Yapılan suikastların asıl hedefinin Türkiye olduğunu belirten Özcan, suikastların arasındaki gizli güçlerin gün yüzüne çıkarılamadığını dile getirdi.
ADD Kurucu Genel Başkanı Prf. Dr. Muammer Aksoy'un öldürülmesinin 32 yılında ADD Edirne Şubesinde andı.CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, ADD üyeleri ve sevenleri anam etkinliğine katıldı.
ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet modeliyle mazlum milletlere örnek olduğunu ifade etti. Cumhuriyet dönemi ile birlikte ulus egemenliğine ve parlamenter sisteme geçildiğini belirten Özcan, ulus ve üniter devlet sistemi Atatürk’ün vefatından sonra yapılan saldırılar ile yok edilmeye çalışıldığın vurguladı.
Atatürkçü aydınların devletin gözü önünde öldürüldüğünü ifade eden Özcan, “Atatürk Cumhuriyetini yıkmak için öncelikle, Atatürkçü aydınların ortadan kaldırılması gerekliydi. 1990'lar Atatürkçü aydınların, devleti yönetenlerin gözleri önünde katledildiği yıllardır. Tam 32 yıl önce, Ankara'nın soğuk bir kış gününde emperyalizmin maşaları tarafından, arkasından kalleşçe sıkılan üç kurşunla aramızdan Muammer Aksoy’ koparıldı.” Dedi.
Aksoy’un 1960’lı yıllarda çokuluslu petrol şirketlerinin ülkenin petrolünü yağmalanmasına karşı olduğunu belirten Özcan 1989 yılında ADD’yi kurduğunu ifade etti.
Aksoy’un hep mücadele ettiğini belirten Özcan, “En önemlisi, tüm mücadele hayatı boyunca hep ‘örgütlü mücadele’ içinde kaldı.O, ülkenin bağımsızlığını, ulusal kalkınma olanaklarını aşındıran, ulusal birliğini çürüten ekonomik, kültürel, siyasal girişimlere karşı adeta erken uyarı sistemi gibi hiç durmadan çalıştı, mücadele etti.Bu mücadele kararlılığını Menderes'in gözaltıları da 12 Mart muhtırasının cezaevleri de, evine gelen tehdit mektupları da değiştiremedi.” Şeklinde konuştu.
“SUİKASTLARIN ARKASINDAKİ GÜÇLER ÇIKARILAMAMASIDIR”
Suikastların yapanların ortaya çıkarılamadığını dile getiren Özcan, “31 Ocak 1990'da Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy' un katledilişiyle başlayan süreç; Turan Dursun, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile sürdü. Çetin Emeç, Onat Kutlar, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı, Ali Gaffar Okkan suikastları de ayni karanlık odakların hain planlarıdır. Bu yönüyle bakıldığında suikastların asıl hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti olduğu açıktır. Esas milli beka sorunu bu suikastların arkasındaki güçlerin, bir türlü gün yüzüne çıkarılamamasıdır.” İfadelerine yer verdi.
1989 yılında ADD’Yi kurduğunu ifade eden Özcan, “Prof. Dr. Muammer Aksoy, ülkemizin Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden kopması, Laik Demokratik Hukuk Devleti olmaktan uzaklaşarak karanlık bir geleceğe sürüklenmesi tehlikesinin farkına varan 49 Cumhuriyet Aydınıyla birlikte, 19 Mayıs 1989 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneğini kurdu. Derneğimizin kuruluşu emperyalist güçlerle işbirlikçileri karanlık odakları çok rahatsız etti. 8,5 ay geçmeden Muammer Aksoy'u katlettiler. Cinayetin üzerinden 32 yıl geçmesine karşın tetikçiler ve arkasındaki güçler bulunamadı.” Sözlerine yer verdi.
Faillerin bulunmasın söz verildiğini kimi ellerce atılan adımlarınengellendiğini belirtti. Karanlık güçlerin bezer cinayetler işlediğini vurgulayan Özcan, “Muammer Aksoy cinayeti ile başlayan tertipler dizisi, üzerine kararlılıkla gidilmediği için, yeni suikastlarla yol almayı sürdürdü. Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter ile süren bu vahşet, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu suikastı ile yeni bir boyut kazandı. Devletin bütün kademeleri bu cinayetlerin faillerini ve azmettiricilerini bulmaya söz vermesine rağmen, atılan her adım kimi ellerce engellendi. Adeta herkes bu cinayetlerin çözülmemesi için elinden geleni yaptı. Eşref Bitlis, ADD Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, aynı karanlık güçlerce benzer şekilde katledildiler.” Dedi.
Muammer Aksoy'ların, Mumcu'ların, Kışlali'ların, Üçok'ların, Dursun'ların, Hablemitoğlu'ların yaşadığı bir ülkede, siyasi partilerin, kurumların, aydınların oy avcılığı uğruna Kemalizm'den hızla uzaklaşıp neoliberal projelere eklemlenmeleri bu kadar kolay mümkün olmayacağını ifade etti.
“ADD SONSUZA KADAR YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”
ADD’nin sonsuza kadar yaşayacağını belirten Özcan, “Aksoy bugün aramızda olmasa da mücadelesiyle, yazıları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle, kurup emanet ettiği ADD ile sonsuza kadar yaşamaya devam edecek. Emanet ettiği bayrağı daha yükseklere taşıma kararlılığında olarak Kurucu Genel Başkanımızı saygıyla, özlemle anıyoruz. (Haber Fotoğraf: Alp Togan BOLU)
ADD Kurucu Genel Başkanı Prf. Dr. Muammer Aksoy'un öldürülmesinin 32 yılında ADD Edirne Şubesinde andı.CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, CHP Edirne İl Başkanı Fevzi Pekcanlı, ADD üyeleri ve sevenleri anam etkinliğine katıldı.
ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Celil Özcan, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter devlet modeliyle mazlum milletlere örnek olduğunu ifade etti. Cumhuriyet dönemi ile birlikte ulus egemenliğine ve parlamenter sisteme geçildiğini belirten Özcan, ulus ve üniter devlet sistemi Atatürk’ün vefatından sonra yapılan saldırılar ile yok edilmeye çalışıldığın vurguladı.
Atatürkçü aydınların devletin gözü önünde öldürüldüğünü ifade eden Özcan, “Atatürk Cumhuriyetini yıkmak için öncelikle, Atatürkçü aydınların ortadan kaldırılması gerekliydi. 1990'lar Atatürkçü aydınların, devleti yönetenlerin gözleri önünde katledildiği yıllardır. Tam 32 yıl önce, Ankara'nın soğuk bir kış gününde emperyalizmin maşaları tarafından, arkasından kalleşçe sıkılan üç kurşunla aramızdan Muammer Aksoy’ koparıldı.” Dedi.
Aksoy’un 1960’lı yıllarda çokuluslu petrol şirketlerinin ülkenin petrolünü yağmalanmasına karşı olduğunu belirten Özcan 1989 yılında ADD’yi kurduğunu ifade etti.
Aksoy’un hep mücadele ettiğini belirten Özcan, “En önemlisi, tüm mücadele hayatı boyunca hep ‘örgütlü mücadele’ içinde kaldı.O, ülkenin bağımsızlığını, ulusal kalkınma olanaklarını aşındıran, ulusal birliğini çürüten ekonomik, kültürel, siyasal girişimlere karşı adeta erken uyarı sistemi gibi hiç durmadan çalıştı, mücadele etti.Bu mücadele kararlılığını Menderes'in gözaltıları da 12 Mart muhtırasının cezaevleri de, evine gelen tehdit mektupları da değiştiremedi.” Şeklinde konuştu.
“SUİKASTLARIN ARKASINDAKİ GÜÇLER ÇIKARILAMAMASIDIR”
Suikastların yapanların ortaya çıkarılamadığını dile getiren Özcan, “31 Ocak 1990'da Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy' un katledilişiyle başlayan süreç; Turan Dursun, Bahriye Üçok ve Uğur Mumcu cinayetleri ile sürdü. Çetin Emeç, Onat Kutlar, Eşref Bitlis, Ahmet Taner Kışlalı, Ali Gaffar Okkan suikastları de ayni karanlık odakların hain planlarıdır. Bu yönüyle bakıldığında suikastların asıl hedefinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti olduğu açıktır. Esas milli beka sorunu bu suikastların arkasındaki güçlerin, bir türlü gün yüzüne çıkarılamamasıdır.” İfadelerine yer verdi.
1989 yılında ADD’Yi kurduğunu ifade eden Özcan, “Prof. Dr. Muammer Aksoy, ülkemizin Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden kopması, Laik Demokratik Hukuk Devleti olmaktan uzaklaşarak karanlık bir geleceğe sürüklenmesi tehlikesinin farkına varan 49 Cumhuriyet Aydınıyla birlikte, 19 Mayıs 1989 tarihinde Atatürkçü Düşünce Derneğini kurdu. Derneğimizin kuruluşu emperyalist güçlerle işbirlikçileri karanlık odakları çok rahatsız etti. 8,5 ay geçmeden Muammer Aksoy'u katlettiler. Cinayetin üzerinden 32 yıl geçmesine karşın tetikçiler ve arkasındaki güçler bulunamadı.” Sözlerine yer verdi.
Faillerin bulunmasın söz verildiğini kimi ellerce atılan adımlarınengellendiğini belirtti. Karanlık güçlerin bezer cinayetler işlediğini vurgulayan Özcan, “Muammer Aksoy cinayeti ile başlayan tertipler dizisi, üzerine kararlılıkla gidilmediği için, yeni suikastlarla yol almayı sürdürdü. Kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter ile süren bu vahşet, 24 Ocak 1993 Uğur Mumcu suikastı ile yeni bir boyut kazandı. Devletin bütün kademeleri bu cinayetlerin faillerini ve azmettiricilerini bulmaya söz vermesine rağmen, atılan her adım kimi ellerce engellendi. Adeta herkes bu cinayetlerin çözülmemesi için elinden geleni yaptı. Eşref Bitlis, ADD Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan, aynı karanlık güçlerce benzer şekilde katledildiler.” Dedi.
Muammer Aksoy'ların, Mumcu'ların, Kışlali'ların, Üçok'ların, Dursun'ların, Hablemitoğlu'ların yaşadığı bir ülkede, siyasi partilerin, kurumların, aydınların oy avcılığı uğruna Kemalizm'den hızla uzaklaşıp neoliberal projelere eklemlenmeleri bu kadar kolay mümkün olmayacağını ifade etti.
“ADD SONSUZA KADAR YAŞAMAYA DEVAM EDECEK”
ADD’nin sonsuza kadar yaşayacağını belirten Özcan, “Aksoy bugün aramızda olmasa da mücadelesiyle, yazıları, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileriyle, kurup emanet ettiği ADD ile sonsuza kadar yaşamaya devam edecek. Emanet ettiği bayrağı daha yükseklere taşıma kararlılığında olarak Kurucu Genel Başkanımızı saygıyla, özlemle anıyoruz. (Haber Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





