2013 yılında restorasyonu yapılan eski Fevzipaşa İlkokulu’nun 2019-2020 eğitim öğretim yılında binanın eğitim olanaklarının kısıtlı olması sebebiyle modern bir binaya taşınmasının ardından atıl bir durumda bırakıldığını söyleyen Şallı, şimdilerde eski Rum binasının kaderine terk edildiğini belirtti.
Şallı, “Tarihi eserler, bizlerden yıllar önce yaşamış toplulukların bizlere bırakmış olduğu kültür mirasıdır. Bu kültür mirasları içinde vakıf eserlerimiz olduğu kadar ülkemizde yaşayan farklı dini ve etnik toplulukların yapıları da mevcuttur. Kültür mirası örneklerinden biri de ilimiz Kıyık semtinin Barutluk mahallesi sınırları içinde yer alan tarihi Fevzipaşa İlkokuludur. 1906 yılında zengin bir RUM olan Hacı Yorgi’nin dernek kurması sonucunda kendi aralarında toplamış oldukları para ile binanın inşa edilmesini sağlarlar. Kurtuluş Savaşından sonra Rumların ve diğer dini toplulukların büyük bir çoğunluğu Edirne’yi terk etmesi sonucunda Muradiye mektebi 1923 yılında bu binaya taşınır. Adını kurtuluş savaşı komutanı Fevzi Çakmak’ tan alan okul 2013 yılında iki yıl süren restorasyonu için 1 milyar 380 milyon TL’ ye yakın para harcandı. Dönemin en iyi sivil mimari özelliklerini taşıyan tarihi Rum yapımı bina, dışı ve içindeki ahşap merdivenlerinin estetik güzelliği ile küçük bir sarayı andırır. 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında tarihi binanın eğitim olanaklarında yetersiz kalmasından dolayı eski binaya yakın bir alanda inşa edilen yeni Fevzipaşa İlkokulu yeni modern binasına taşınması ile eski bina bir yıldan fazla kaderine terk edilmiş durumdadır. Yurdumuzda bu tür yapıların zaman zaman çürümeye terk edildiğine şahit oluyoruz. Dönemin en güzel sivil mimari özelliklerini taşıyan eski Fevzipaşa İlkokulunun atıl durumdan kurtulup, farklı alanlarda kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz. Atıl durumda kalması bu okulu korunmasız bıraktığı kadar, oluşabilecek çevresel faktörlerden etkilenmemesi mümkün değildir. Tarihsel yapılar, insanların hizmetine sunulan değerli kültür mirasıdır. Bu tür yapıları korumak insanlığın bir görevidir. Edirne valimiz Sayın Ekrem Canalp’ın tarihi binalara verdiği değeri, korunması için çabalarını takdirde karşılamaktayız. Ancak eski Rum binasının bir yıldan fazla kaderine terk edilmesi üzüntü vericidir. Buradan sayın valimiz Ekrem Canalp’a açık duyuru olsun. Binanın Roman kültür merkezi olarak kullanılmasına yönelik düşüncelerimizi paylaşmak isteriz. Tarihi bina zaman zaman dışarıdan gelen Bulgar ve Yunanlıların ziyaret ettiği ve binanın iç kısımlarını görmek istedikleri binadır. Kültürel mirasa sahip çıkmanın yanında, turizme de olumlu katkı sunacağına inanıyoruz” dedi. (Haber Merkezi)
Şallı, “Tarihi eserler, bizlerden yıllar önce yaşamış toplulukların bizlere bırakmış olduğu kültür mirasıdır. Bu kültür mirasları içinde vakıf eserlerimiz olduğu kadar ülkemizde yaşayan farklı dini ve etnik toplulukların yapıları da mevcuttur. Kültür mirası örneklerinden biri de ilimiz Kıyık semtinin Barutluk mahallesi sınırları içinde yer alan tarihi Fevzipaşa İlkokuludur. 1906 yılında zengin bir RUM olan Hacı Yorgi’nin dernek kurması sonucunda kendi aralarında toplamış oldukları para ile binanın inşa edilmesini sağlarlar. Kurtuluş Savaşından sonra Rumların ve diğer dini toplulukların büyük bir çoğunluğu Edirne’yi terk etmesi sonucunda Muradiye mektebi 1923 yılında bu binaya taşınır. Adını kurtuluş savaşı komutanı Fevzi Çakmak’ tan alan okul 2013 yılında iki yıl süren restorasyonu için 1 milyar 380 milyon TL’ ye yakın para harcandı. Dönemin en iyi sivil mimari özelliklerini taşıyan tarihi Rum yapımı bina, dışı ve içindeki ahşap merdivenlerinin estetik güzelliği ile küçük bir sarayı andırır. 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında tarihi binanın eğitim olanaklarında yetersiz kalmasından dolayı eski binaya yakın bir alanda inşa edilen yeni Fevzipaşa İlkokulu yeni modern binasına taşınması ile eski bina bir yıldan fazla kaderine terk edilmiş durumdadır. Yurdumuzda bu tür yapıların zaman zaman çürümeye terk edildiğine şahit oluyoruz. Dönemin en güzel sivil mimari özelliklerini taşıyan eski Fevzipaşa İlkokulunun atıl durumdan kurtulup, farklı alanlarda kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz. Atıl durumda kalması bu okulu korunmasız bıraktığı kadar, oluşabilecek çevresel faktörlerden etkilenmemesi mümkün değildir. Tarihsel yapılar, insanların hizmetine sunulan değerli kültür mirasıdır. Bu tür yapıları korumak insanlığın bir görevidir. Edirne valimiz Sayın Ekrem Canalp’ın tarihi binalara verdiği değeri, korunması için çabalarını takdirde karşılamaktayız. Ancak eski Rum binasının bir yıldan fazla kaderine terk edilmesi üzüntü vericidir. Buradan sayın valimiz Ekrem Canalp’a açık duyuru olsun. Binanın Roman kültür merkezi olarak kullanılmasına yönelik düşüncelerimizi paylaşmak isteriz. Tarihi bina zaman zaman dışarıdan gelen Bulgar ve Yunanlıların ziyaret ettiği ve binanın iç kısımlarını görmek istedikleri binadır. Kültürel mirasa sahip çıkmanın yanında, turizme de olumlu katkı sunacağına inanıyoruz” dedi. (Haber Merkezi)





