Haber: Hatice ÖZSOY
3 gün boyunca meraklılarını bekleyecek olan serginin açılışına Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Ulus Pazarı Esnaf kooperatifi Başkanı Bülent Reisoğlu ve soykırımı unutturmak istemeyen vatandaşlar katıldı.
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, 1944 yılında Polonya’da auswitz - Birkenau kampında 4 binden fazla Romanın tek seferde gaz odalarında öldürülmesi ve krematoryumlarda yakılarak yok edilmesinin insanlık tarihinin en acı olaylarından biri olduğunu belirtti.
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, geçmişi unutmayarak bugünden ders çıkarılması gerektiğini belirterek ırkçılığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu dile getirdi.
Tanrıkulu, “Dünya insanlık tarihinin yüz karalarından bir dönem. Biz soykırımın bir insanlık suçu olduğunu ve her zaman hatırlanması gerektiğini söylüyoruz. Bazen neden bunlar hatırlansın, neden kötü anılar canlansın ama ders almadığımız zaman 1944’te ki, Avrupa’nın göbeğinde olan Bosna’da ki soykırımı hatırlıyoruz, demek ki unutturmamak lazım. Soykırım bir insanlık suçudur. Irkçılıkta bir hastalıktır. Bu ırkçılığın tedavi edilmesi gerekir. Toplumsal, demokratik yapısıyla ve içsel bir şekilde çocuklarımızdan başlayarak ebeveynlerle birlikte, insanlar unuttuğu zaman ne yazık ki aynı hataları yapıyorlar. Unutmamamız gerekiyor. Unutursak geçmişte yaşanan o acı olayları sanki yok sayarak yeniden yaşıyoruz. Biz geçmişle yaşanmaz diyeceğiz evet ama geçmişteki bütün hatalarımızdan da ders almazsak daha güzel bir dünya kuramayız. Bütün soykırımlar İnsanlık suçudur. Bütün ötekileştirmeler, bütün ırk, dil, din, sosyal sınıf, mezhepsel sınıftan ötürü ayrıştırılmak kesinlikle büyük suçtur. Bu suça ortak olmayacağız. Irkçılığı da tedavi edeceğiz” dedi.
Şallı, romanların Türkiye hariç bulunduğu tüm ülkelerde kendilerine has yaşam tarzları nedeniyle sosyal açıdan dışlandığını belirterek, “Dünyamızın en masum halklarından olan Romanlar kendine özgü yaşam tarzı, yoksulluk, ayrımcılığın getirdiği sosyal dışlanmanın ağır etkilerinden kurtulamadığı gibi, Türkiye hariç, bulundukları her ülkede büyük bedeller ödemiş, büyük zulümler görmüşlerdir. Dünyanın en neşeli toplumu olarak görünseler de gerçeğinde sosyal sorunlar, ayrımcılık, eşitsizlik girdabından kurtulamamaktadır. Günümüz Avrupa’sında bugün halen toplumun en korumasız topluluğu olan Romanlar, bazı ülkelerde kendilerine yönelik koruma amaçlı yasal azınlık hakları verilmesine rağmen, zaman-zaman faşist saldırılara maruz kalmakta, derin ayrımcılığı yaşamaktadırlar. Romanlara yönelik ırkçı politikalar yürütmeye çalışan İtalya içişleri bakanı Matteo Salvini kendi ülkesinin vatandaşları olan Romanlara yönelik tutum ve davranışları Avrupa değerleri ile örtüşmemektir” dedi.
“SOYKIRIM İNSANLARDA DERİN ACILAR BIRAKIR”
Tarihin karanlık sayfalarında kalan Roman/Çingene soykırımını (PORAJMOS) gündeme getirmek amacıyla sergiyi açtıklarını belirten Şallı, soykırımın insanlarda derin acılar bırakarak insanlığın yüz karası olmaya devam edeceğini belirtti.
Şallı, “Soykırımlar insanlarda derin acılar bıraktığı gibi, İnsanlığın yüzkarası olmaya, vicdanlarda lanetle anılmaya devam edecektir. İnsan sevgisinin bittiği, vicdanların eridiği bir Dünya olmasın. Bugün bu vesile ile Nazi döneminde soykırıma uğrayan Romanları, diğer kurbanları, 11 Temmuz 1995 yılında Avrupa’nın göbeğinde etnik kimliğinden, dilinden, dininden dolayı soykırıma uğrayan Boşnak kardeşlerimizi de rahmetle anıyoruz” diye konuştu.
