalarla yol alınması mümkün değildir.” dedi.
“BİZLER DAVA DOSYALARININ TARAFI DEĞİL, VEKİLİYİZ”
Mesleklerini yaparken, görevlerini ifa ederken can verdiklerini; avukatların tehdit altında olduğu zaman, hak arama özgürlüğü de tehdit altında olduğunu haykıran avukatlar, “Acil talebimiz şudur: Yeni yasama döneminde, Anayasa’nın 98. ve TBMM İçtüzüğü’nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılmalı, konuyla ilgili TBMM araştırma komisyonu kurulmalıdır. Türkiye Barolar Birliğinin Adalet Bakanlığına sunduğu öneriler kapsamında, gerekli düzenlemeler acilen hayata geçirilmelidir. Devletin tüm kurumlarında ve yurttaşlarda, avukata yönelik şiddetin engellenmesiyle ilgili farkındalık yaratılmalıdır.” dedi.(Haber: Mehmet Efecan Hıdıroğlu)





