21.Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, ülkede sosyal dengesizlik olduğunu belirtti. Siyasi makamların halkı kucaklama yeri olduğunu ifade eden Şimşek, siyasettin rant yeri olmadığını vurguladı.
Şimşek yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Ülkemizin ekonomik raporları yetkili kurumlarca kamuoyu ile paylaşıyor. Ekonomik raporlar incelendiğinde; git gide sosyal gelir dengesizliğinin arttığı, sabit gelirlerin alım gücünü kalmadığı, Sabit gelirlerin maaş oranı gayri safi milli gelir içinde gerilediği, sosyal patlamanın eşiğine gelindiği görülmektedir.
Acilen iktidarın ekonomik, sosyal konseyler kurarak, özellikle sabit gelirli yurttaşlarımızın alım güçlerinin korunması gerekir. Sosyal gelir dengesizliği had safhaya ulaşmış durumdadır. Uygulanan ekonomik politikalar zengini çok zengin, fakiri çok fakir yapmış, ortadirek sınıfı yok olmuştur. Ayrıca Siyaseti ticaret ve rant içi kullananlar servetine servet katmıştır.
Ülkemizin sosyal, ekonomik olarak geldiği nokta son çıkıştadır. Bu son çıkışı kaçırırsak durum çok vahimdir. Ülkemizin yıllarca rantiyeye yarayan tüketim odaklı ekonomik politikalar ile rantiyeciye yaramıştır. Oluşturulan Algı siyaseti ve medya gücü ile farklı gündemler ile, dini, milli duygular ile oynayarak halkımızı kutuplaştırılarak, ayrıştırılarak kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu zamana kadar halkımız; sağduyusu ile birlik, beraberlik, kardeşlik duyguları ile hareket etmektedir. İç ve Dış mihraklar ile bir yandan Ülkemizin içeride yaklaşık 13 milyon kişilik sığınmacı ile demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. Diğer yandan kaotik bir ortam yaratılarak, Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik, kültürel durum kapatılmaya çalışılıyor.
Halkımız; gelinen durumu çok iyi sorgulamalı ve değerlendirmelidir. Gelinen noktada siyaset ile uğraşan arkadaşlara çok iş düşüyor. Şunu çok iyi bilmeleri gerekir.
Siyaset rant ve ticaret yeri değildir. Siyasi makamlar ülke çıkarlarını korumak, geleceği güvence altına alma yeridir. Siyaset makamı halka ve hakka hizmet yeridir. Siyasette oturduğun koltuktan güç alınmaz, oturduğun koltuğa güç verilir. Siyaset kavga yeri değildir. Siyaset Düşünen, Üreten, Paylaşan, Halkı için çalışma yeridir. Siyasi makam halkına güven, tutarlı, kararlı, ilkeli, sürdürebilir politikaları üretme yerdir. Yandaşa para kazandırma, halkın vergilerini hesapsızca, israf ederek harcama yeri değildir. Halkına ve Adalete hesap verme yeridir. Siyasi makamlar halkı kucaklama, birlik, beraberliği, kardeşliği, hoşgörüyü sağlama yeridir. Diye sıralayabiliriz.
Sonuç; Ülkemizde gelinen nokta Üretemeyen Siyaset, Üretemeyen Toplum ve Üretemeyen Sevgi olarak görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Halkımız oy verdiği partilerin, seçtiği kişilerin kendilerine, geleceklerine sahip çıkmasını, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden davranış içinde hareket etmelerini, gelecek ve yarın ne olacak kaygısı olmadan, geleceğe güvenle bakarak yaşamak istemektedirler.” (Haber Merkezi)
Şimşek yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Ülkemizin ekonomik raporları yetkili kurumlarca kamuoyu ile paylaşıyor. Ekonomik raporlar incelendiğinde; git gide sosyal gelir dengesizliğinin arttığı, sabit gelirlerin alım gücünü kalmadığı, Sabit gelirlerin maaş oranı gayri safi milli gelir içinde gerilediği, sosyal patlamanın eşiğine gelindiği görülmektedir.
Acilen iktidarın ekonomik, sosyal konseyler kurarak, özellikle sabit gelirli yurttaşlarımızın alım güçlerinin korunması gerekir. Sosyal gelir dengesizliği had safhaya ulaşmış durumdadır. Uygulanan ekonomik politikalar zengini çok zengin, fakiri çok fakir yapmış, ortadirek sınıfı yok olmuştur. Ayrıca Siyaseti ticaret ve rant içi kullananlar servetine servet katmıştır.
Ülkemizin sosyal, ekonomik olarak geldiği nokta son çıkıştadır. Bu son çıkışı kaçırırsak durum çok vahimdir. Ülkemizin yıllarca rantiyeye yarayan tüketim odaklı ekonomik politikalar ile rantiyeciye yaramıştır. Oluşturulan Algı siyaseti ve medya gücü ile farklı gündemler ile, dini, milli duygular ile oynayarak halkımızı kutuplaştırılarak, ayrıştırılarak kamuoyu oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu zamana kadar halkımız; sağduyusu ile birlik, beraberlik, kardeşlik duyguları ile hareket etmektedir. İç ve Dış mihraklar ile bir yandan Ülkemizin içeride yaklaşık 13 milyon kişilik sığınmacı ile demografik yapısı değiştirilmeye çalışılıyor. Diğer yandan kaotik bir ortam yaratılarak, Ülkemizin içinde bulunduğu sosyal, ekonomik, kültürel durum kapatılmaya çalışılıyor.
Halkımız; gelinen durumu çok iyi sorgulamalı ve değerlendirmelidir. Gelinen noktada siyaset ile uğraşan arkadaşlara çok iş düşüyor. Şunu çok iyi bilmeleri gerekir.
Siyaset rant ve ticaret yeri değildir. Siyasi makamlar ülke çıkarlarını korumak, geleceği güvence altına alma yeridir. Siyaset makamı halka ve hakka hizmet yeridir. Siyasette oturduğun koltuktan güç alınmaz, oturduğun koltuğa güç verilir. Siyaset kavga yeri değildir. Siyaset Düşünen, Üreten, Paylaşan, Halkı için çalışma yeridir. Siyasi makam halkına güven, tutarlı, kararlı, ilkeli, sürdürebilir politikaları üretme yerdir. Yandaşa para kazandırma, halkın vergilerini hesapsızca, israf ederek harcama yeri değildir. Halkına ve Adalete hesap verme yeridir. Siyasi makamlar halkı kucaklama, birlik, beraberliği, kardeşliği, hoşgörüyü sağlama yeridir. Diye sıralayabiliriz.
Sonuç; Ülkemizde gelinen nokta Üretemeyen Siyaset, Üretemeyen Toplum ve Üretemeyen Sevgi olarak görmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Halkımız oy verdiği partilerin, seçtiği kişilerin kendilerine, geleceklerine sahip çıkmasını, ayrıştırmadan, ötekileştirmeden davranış içinde hareket etmelerini, gelecek ve yarın ne olacak kaygısı olmadan, geleceğe güvenle bakarak yaşamak istemektedirler.” (Haber Merkezi)