3 gün boyunca meraklılarını bekleyecek olan serginin açılışına Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, Ulus Pazarı Esnaf kooperatifi Başkanı Bülent Reisoğlu ve soykırımı unutturmak istemeyen vatandaşlar katıldı.
Edirne Roman Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Turan Şallı, 1944 yılında Polonya’da auswitz - Birkenau kampında 4 binden fazla Romanın tek seferde gaz odalarında öldürülmesi ve krematoryumlarda yakılarak yok edilmesinin insanlık tarihinin en acı olaylarından biri olduğunu belirtti.
Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Ertuğrul Tanrıkulu, geçmişi unutmayarak bugünden ders çıkarılması gerektiğini belirterek ırkçılığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu dile getirdi.
Tanrıkulu, “Dünya insanlık tarihinin yüz karalarından bir dönem. Biz soykırımın bir insanlık suçu olduğunu ve her zaman hatırlanması gerektiğini söylüyoruz. Bazen neden bunlar hatırlansın, neden kötü anılar canlansın ama ders almadığımız zaman 1944’te ki, Avrupa’nın göbeğinde olan Bosna’da ki soykırımı hatırlıyoruz, demek ki unutturmamak lazım. Soykırım bir insanlık suçudur. Irkçılıkta bir hastalıktır. Bu ırkçılığın tedavi edilmesi gerekir. Toplumsal, demokratik yapısıyla ve içsel bir şekilde çocuklarımızdan başlayarak ebeveynlerle birlikte, insanlar unuttuğu zaman ne yazık ki aynı hataları yapıyorlar. Unutmamamız gerekiyor. Unutursak geçmişte yaşanan o acı olayları sanki yok sayarak yeniden yaşıyoruz. Biz geçmişle yaşanmaz diyeceğiz evet ama geçmişteki bütün hatalarımızdan da ders almazsak daha güzel bir dünya kuramayız. Bütün soykırımlar İnsanlık suçudur. Bütün ötekileştirmeler, bütün ırk, dil, din, sosyal sınıf, mezhepsel sınıftan ötürü ayrıştırılmak kesinlikle büyük suçtur. Bu suça ortak olmayacağız. Irkçılığı da tedavi edeceğiz” dedi.
Şallı, romanların Türkiye hariç bulunduğu tüm ülkelerde kendilerine has yaşam tarzları nedeniyle sosyal açıdan dışlandığını belirterek, “Dünyamızın en masum halklarından olan Romanlar kendine özgü yaşam tarzı, yoksulluk, ayrımcılığın getirdiği sosyal dışlanmanın ağır etkilerinden kurtulamadığı gibi, Türkiye hariç, bulundukları her ülkede büyük bedeller ödemiş, büyük zulümler görmüşlerdir. Dünyanın en neşeli toplumu olarak görünseler de gerçeğinde sosyal sorunlar, ayrımcılık, eşitsizlik girdabından kurtulamamaktadır. Günümüz Avrupa’sında bugün halen toplumun en korumasız topluluğu olan Romanlar, bazı ülkelerde kendilerine yönelik koruma amaçlı yasal azınlık hakları verilmesine rağmen, zaman-zaman faşist saldırılara maruz kalmakta, derin ayrımcılığı yaşamaktadırlar. Romanlara yönelik ırkçı politikalar yürütmeye çalışan İtalya içişleri bakanı Matteo Salvini kendi ülkesinin vatandaşları olan Romanlara yönelik tutum ve davranışları Avrupa değerleri ile örtüşmemektir” dedi.
“SOYKIRIM İNSANLARDA DERİN ACILAR BIRAKIR”
Tarihin karanlık sayfalarında kalan Roman/Çingene soykırımını (PORAJMOS) gündeme getirmek amacıyla sergiyi açtıklarını belirten Şallı, soykırımın insanlarda derin acılar bırakarak insanlığın yüz karası olmaya devam edeceğini belirtti.
Şallı, “Soykırımlar insanlarda derin acılar bıraktığı gibi, İnsanlığın yüzkarası olmaya, vicdanlarda lanetle anılmaya devam edecektir. İnsan sevgisinin bittiği, vicdanların eridiği bir Dünya olmasın. Bugün bu vesile ile Nazi döneminde soykırıma uğrayan Romanları, diğer kurbanları, 11 Temmuz 1995 yılında Avrupa’nın göbeğinde etnik kimliğinden, dilinden, dininden dolayı soykırıma uğrayan Boşnak kardeşlerimizi de rahmetle anıyoruz” diye konuştu.





