Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu, Giresun'un Erikliman köyünde önceki gün babaanesinin evinde eski nişanlısı Hüseyin Can Gökçek (21) tarafından canice katledilen 16 yaşındaki Sıla Şentürk ile ilgili yazılı açıklamalarda bulundu.
Açıklamada; ‘Sıla bizi neden affetsin?’ sorusu sorularak şu ifadelere yer verildi; “Affet bizi Sıla!” diyenlere de, demeyenlere de sözümüz. Sıla bizi affetmesin!
16 yaşında bir “kız çocuğu”ydu o! Üniversite hayalleri kurması, dünyayı keşfetmesi gerekirken, nişanlandırılan! Sıla; 16 yaşında bir çocuğun nişanı mı olur diye karşı çıkmayanların hiçbirini affetmesin! “Zaten internetten tanıştığı biriyle ne işi varmış” diye parmak sallayanları da!
Onu kaçıran ve zorla alıkoyanı, onca sabıkası olduğu halde serbest bırakan yetkilileri affetmesin!
Koruma altında olması gerekirken ailesinin yanına gönderen kurumların ihmalini de!
Kendisi gibi 16 yaşında bir genç kızın Sıla’nın ardından yazdıklarını paylaşmak istiyoruz:
“16 yaşında biri olarak size bunları yazıyorum. İçimdeki acı ve öfke ile. Söyleyin lütfen, yaptığı bir hatadan dolayı başına gelenlerden Sıla mı suçlu?. Korkuyorum. Bu yaşam mücadelesini her geçen gün kaybediyormuşuz gibi geliyor bana. Sayısız ölüm, sayısız cinayet haberi bir gün bile dur durak bilmeden gözlerimizin önünde akıp gidiyor. Sanal ortamdan tanıştığı bu kişiye böylece güvenmek belki de büyük bir hatadır bizler için kim bilir! Fakat ya ölümü! Onun hatası mı? Hayır. Birine güvenerek yapılan bir hata asla Sıla’nın suçu olmamalı. Kendi yaşıtım adına konuşmak bugün beni ne kadar çok üzse de yaşıtlarıma umut olmak için yazıyorum. Yaşıtlarımın ne düşündüğünü ne hissettiğini çok iyi biliyorum. Biz nefes alabilmek, özgürce yaşayabilmek, kendimize yetip bu toplumun mutlu bir parçası olmak istiyoruz. Biz konuşmadıkça bunlar devam edecek. Sıla olayı bizim için ağır bir darbe oldu. Bunu yaşatan biri ile aynı havayı solumak bile beni rahatsız ediyor. Arkasında bir dolu umut bırakan bir genç kızı kaybettik. Ne hayalleri olan bir can kaybettik biz. O kadar zor geliyor ki bunları yazmak bana. Biliyorum ki kalplerinin kiri ellerinin kirinden daha fazla bu canilerin. Ama, biz varız. Varız ve susmayacağız. Bugün Sıla, yarın hepimiz için konuşacağız. Yaşıtlarıma sesleniyorum, bu yolda hiçbirimiz yalnız olmayacağız. Böyle korkunç senaryolarda kaybolmayacağız. Biz kız çocukları olarak var olacağız. Biz geleceğin kendisi olacağız. Biz yazacağız, biz okuyacağız. Yaşatmayan bu anlayışa inat yaşatacağız.” Denildi.
“ONLARIN SESİNİ DUYMAK ZORUNDAYIZ”
Dernekten yapılan açıklamada, Çocukların sesi olunması gerektiği belirtilirken; “Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak, mevcut yasaların etkin ve caydırıcı bir biçimde uygulanmasını, çocuklara karşı şiddet ve istismarda bulunanların asla iyi halden yararlanmamasını istiyoruz. Çocuklarımız bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı olsun istiyorsak, bunun koşullarını yaratmalıyız.
