Edirne’de tarihi mirasın önemli yapılarından biri olan Muradiye Mevlevihanesi’nde Mevlevi kültürünün yeniden canlandırılması için çalışmalar sürerken, ney eğitimiyle bu geleneğin yeni nesillere aktarılması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bünyesindeki Edirne Devlet Türk Müziği ve Rumeli Müzikleri Topluluğu ney sanatçısı Serkan Kamacı, gençlere ney eğitimi vererek mevlevihane kültürünün yaşatılmasına katkı sağlıyor.
Osmanlı padişahı II. Murad tarafından 15. yüzyılda yaptırılan Muradiye Camii Külliyesi içerisinde yer alan mevlevihanenin yeniden ihyası için çalışmalar devam ederken, sanatçılar da kültürel mirası yaşatmak amacıyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Bu kapsamda Kamacı, üniversite öğrencilerine ney üflemeyi öğreterek tasavvuf musikisi geleneğinin devam etmesine destek veriyor. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, derslerinin ardından haftada iki gün Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen atölyelerde ney eğitimi alıyor.
Serkan Kamacı, ney öğrenmenin sabır ve gönül işi olduğunu belirterek bu kültürü yaşatmak için öğrencilerle birlikte çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Ney sazına ilgi duyan herkese kapılarının açık olduğunu dile getiren Kamacı, bu mirasın genç kuşaklara aktarılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi ve “neyzenlerin kutbu” olarak anılan Niyazi Sayın’ın ney sanatındaki mirasının da gençler için önemli bir örnek olduğunu belirten Kamacı, Edirne’de tasavvuf musikisinin gelişmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.
Öte yandan Muradiye Mevlevihanesi’nin yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmaların tamamlanmasının ardından burada daha geniş kapsamlı kültür ve sanat faaliyetlerinin yapılması planlanıyor. Kamacı, Mevlevi geleneğinin yaşatılması için neyzenlerin yanı sıra kudümzen, kanun ve ud sanatçılarının da yetiştirileceğini ifade etti.
Ney eğitimi alan öğrenciler de derslerin kendileri için hem sanatsal hem de kültürel açıdan önemli bir deneyim olduğunu belirtiyor. Öğrenciler, tasavvuf musikisine duydukları ilgiyi geliştirdiklerini ve öğrendikleri bu geleneği gelecekte de yaşatmak istediklerini dile getiriyor.(Haber.Gülşah AK)





