Köy kahvesinde yapılan toplantıda; Prof. Dr. Orman Mühendisi Doğanay Tolunay, Jeoloji Mühendisi Osman Candeğer, Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz ve Trakya Platformu İl Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar katıldı ve CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu toplantıyı yönetti.
Günlerdir köylülerin ilgili makamlarla görüşmeleri, 650 dolayında imza toplamaları, sosyal medyada platform kurmaları gibi etkinliklere bir yenisi eklendi. Trakya Platformu Edirne İl Yürütmesi öncülüğünde köyde bir bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Habiller Köyüne 1370 metre, Söğütlüdere Köyüne 1805 metre, Hasköy’e 2800 metre, Havsa’ya 11 km uzaklıkta Karayolları birinci Bölge tarafından açılması planlanan kum çakıl ocağında (ariyet) 50 metre aşağıya inilmesi ve patlatma yapılması öngörülmüş.
Düşünülen projeye göre ocak alanına 160 metre kuzey batısında gölet, 145 güneybatısında Geren Deresi, mevsime göre kuru ve akan dereler mevcut. 500 metre uzaklıkta Büyükçoban Deresi, 580 metre kuzeydoğusunda pınar, 910 metre güneydoğusunda su kuyuları bulunmakta.
Söğütlüdere köylüleri ve çevre köylerin zarar göreceği bu proje hakkında detaylı bilgi sahibi olmak amacıyla köy kahvesinde yapılan toplantıda; Prof. Dr. Orman Mühendisi Doğanay Tolunay, Jeoloji Mühendisi Osman Candeğer, Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz ve Trakya Platformu İl Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar katıldı. Kendi görüşlerini ve mücadeleye destek vereceğini de açıklayan Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu toplantıyı yönetti.
“ZİRAAT YAPILAN YERLER ZARAR GÖRECEKTİR”
Ziraat yapılan yerlerin zarar göreceğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz, mühendisleri olarak itiraz yaptıklarını belirtti. Yanılmaz, “Ziraat yapılan yerler zarar görecektir. Sulamada zorunlar başlayacaktır. Kum çakıl çıkarılması esnasında patlatma olmaz, bunda bir yanlışlık olmalıdır. Bu tür çalışmalarda tozlanma kaçınılmazdır ve ne kadar önlem alırsan al engellenemez. Bu tozlanma da her tür bitkiye zarar verecektir. Köyde hayvancılık yapılıyor. İşletme alanında meralar da var. Meralar kesinlikle başka amaçla kullanılamaz. Bu anayasa emridir. Bizler Ziraat Mühendisleri Odası olarak itirazımızı yaptık. Bundan sonraki süreçte de yanınızda olacağız.” Dedi.
“MERALAR YOK OLURSA HAYVANCILIK YAPAMAYIZ”
Jeoloji Mühendisi Osman Candeğer, “Arazileriniz tarıma uygun ve daha çok sulanırsa daha fazla verim alınabilir. Bu işletme yeraltı ve yer üstü sularına zarar verecektir. Hele projede yazan patlatma daha fazla zarar verecektir. Köylüler olarak sizlerce en önemli savunma meralar ve arazileriniz olmalıdır. Sloganınız “Meralarımıza Sahip Çıkıyoruz” olmalıdır. Çünkü meralar yok olursa hayvancılık yapamayız. Oysa geleceğin dünyası tarımsal üretimden geçer. Tarım yoksa açlık vardır. Bu gün tarıma değer verilmeyebilir ama bu değişim en yakın zamanda olmak zorundadır. İthal besinlerle bir ülke beslenemez.” İfadelerine yer verdi.
Prof. Dr. Orman Mühendisi Doğanay Tolunay, “Proje eksiklikleri ve yanlışları bizim lehimizedir. Elli metrelik derinliğe inilecek ve üstten beş santim verimli toprak alınacak, saklanacak ve işletme kapatılınca üzerine yeniden serilecekmiş. Bugüne kadar örneği olmamıştır. Bu tür projelerde çevrenin yetişen ürünleri tespit edilerek, incelenerek raporlar hazırlanır. Bunlar yok. DSİ yeraltı suları hakkında rapor vermemiş. Mera ve tarla sınırları çizilmemiş. İşletmenin kaç yıl devam edeceği ve sonunda nasıl bir alan bırakacağına dair sözleşme evrakları yok. Kentlerin köylülere ihtiyacı var. Köylüler olmazsa kentliler aç kalır. O nedenle bu projeyi durdurmak gerekiyor ve bizler bilimsel here türlü verilerle yanınızda olacağız.” Sözlerine yer verdi.
