Edirne Bilimsel Laik Çalışma Grubu Edirne Kent Konseyi’nde okul öncesinde dini eğitim verilmesi ile ilgili bir araya geldi.
Veli-Der Edirne Şubesi Başkanı Benay Gürsel, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Koç, Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ertuğrul Tanrıkulu, Edirne Konseyi Çalışma Grubu adına Ayhan Fırtına, Eğitim-İş Edirne Şubesi Sekreteri Gonca Saygın, Eğitim- Sen Edirne Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi, Ferdevs Selvili okul öncesi dini eğitim ile iligili bir araya gelerek Selvili, basın açıklamasını okudu.
Selvili, Aralık ayının başında MEB 20. Eğitim şuarasının ‘eğitimde fırsat eşitliği’ temasıyla yapıldığını eğitimde eşitsizliğin zirve yaptığı dönemde temanın bir ironi olduğunu belirtti
Okul öncesi öğretim programında çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak eğitimlerin verilmesi eğitim şuarasında komisyonda gündeme alınmadığını vurgulayan Selvili,” Şura Genel Kurulu'nda komisyonlarda görüşülen 124 maddenin 17’si oy çokluğu, diğerleri oy birliği ile kabul edildi. Ancak bir öneri var ki Şura’nın amacını da gündemini de belirledi. Eğitim-Bir-Sen adlı sendika tarafından kurula sunulan "Okul öncesi öğretim programında çocuğun gelişim düzeyi dikkate alınarak din, ahlak ve değerler eğitimi yer almalıdır" önerisinin usulsüzlüğe rağmen oylanması aslında Bakanlığın neyi önemsediğinin de kanıtıdır. Komisyonda gündeme bile alınmayan bu öneri genel kurulda oy çokluğu ile kabul edildi, veli isteği denildi. Yani tarikat ve cemaat gibi dini yapılar veli olarak kabul edilirken, bilimsel ve laik eğitimi savunan kişiler veli olarak kabul edilmedi.” Diye konuştu.
İl Milli Eğitim ile İl müftülüklerinin arasında yaptıkları protokoller ile birlikte zorunlu din eğitimi yapıldığını ifade eden Selvili, “İl Milli Eğitim ile İl Müftülükleri arasında imzalanan protokollerle 3-6 yaş dini eğitim okul öncesi kurumlara sokulmak istenmiştir. Edirne ve bazı ilçeleri de bu protokole imza atmışlardır. Ancak ülkede olduğu gibi ilimizde de, söylendiği gibi veli isteği ile değil biz protokolü yaptık siz de çocuklarınızı gönderin şeklinde tepeden inme bir yönlendirme yapılmıştır. Protokollerle istedikleri öğrenci sayısına ulaşamayan AK Parti, çareyi zorunlu din derslerini müfredata koymakta bulmuş, bunun ilk adımı olarak Şura’yı kendine basamak yapmıştır.” Diye konuştu.
(Haber-Fotoğraf: Alp Togan BOLU)