Eşit, özgür, hoşgörülü bir dünyada çocuklar hak ettikleri gibi yaşasın diye, hem çocukların sesi olmak, hem de onların sesini duymak zorundayız.” İfadelerini kullanıldı. (Haber Merkezi)
Açıklamada; ‘Sıla bizi neden affetsin?’ sorusu sorularak şu ifadelere yer verildi; “Affet bizi Sıla!” diyenlere de, demeyenlere de sözümüz. Sıla bizi affetmesin!
16 yaşında bir “kız çocuğu”ydu o! Üniversite hayalleri kurması, dünyayı keşfetmesi gerekirken, nişanlandırılan! Sıla; 16 yaşında bir çocuğun nişanı mı olur diye karşı çıkmayanların hiçbirini affetmesin! “Zaten internetten tanıştığı biriyle ne işi varmış” diye parmak sallayanları da!
Onu kaçıran ve zorla alıkoyanı, onca sabıkası olduğu halde serbest bırakan yetkilileri affetmesin!
Koruma altında olması gerekirken ailesinin yanına gönderen kurumların ihmalini de!
Kendisi gibi 16 yaşında bir genç kızın Sıla’nın ardından yazdıklarını paylaşmak istiyoruz:
“16 yaşında biri olarak size bunları yazıyorum. İçimdeki acı ve öfke ile. Söyleyin lütfen, yaptığı bir hatadan dolayı başına gelenlerden Sıla mı suçlu?. Korkuyorum. Bu yaşam mücadelesini her geçen gün kaybediyormuşuz gibi geliyor bana. Sayısız ölüm, sayısız cinayet haberi bir gün bile dur durak bilmeden gözlerimizin önünde akıp gidiyor. Sanal ortamdan tanıştığı bu kişiye böylece güvenmek belki de büyük bir hatadır bizler için kim bilir! Fakat ya ölümü! Onun hatası mı? Hayır. Birine güvenerek yapılan bir hata asla Sıla’nın suçu olmamalı. Kendi yaşıtım adına konuşmak bugün beni ne kadar çok üzse de yaşıtlarıma umut olmak için yazıyorum. Yaşıtlarımın ne düşündüğünü ne hissettiğini çok iyi biliyorum. Biz nefes alabilmek, özgürce yaşayabilmek, kendimize yetip bu toplumun mutlu bir parçası olmak istiyoruz. Biz konuşmadıkça bunlar devam edecek. Sıla olayı bizim için ağır bir darbe oldu. Bunu yaşatan biri ile aynı havayı solumak bile beni rahatsız ediyor. Arkasında bir dolu umut bırakan bir genç kızı kaybettik. Ne hayalleri olan bir can kaybettik biz. O kadar zor geliyor ki bunları yazmak bana. Biliyorum ki kalplerinin kiri ellerinin kirinden daha fazla bu canilerin. Ama, biz varız. Varız ve susmayacağız. Bugün Sıla, yarın hepimiz için konuşacağız. Yaşıtlarıma sesleniyorum, bu yolda hiçbirimiz yalnız olmayacağız. Böyle korkunç senaryolarda kaybolmayacağız. Biz kız çocukları olarak var olacağız. Biz geleceğin kendisi olacağız. Biz yazacağız, biz okuyacağız. Yaşatmayan bu anlayışa inat yaşatacağız.” Denildi.
“ONLARIN SESİNİ DUYMAK ZORUNDAYIZ”
Dernekten yapılan açıklamada, Çocukların sesi olunması gerektiği belirtilirken; “Edirne Çocuk Hakları Derneği olarak, mevcut yasaların etkin ve caydırıcı bir biçimde uygulanmasını, çocuklara karşı şiddet ve istismarda bulunanların asla iyi halden yararlanmamasını istiyoruz. Çocuklarımız bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı olsun istiyorsak, bunun koşullarını yaratmalıyız.
Eşit, özgür, hoşgörülü bir dünyada çocuklar hak ettikleri gibi yaşasın diye, hem çocukların sesi olmak, hem de onların sesini duymak zorundayız.” İfadelerini kullanıldı. (Haber Merkezi)





