Özge Baykal
Edirne’de bir süre önce yerel basında çalışan daha sonra kendini geliştirmek adına İstanbul’a giden Zengin, bir süredir sokak fotoğrafçılığı çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor. Gezdiği birçok şehirden çektiği fotoğrafları sunum haline getirerek memleketi Edirne’de sanatseverlerle bir program gerçekleştiren Zengin, sunum ile ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Fotoğraf çalışmalarımı İstanbul’da sürdürüyorum. Yaklaşık 6,5 yıldır sokak fotoğrafı çekiyorum. Son 4 yıldır yurt içi ve yurt dışında çektiğim fotoğraflardan bir sunum ve söyleşi yapalım dedik. Sunumumuzda 200 tane sokak fotoğrafı var. 45 tane de bu güne kadar çektiğim ünlü kişilerin portreleri var. Sunumumuzda İstanbul, Edirne, Bosna Hersek, Karadağ, Makedonya ve Bursa ağırlıklı sokak fotoğrafları yer alıyor. Aslında yaşadığımız dönemi belgelemeye çalıştım. Çünkü zaman ve dünya değişiyor. Eğer çektiğim fotoğrafları koruyabilirsem ileride tarihe bir not düşmek üzere sokak fotoğrafı çekiyorum. Beni en çok duygulandıran fotoğraflar genellikle sokakta yaşayan evsiz insanların fotoğrafları oluyor. Asla kurgu fotoğraf çekmiyorum. Bütün çektiğim fotoğraflar doğal, bir fotoğrafı çekmeden önce oturup o insanla sohbet ediyorum. Çünkü ben Ara Güler’in öğrencisiyim. Ara Güler hep ’Ben bir çobanın fotoğrafını çekeceksem, önce o çobanla oturup onunla çay içmeliyim, yemek yemeliyim ve onun çadırında kalmalıyım’ derdi. Bende insanlarla konuşuyorum, hayat hikâyesini dinliyorum ondan sonra ortaya fotoğraf çıkıyor.”
Edirne’de bir süre önce yerel basında çalışan daha sonra kendini geliştirmek adına İstanbul’a giden Zengin, bir süredir sokak fotoğrafçılığı çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor. Gezdiği birçok şehirden çektiği fotoğrafları sunum haline getirerek memleketi Edirne’de sanatseverlerle bir program gerçekleştiren Zengin, sunum ile ilgili şu bilgilere yer verdi:
“Fotoğraf çalışmalarımı İstanbul’da sürdürüyorum. Yaklaşık 6,5 yıldır sokak fotoğrafı çekiyorum. Son 4 yıldır yurt içi ve yurt dışında çektiğim fotoğraflardan bir sunum ve söyleşi yapalım dedik. Sunumumuzda 200 tane sokak fotoğrafı var. 45 tane de bu güne kadar çektiğim ünlü kişilerin portreleri var. Sunumumuzda İstanbul, Edirne, Bosna Hersek, Karadağ, Makedonya ve Bursa ağırlıklı sokak fotoğrafları yer alıyor. Aslında yaşadığımız dönemi belgelemeye çalıştım. Çünkü zaman ve dünya değişiyor. Eğer çektiğim fotoğrafları koruyabilirsem ileride tarihe bir not düşmek üzere sokak fotoğrafı çekiyorum. Beni en çok duygulandıran fotoğraflar genellikle sokakta yaşayan evsiz insanların fotoğrafları oluyor. Asla kurgu fotoğraf çekmiyorum. Bütün çektiğim fotoğraflar doğal, bir fotoğrafı çekmeden önce oturup o insanla sohbet ediyorum. Çünkü ben Ara Güler’in öğrencisiyim. Ara Güler hep ’Ben bir çobanın fotoğrafını çekeceksem, önce o çobanla oturup onunla çay içmeliyim, yemek yemeliyim ve onun çadırında kalmalıyım’ derdi. Bende insanlarla konuşuyorum, hayat hikâyesini dinliyorum ondan sonra ortaya fotoğraf çıkıyor.”





