Teknolojinin günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte cep telefonu ve sosyal medya kullanımı da her geçen gün artıyor. Uzmanlar ise kontrolsüz kullanımın özellikle beyin sağlığı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, cep telefonu ve sosyal medya kullanımının yalnızca bir alışkanlık olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, sürekli ekran başında vakit geçirmenin beynin ödül sistemini etkilediğini söyledi. Sosyal medya uygulamaları, kısa videolar ve mobil oyunların beyinde dopamin salgısını artırdığını ifade eden Uzunca, bu durumun zamanla bağımlılığa benzer bir sürece dönüşebildiğini dile getirdi.
İnsanların çoğu zaman telefon başında ne kadar vakit geçirdiğinin farkında olmadığını belirten Uzunca, aşırı ekran kullanımının dikkat süresini azalttığını, üretkenliği düşürdüğünü ve gerçek yaşam aktivitelerinin sıkıcı algılanmasına neden olduğunu söyledi. Çocuklarda görülen “bir bölüm daha oynayayım, sonra ders çalışacağım” düşüncesinin yetişkinlerde de farklı şekillerde ortaya çıktığını ifade eden Uzunca, telefon bırakılıp yapılması gereken işlere yönelindiğinde huzursuzluk hissinin oluşmasının beynin ödül sistemiyle bağlantılı olduğunu belirtti.
Telefon ekranında geçirilen sürede beynin sürekli olarak dopamin salgıladığını kaydeden Uzunca, sosyal medya içeriklerinin ve oyunların kolay ulaşılabilir ödüller sunduğunu, beynin de doğal olarak daha az çaba gerektiren bu ödülleri tercih ettiğini söyledi. Buna karşılık ders çalışmak, spor yapmak, ev işleriyle ilgilenmek ya da yeni bir beceri öğrenmek gibi faaliyetlerin daha fazla emek ve sabır gerektirdiğini belirten Uzunca, uzun vadede asıl tatmin sağlayan faaliyetlerin bunlar olduğunu ifade etti.
Aşırı telefon kullanımının zamanla bireylerin gerçek yaşamdan aldıkları keyfi azaltabildiğine dikkat çeken Uzunca, insanların hızlı ve sürekli uyarılara alışması nedeniyle günlük yaşamın daha yavaş temposunu sıkıcı bulmaya başlayabildiğini söyledi. Sorunun gerçek hayatın sıkıcı olması değil, beynin hızlı dopamin akışına alışması olduğunu vurguladı.
Telefon bağımlılığının nörolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzunca, bu durumun birebir uyuşturucu madde bağımlılığı olmadığını ancak beyindeki ödül mekanizmaları açısından benzer süreçlerin görülebildiğini kaydetti. Sürekli telefonu kontrol etme isteği, daha fazla içerik tüketme ihtiyacı ve cihazdan uzak kalındığında hissedilen huzursuzluğun bağımlılık belirtileri arasında yer aldığını söyledi.
Bağımlılık döngüsünün kırılabileceğini ifade eden Uzunca, özellikle telefonu bıraktıktan sonraki ilk dakikaların önemli olduğunu belirtti. Beynin bu süreçte telefonu tekrar eline alma yönünde güçlü bir dürtü oluşturduğunu kaydeden Uzunca, kısa süre beklemek, su içmek, yüz yıkamak veya derin nefes almak gibi yöntemlerin bu isteğin azalmasına yardımcı olabileceğini söyledi. İlk dürtü dalgasının yaklaşık 90 saniye içinde zayıfladığını ve sonrasında kişinin daha mantıklı kararlar verebildiğini ifade etti.
Sosyal medya bağımlılığıyla mücadelede uygulamaların telefondan kaldırılmasının etkili yöntemlerden biri olduğunu belirten Uzunca, ilk günlerde zorlayıcı olsa da beynin zamanla yeni düzene uyum sağladığını söyledi. Telefon ekranının siyah beyaz moda alınmasının da görsel çekiciliği azaltarak ekran süresinin düşmesine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Telefonun sürekli göz önünde bulunmasının dikkat dağınıklığını artırdığını belirten Uzunca, çalışma ve ders sırasında cihazın mümkünse başka bir odada tutulmasını önerdi. Gereksiz bildirimlerin kapatılmasının da odaklanmayı kolaylaştıracağını ifade etti.
Uyku düzeninin teknoloji kullanımıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyleyen Uzunca, yatmadan en az iki saat önce ekran kullanımının bırakılmasını tavsiye etti. Sabah uyandıktan sonra da ilk dakikaların telefonsuz geçirilmesinin zihinsel açıdan fayda sağlayacağını belirtti.
Telefon kullanımını azaltmanın en etkili yollarından birinin gerçek yaşamda alternatif uğraşlar edinmek olduğunu vurgulayan Uzunca, yürüyüş yapmak, kitap okumak, sporla ilgilenmek ve yeni hobiler edinmenin dijital bağımlılıkla mücadelede önemli rol oynadığını söyledi. Düzenli ve kaliteli uykunun da beynin ödül sisteminin dengelenmesine katkı sağladığını ifade etti.
Teknolojinin tamamen hayatın dışına çıkarılmasının mümkün olmadığını belirten Uzunca, önemli olanın kontrolü elde tutabilmek olduğunu söyledi. Telefonların yaşamın doğal bir parçası olduğunu dile getiren Uzunca, bilinçli kullanım sayesinde hem üretkenliğin arttığını hem de gerçek hayattan alınan keyfin yeniden kazanılabildiğini sözlerine ekledi.(Haber: Gülşah AK)





