Edirne’de yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte sivrisinek yoğunluğu da hissedilir seviyeye ulaştı. Akşam saatlerinde artan sivrisineklerden korunmak isteyen vatandaşlar, eczanelerde satılan koruyucu ürünlere yönelirken, uzmanlar ısırık oluştuktan sonra değil, öncesinde önlem alınmasının daha etkili olduğuna dikkat çekiyor.
Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte kentte sivrisinek kaynaklı şikâyetlerde artış yaşanıyor. Özellikle parklar, bahçeler ve açık alanlarda vakit geçiren vatandaşlar, sinek kovucu sprey, losyon, jel ve doğal içerikli ürünleri tercih ederek yaz aylarını daha rahat geçirmeye çalışıyor.
Edirneli Eczacı Şükrü Ciravoğlu, yaz döneminde sivrisinek popülasyonunun her yıl arttığını belirterek, kentin çevresindeki çeltik ekim alanları ile sulak bölgelerin bu yoğunlukta önemli pay sahibi olduğunu söyledi. Sivrisineklerle mücadelede en doğru yaklaşımın koruyucu ürünleri önceden kullanmak olduğunu vurgulayan Ciravoğlu, özellikle açık havada uzun süre vakit geçirecek kişilerin tedbir almasını önerdi.
Kapalı ve açık alanlarda kullanılan ürünlerin birbirinden farklı özellikler taşıdığına dikkat çeken Ciravoğlu, ev ve iş yerlerinde kullanılan haşere ilaçlarının dikkatli uygulanması gerektiğini ifade etti.
“Kapalı alanlarda kullanılan ürünler sinekleri öldürmeye yönelik haşere ilaçlarıdır. Bu ürünlerin uzun süre solunmaması, yiyeceklerle temas ettirilmemesi ve göz ya da ağız bölgesine gelmemesine özen gösterilmelidir. Açık alanlarda ise vücudun açıkta kalan bölgelerine uygulanan koruyucu losyonlar tercih ediliyor. Bu ürünler yaydığı koku sayesinde sivrisineklerin kişiye yaklaşmasını engelliyor.” dedi.
Kimyasal içerikli ürün kullanmak istemeyenler için doğal alternatiflerin de bulunduğunu belirten Ciravoğlu, özellikle çocuklarda bitkisel içerikli ürünlerin tercih edilebildiğini söyledi. Lavanta, karanfil ve okaliptüs yağlarının sivrisinekleri uzaklaştırıcı etkisinin bilindiğini ifade eden Ciravoğlu, bu ürünlerin destekleyici olarak kullanılabileceğini kaydetti.
“Başta lavanta yağı olmak üzere karanfil ve okaliptüs gibi eterik yağlar hem çocuklarda hem de yetişkinlerde kullanılabiliyor. Kimyasal ürünler kadar uzun süreli koruma sağlamasalar da sivrisinekleri uzaklaştırmaya yardımcı oluyorlar.” ifadelerini kullandı.
Sivrisinek ısırıklarının çoğu zaman ciddi sağlık sorunlarına yol açmadığını ancak hassas bünyelerde yoğun kaşıntı, kızarıklık ve alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini dile getiren Ciravoğlu, bu gibi durumlarda kaşıntıyı hafifleten jel, krem ve losyonlardan yararlanılabileceğini söyledi.
Isırılan bölgenin sürekli kaşınmasının ciltte tahrişe ve yara oluşumuna neden olabileceğini belirten Ciravoğlu, “Sivrisinekler bazı hastalıkların taşınmasında da rol oynayabiliyor. Bu nedenle en doğru yöntem, ısırık oluştuktan sonra tedavi aramak yerine önceden korunmaktır. Kaşıntıyı azaltan ürünler kullanılabilir. Daha şiddetli alerjik durumlarda ise doktor önerisiyle ağızdan alınan alerji ilaçlarına başvurulabilir.” diye konuştu.
Yaz aylarında koruyucu ürünlere olan talebin belirgin şekilde arttığını aktaran Ciravoğlu, Edirne’de sivrisinek yoğunluğunun tamamen ortadan kaldırılmasının kolay olmadığını ifade etti.
Kent çevresindeki çeltik üretim alanlarının sivrisineklerin çoğalması açısından uygun ortam oluşturduğunu belirten Ciravoğlu, “Sivrisinekle mücadele çalışmaları yapılsa da zaman zaman yeterli olmayabiliyor. Çeltik tarlaları ve sulak bölgeler yerleşim alanlarına yakın olduğu sürece sivrisinek yoğunluğunu tamamen ortadan kaldırmak oldukça güç. Bu nedenle bireysel korunma yöntemleri büyük önem taşıyor.” dedi.(Haber: Gülşah AK)