Trakya Platformu İl Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Bu toplantıda çevre köylülerde olmalıydı. Çünkü onlarda zarar görecek. Mera da tarlalar da hepimizin. Yaşam hakkımızı, ürünlerimizi zehirlemek istiyorlar. Doğalgaz ve enerji hattı da var bu alanda. Projeyi incelediğimizde yılda (10 ay) 390.000 ton, Ayda 39.000 ton (24 gün), Günde 1625 ton (8 saat), Saatte 203 ton çıkarılacak. Tüm bu işler sekiz adet kamyonla yapılacakmış. Projede yanlışlıklar ve eksiklikler çok.
Biz ne yapacağız derseniz bu projeye Valilik karar verecek. Projeyi iyileştirin ve yeniden verin diyebilir. ÇED gerekli değildir veya gereklidir diyebilir. ÇED gerekli değildir derse bir ay içinde dava açılması gerekiyor. ÇED gereklidir derse kurumlardan görüşler alınacak, köyde v halkı bilgilendirme toplantıları yapılacak ki bu diğer köylerde de olmalı. Bu toplantılarda nasıl bir tavır alınacağını o zaman görüşerek ortak kararlar alıp uygulanmalıdır. Bu süreç sonunda ÇED olumlu kararı verilirse yine bir ay içinde itirazlar yapılmalıdır. İşin özü bizler bilimsel verilerle, hukuksal bilgilerle destek oluruz ancak başarı köylülerin katılımı ve mücadelesi ile olur. Bu nedenle çevre köylerle ilişkiyi geliştirip kadın-erkek ve muhtarlık, kooperatif gibi kurumlarla davayı sizler kazanacaksınız.” İfadelerine yer verdi.
Toplantı köylülerin sorularına verilen cevaplardan sonra bitti.(Haber Merkezi)
Günlerdir köylülerin ilgili makamlarla görüşmeleri, 650 dolayında imza toplamaları, sosyal medyada platform kurmaları gibi etkinliklere bir yenisi eklendi. Trakya Platformu Edirne İl Yürütmesi öncülüğünde köyde bir bilgilendirme toplantısı yapıldı.
Habiller Köyüne 1370 metre, Söğütlüdere Köyüne 1805 metre, Hasköy’e 2800 metre, Havsa’ya 11 km uzaklıkta Karayolları birinci Bölge tarafından açılması planlanan kum çakıl ocağında (ariyet) 50 metre aşağıya inilmesi ve patlatma yapılması öngörülmüş.
Düşünülen projeye göre ocak alanına 160 metre kuzey batısında gölet, 145 güneybatısında Geren Deresi, mevsime göre kuru ve akan dereler mevcut. 500 metre uzaklıkta Büyükçoban Deresi, 580 metre kuzeydoğusunda pınar, 910 metre güneydoğusunda su kuyuları bulunmakta.
Söğütlüdere köylüleri ve çevre köylerin zarar göreceği bu proje hakkında detaylı bilgi sahibi olmak amacıyla köy kahvesinde yapılan toplantıda; Prof. Dr. Orman Mühendisi Doğanay Tolunay, Jeoloji Mühendisi Osman Candeğer, Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz ve Trakya Platformu İl Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar katıldı. Kendi görüşlerini ve mücadeleye destek vereceğini de açıklayan Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu toplantıyı yönetti.
“ZİRAAT YAPILAN YERLER ZARAR GÖRECEKTİR”
Ziraat yapılan yerlerin zarar göreceğini belirten Ziraat Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Erdoğan Yanılmaz, mühendisleri olarak itiraz yaptıklarını belirtti. Yanılmaz, “Ziraat yapılan yerler zarar görecektir. Sulamada zorunlar başlayacaktır. Kum çakıl çıkarılması esnasında patlatma olmaz, bunda bir yanlışlık olmalıdır. Bu tür çalışmalarda tozlanma kaçınılmazdır ve ne kadar önlem alırsan al engellenemez. Bu tozlanma da her tür bitkiye zarar verecektir. Köyde hayvancılık yapılıyor. İşletme alanında meralar da var. Meralar kesinlikle başka amaçla kullanılamaz. Bu anayasa emridir. Bizler Ziraat Mühendisleri Odası olarak itirazımızı yaptık. Bundan sonraki süreçte de yanınızda olacağız.” Dedi.
