Türkiye’nin yağlık ayçiçeği üretiminde başı çeken Trakya, kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya. Son yılların en susuz dönemini geçiren Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli genelinde üretici ciddi verim kaybı riskiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Mayıs ayından bu yana etkili bir yağış almayan bölgedeki tarlalarda toprak çatlamış, bitkiler gelişimlerini tamamlayamadan kurumuş durumda. Bazı alanlarda ayçiçeği henüz çiçek bile açamadan solarken, erkenden ekilen ürünlerde dahi dönüm başına alınacak verim büyük oranda düşmüş durumda. Bazı çiftçiler hasatta 100 kiloya bile ulaşamıyor.
Yetersiz kalan yağışlarla birlikte ürünün gelişimi sekteye uğrarken, özellikle ayçiçeği başlarının küçük kalması, dane sayısının da düşük olmasına neden oldu. Toprak nemini tamamen kaybetti, güneşin kavurucu etkisiyle ürünler bir bir soldu.
Trakya genelinde ayçiçeği yetiştiricileri büyük bir kuraklık mücadelesi veriyor. Erken ekilenlerde kısmen olumlu bir tablo varken, geç ekim yapanlar neredeyse hiç ürün alamayacak durumda. Boylanma gerçekleşmeyen, çiçek bile açmayan bitkiler tarlalarda kurudu.
Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, sıcaklığın 40 derecenin üzerine çıktığını ve bu durumun da ürün kayıplarını artırdığını söyledi. “Bazı tarlalar biçilecek hale geldi ama alınacak ürün yok. Geç ekilenler daha çiçeklenemedi bile. Yağmur yağmazsa onlar da çöp olacak” sözleriyle tabloyu özetledi.
"Üretici toprağa küsüyor"
Üç senedir süregelen kuraklık sorunu nedeniyle çiftçilerin büyük kayıplar yaşadığını anlatan Öztürk, birçok üreticinin artık tarlasını boş bırakmayı düşündüğünü ifade etti. Ekim yapılan alanların her yıl biraz daha azaldığını vurgulayan Öztürk, “Bazı bölgelerde dönüm başı verim neredeyse sıfır. Bu şartlar böyle giderse üretici üretmekten vazgeçecek. Bu da Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirir” dedi.
Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğine işaret eden Öztürk, “Kuraklık yardımları sağlanmazsa seneye ayçiçeği tarlası bulamayabiliriz. Bu, sadece çiftçinin değil, ülkenin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturur” şeklinde konuştu.
“Susuzluk üretimi vurdu”
Edirne Karaağaç’tan üretici Agah Korkan da yaşanan kuraklıktan en çok zarar gören kesimin çiftçiler olduğunu belirtti. Kuyulardaki su seviyesinin dibe vurduğunu anlatan Korkan, “Ne yağmur var, ne sulama imkânı kaldı. Kuyularda yeterli su kalmadı, tarlalar susuzluktan yandı. Erken eken bir nebze kurtardı ama geç ekenin hali perişan” dedi.
Girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu, gübre, ilaç ve tohum için yapılan masrafın ürünle karşılanamayacağını belirten Korkan, “Ne kadar gelir elde edeceğimizi bilmiyoruz. Yeraltı suları azalıyor, sulama yapmak bile imkânsız hale geldi” ifadelerini kullandı.
Alternatif sulama tekniklerine geçilmesi gerektiğini söyleyen Korkan, “Yunanistan’da olduğu gibi modern yer altı sulama sistemlerine ihtiyaç var. Aksi halde önümüzdeki yıllarda üretim yapmak çok daha zorlaşacak” diyerek çözüm önerisini paylaştı.
Yağmur umudu ve destek beklentisi
Üretici artık bir yandan gökyüzüne bakıp yağmur bekliyor, diğer yandan da devletten kuraklıkla başa çıkmak için destek umuyor. Ayçiçeği tarlalarının yeniden hayat bulması, hem doğal şartlara hem de atılacak destek adımlarına bağlı.(Haber: Erkan KARAMAN)





