Edirne’de Tapu ve Kadastro’da yeni bir soluk olacak 3 boyutlu şehir modelleri hakkında eğitim verildi. Eğitim sonrası açıklamada bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanı Cevdet Ekmel Hatipoğlu, “Projeden tabii birçok amaçlarımız var. Bu amaçların en önemlilerinden bir tanesi de taşınmazların kullanım şekli ve miktarı net bir şekilde belirlendiği zaman taşınmazın değeri vergilendirmesi tam olarak belirlenecek”dedi.
Edirne’de Tapu ve Kadastro 14’üncü Bölge Müdürlüğü’nde “3B Şehir Modelleri üretimi ve 3B Kadastro Altlıklarının Oluşturulması Projesi” kapsamında kurumsal gelişimin sürdürülebilir olması, kalite yönetiminin sağlanması ve insan kaynağının geliştirilmesine yönelik eğitim programı gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen eğitim faaliyetinde paydaş kurumlara konu hakkında bilgi verilirken projenin amaçları anlatıldı. Eğitim sonrası açıklamada bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri Dairesi Başkanı Cevdet Ekmel Hatipoğlu, şehir üretiminde mimari projelerin süreçlerinin, programlarının nasıl yürütüleceği, programlarla ilgili paydaş kurumların birlikte çalışabilirlik ilkelerinin neler olduğu, Tapu ve Kadastro birimlerindeki çalışanların konuyla ilgili eğitim ve bilgilendirmelerini amaçladıklarını söyledi.
2 boyuttan 3’üncü boyuta
Gerçekleştirilen proje ile birlikte hizmetlerin üç boyutlu olacağına dikkat çeken Hatipoğlu, “Kurumumuz tarafından geliştirilen üç boyutlu şehir modellerinin üretim ve üç boyutlu kadastro altlıklarının oluşturması projesi kapsamında Türkiye genelinde 81 ilimizi faaliyete geçiriyoruz. 2019’da Amasya'da başlayan projemiz şimdi yaygınlaştırma aşamasında, ete kemiğe bürünmüş durumda. Bu anlamda Burada dünyada teknolojik gelişmeler ışığında dinamik bir yapı oluşturmak anlamında şimdiye kadar Medeni Kanun'da da yer alan mülkiyetin arzı dediğimiz altında veya üstündeki sistemle ilgili artık iki boyuttan üç boyuta geçiyoruz. Kadastro Hizmetlerimiz şimdiye kadar iki boyutlu olarak sunulmaktayken bu projenin bitiminde artık üç boyutlu olarak sunuluyor.” İfadelerinde bulundu.
“DOĞAL AFET RİSKİNİN AZALTILMASI VE STRATEJİK PLANLARDA ÖNEMLİ”
Türkiye’nin yakın zamanda geçirdiği deprem afeti sonrası yaşananlardan örnekler vererek açıklamasına devam Eden Hatipoğlu, “Üç boyutlu şehir modelleri dediğimiz veya üç boyutlu üretim dediğimiz bu projenin aslında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü projesi olmakla birlikte sadece bize değil bütün paydaşlarımıza, ulusumuza hizmet edecek bir proje. Projeden tabii birçok amaçlarımız var. Bu amaçların en önemlilerinden bir tanesi de taşınmazların kullanım şekli ve miktarı net bir şekilde belirlendiği zaman taşınmazın değeri vergilendirmesi tam olarak belirlenecek. Bununla alakalı da hatalı uygulamalar veya satışlardaki usulsüzlük, vergi adaletsizliğinin önüne geçmiş olacağız. Arazinin sağdaki durumu ile tescilli durumu arasındaki farklar ortaya çıkıyor olacak. Taşınmazlık konum bilgilerinin daha şeffaf, güvenilir bir şekilde sunulması sayesinde taşınmazların mülkiyetinin daha güvenli edinim ve arazi konusundaki anlaşmazlıkların da çözümü noktasında fayda sağlayacağını düşünüyorum.
En önemlisi bir afet yaşadık. Bu afette projelerin mülkiyetin ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Doğal afetlere ilişkin olmak üzere tehlike tehlike haritaları, afet riskinin azaltılması, stratejik planlarda da önemli. Tekrar şunu vurgulamam gerekirse proje anlamında depremde yaşadığımız olayda yatak odası neresi? Oturma odası neresi? Kişiler tarif ediyorlar orada. Diyorlar ki işte kişi ben yatak odasındadır. Bunların hepsini mimari projeyle ilintili olarak o anda ulaşılabilecek veri olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. En önemlisi paydaşlarımızda, kamu kurum kuruluşlarında ve belediyelerimizde kent bilgi sistemlerinin kurulmasında, kent planlamasında, çevre koruma, kriz ve afet yönetiminde de çok büyük etkileri olacağına inanıyoruz. Aynı şekilde buraya baktığımızda bir model üretiliyor. Bu yeni bir sektör demek. Bu sektörde yeni bir yatırım unsuru. Biz bunu kurum olarak aldık. Yapıyoruz. Ama bunun en önemlisi diğer ülkelere de bunu kazandırmak. Böyle bir modelin Türkiye'de üretilerek varlığının teknolojik olarak verilmesini, paylaşılmasını da sağlamak en önemli unsurlardan bir tanesi.” dedi.
“BU KADAR BÜYÜK BİR MODELİN ÖRNEĞİ BULUNMAMAKTA”
Projenin benzerlerinin yurtdışında olduğunu ancak bu kadar büyük bir planın ve gerçek koordinatlar ile bir örneğinin bulunmadığını belirten Hatipoğlu, “Dünyada benzerleri var ama bu kadar büyük bir model, gerçek koordinat ve gerçek geometrik ölçüleriyle olan bir örneği bulunmamakta. Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte depreme dayanıksız yapıların tespiti konusunda da bir çalışma yürütüyoruz. Tabii burada biz sadece görevsel olarak, kurumsal olarak bina modelini ortaya koymalıyız. Ama burada yapı denetim veya benzeri konularla ilgili az önce söylediğim gibi bakanlıkla ortak bir çalışma yapılabilir. Yani siz bir şey ürettikten sonra bunun üzerine diğer ögeleri koymanız kolay. Biz burada iki boyuttan üç boyuta modelleri üretip üzerine koyuyoruz. Onlarda da diğer kurumlarımızın da bu anlamdaki verilerimizin üzerine koyulmasını sağlayacağız.” Sözlerini söyledi.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