“MERALAR YOK OLURSA HAYVANCILIK YAPAMAYIZ”
Jeoloji Mühendisi Osman Candeğer, “Arazileriniz tarıma uygun ve daha çok sulanırsa daha fazla verim alınabilir. Bu işletme yeraltı ve yer üstü sularına zarar verecektir. Hele projede yazan patlatma daha fazla zarar verecektir. Köylüler olarak sizlerce en önemli savunma meralar ve arazileriniz olmalıdır. Sloganınız “Meralarımıza Sahip Çıkıyoruz” olmalıdır. Çünkü meralar yok olursa hayvancılık yapamayız. Oysa geleceğin dünyası tarımsal üretimden geçer. Tarım yoksa açlık vardır. Bu gün tarıma değer verilmeyebilir ama bu değişim en yakın zamanda olmak zorundadır. İthal besinlerle bir ülke beslenemez.” İfadelerine yer verdi.
Prof. Dr. Orman Mühendisi Doğanay Tolunay, “Proje eksiklikleri ve yanlışları bizim lehimizedir. Elli metrelik derinliğe inilecek ve üstten beş santim verimli toprak alınacak, saklanacak ve işletme kapatılınca üzerine yeniden serilecekmiş. Bugüne kadar örneği olmamıştır. Bu tür projelerde çevrenin yetişen ürünleri tespit edilerek, incelenerek raporlar hazırlanır. Bunlar yok. DSİ yeraltı suları hakkında rapor vermemiş. Mera ve tarla sınırları çizilmemiş. İşletmenin kaç yıl devam edeceği ve sonunda nasıl bir alan bırakacağına dair sözleşme evrakları yok. Kentlerin köylülere ihtiyacı var. Köylüler olmazsa kentliler aç kalır. O nedenle bu projeyi durdurmak gerekiyor ve bizler bilimsel here türlü verilerle yanınızda olacağız.” Sözlerine yer verdi.
Trakya Platformu İl Sözcüsü Avukat Bülent Kaçar, “Bu toplantıda çevre köylülerde olmalıydı. Çünkü onlarda zarar görecek. Mera da tarlalar da hepimizin. Yaşam hakkımızı, ürünlerimizi zehirlemek istiyorlar. Doğalgaz ve enerji hattı da var bu alanda. Projeyi incelediğimizde yılda (10 ay) 390.000 ton, Ayda 39.000 ton (24 gün), Günde 1625 ton (8 saat), Saatte 203 ton çıkarılacak. Tüm bu işler sekiz adet kamyonla yapılacakmış. Projede yanlışlıklar ve eksiklikler çok.
Biz ne yapacağız derseniz bu projeye Valilik karar verecek. Projeyi iyileştirin ve yeniden verin diyebilir. ÇED gerekli değildir veya gereklidir diyebilir. ÇED gerekli değildir derse bir ay içinde dava açılması gerekiyor. ÇED gereklidir derse kurumlardan görüşler alınacak, köyde v halkı bilgilendirme toplantıları yapılacak ki bu diğer köylerde de olmalı. Bu toplantılarda nasıl bir tavır alınacağını o zaman görüşerek ortak kararlar alıp uygulanmalıdır. Bu süreç sonunda ÇED olumlu kararı verilirse yine bir ay içinde itirazlar yapılmalıdır. İşin özü bizler bilimsel verilerle, hukuksal bilgilerle destek oluruz ancak başarı köylülerin katılımı ve mücadelesi ile olur. Bu nedenle çevre köylerle ilişkiyi geliştirip kadın-erkek ve muhtarlık, kooperatif gibi kurumlarla davayı sizler kazanacaksınız.” İfadelerine yer verdi.
Toplantı köylülerin sorularına verilen cevaplardan sonra bitti.(Haber Merkezi)





