Edirne’de kaybolmuş bir geleneği cadde ve sokaklarda boza satarak yaşatıyor. Vatandaşın ilgisini çeken bozacı Çağdaş Olcar, yeni başladığı işinde temizliği ve titizliği ile güven veriyor. Karton bardakta sattığı bozaların üzerine leblebi ve plastik kaşık koyarak vatandaşlara servis eden Olcar, esnafların ve halkın ilgisinden memnun olduğunu söyledi. Trakya Fen-Edebiyat fakültesi mezunu olan Olcar, formasyon almasına rağmen atanamadığından kaynaklı seyyar olarak boza sattığını ifade etti. Olcar, “Benden boza alanların birçoğu ‘bizleri çocukluğumuza ve eski günlerimize götürdün’ diyerek alışveriş yapıyor.” diye konuştu.
Asgari ücretle geçinemeyeceğini düşünerek eşiyle beraber farklı ve eski bir meslek olması gerektiği yönünde fikirbirliğiyle seyyar olarak boza satmaya karar verdiğini belirten Olcar, İstanbul’da kayıtlarda binlerce yıllık bir geleneğe sahip olduğunu söyledi. İstanbul’da kayıtlarda bozahaneler, şirahaler ve meyhaneler bulunduğunu belirten Olcar, Bozahane kültürünün 80-90’lara kadar devam ettiğini dile getirdi. O tarihlerden sonra hem bozahane kültürü hem de sokak satıcıları ile satılan bozların artık kalmadığını dile getiren Olcar, “Biz de kendi bozamızı üretmeye başladık. Yaptığımız araştırmalarda en kalite boza Trakya’da yetişen darı ve mısırdan olduğunu öğrendik. Bu ürünleri evde harmanlayarak, fermante sonucunda ekşi boza olarak satış yapma başladım. Tabi bunu sokaklarda satarak yapıyorum, hem sattığım ürünün hem de sokak satıcısı olarak geçmişten günümüze kaybolmuş bir geleneği yaşatıyorum. Bunun karşılığında evimi geçindiriyorum.” İfadelerine yer verdi.
“VATANDAŞLAR SOKAKLARDA BAĞIRARAK BOZA SATMAMA İLGİ GÖSTERİYOR”
Olcar, “Benim bağırarak eski usul satmamdan insanlar çok memnun kalıyor. Beni gören boza istiyor ve bizi çocukluğumuza götürdün diyerek mutlu oluyorlar. Böyle olunca ben de mutlu oluyorum. Edirne esnasında sizlerin aracılığıyla teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bir çok kişi ihtiyacı olmasa bile benden alışveriş yapıyor, bunun en büyük sebebi de benim bu satışımı sürdürebilmemi istiyorlar. Çünkü onların gözünde bu nostaljiyi kentimiz ve halkımız adına yaşatmamı istiyorlar. Saraçlar esnafı, sanayi esnafı, pazaryeri esnafları olmak üzere ben de kendilerine teşekkür ediyorum. Halkımız da yavaş yavaş alışveriş yapamaya başladı ama onlar da alışacaklar ve daha iyi olacağına inanıyorum.” İfadelerini kullandı.
“TARİHİ KENT EDİRNE’MİZDE GELENEĞİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ”
Olcar, “Bozamı kendim üretiyorum. Daha önce nasıl yapılıyorsa aynı şekilde üretiyorum. Ben bu yeni yaptığım boza tarifini kütüphanelerde yaptığım araştırmalar sonucunda elde ettim ve aynı usul ile üreterek halkımızın beğenisine sunuyorum. Binlerce yıl önce nasıl yapılıyorsa aynı şekilde devam ederek yaşatmaya çalışıyoruz. Zaten içenler çok memnun kalıyor. Vatandaşımızda alışmaya başladı bardağını 20 liradan veriyorum. Üzerine leblebi ve tek kullanımlık plastik kaşıklarla servis ediyorum. Tarihi bir şehir olan Edirne’mizde bu lezzeti sürdürmeye çalışıyorum” diye konuştu.(Haber: Gülşah AK)





