Öğretmenlerin sorunlarının çok boyutlu olduğunu söyleyen Dal, “3 bin 600 ek göstergeden tutun da diğer tüm memur, işçi ve emekliler gibi enflasyonun kaldırılamayacak hale gelen yükü altında ezilmeyecekleri zam talepleri de hâlâ aynı. Bu zammı bir türlü alamamaları da. Temmuz ayında emekliliğe ayrılanlardan boşalan kadrolara il içinde yer değiştirmeyi bekleyenlerin gidememesi de hâlâ aynı, bu sorunun çözülmemesi de. İl içi yer değişikliği isteyenlerin derdi olan sıranın sadece bir kez işletilmesi de hâlâ aynı bu sorunun çözülmemesi de. İdareci olmak isteyen ve “bir” sendikanın üyesi olmayanların yazılı sınavdan yüksek puan almalarına rağmen kendilerine mülakattan düşük puanlar verilmesi de hâlâ aynı, bu sorunun çözülmemesi de” diye konuştu.
Öğrencilerin de birden fazla sorununun olduğunu söyleyen Dal, “Müfredat ve sınav sisteminin eğitim öğretim yılı başladıktan sonra değiştirilmesi de hâlâ aynı. Liseye hazırlanmaya şimdiden başlayan 8. Sınıf öğrencilerinin gitmek istedikleri lisenin, şimdilik niteliksiz olduğu ama ilerleyen günlerde pat diye nitelikli olabilme ihtimali de, öğrencilerin Liseye Geçiş Sınavı korkuları da. Üniversiteye giriş sınavına hazırlanma gerginliğinin başlaması da hâlâ aynı, kazandıklarında kalacak yer bulma, okulu bitirebilme, bitirince iş bulabilme korkuları da” dedi.
“VELİLERİN SIKINTILARI GEÇEN SENEDEN FARKLI”
Sadece velilerin sıkıntılarının geçen seneden farklı olduğunu söyleyen Dal, velilerin öğretmenler ve öğrenciler gibi her sene rutin sorunlarla uğraşmadıklarını belirtti.
Dal, “Öğretmenlerin ve öğrencilerinkiler gibi rutin değil, her sene değişiyor. Bu değişim de asla geriye değil hep daha yükseğe oluyor. Okula hazırlık maliyetleri; Üniformasıydı, kırtasiyesiydi, servisiydi maliyetler asla yerinde durmuyor. Her sene ayrı bir “heyecan”! Aynı anda birden fazla çocuk okutan, hatta farklı şehirlerde okutan, hem de üniversitede okutan velilerin harcamaları için de keşke hâlâ aynı diyebilsek ama ne yazık ki bu sene de çok yüksek” dedi.
“OKULLARA BÜTÜN YAZ TEK BİR ÇİVİ BİLE ÇAKILMADI”,
Yaz boyunca okullara tek bir çivi bile çakılmadığını söyleyen Dal, okulların Eylül ayının yaklaşmasıyla hareketli tadilat sürecine girdiğini dile getirdi.
Dal, “Okullarımızın sorunları da öğretmenlerin ve öğrencilerinkiler gibi hâlâ aynı. Bütün yaz tek bir çivi bile çakılmayan okullarımız, ilk ders zilinin çalacağı Eylül ayının yaklaşmasıyla, hararetli bir tadilat sürecine giriyor. Bırakın boya badanayı, ufak tefek tuvalet tadilatını, binayı komple depreme dayanıklı hale getirme süreci bile Eylül’de başlıyor. Bütün suç, heyecanla liseye yeni başlamış iki farklı okul dolusu 9. sınıf öğrencisinin ve velilerinin. İhaleyi Haziran’da, okullar kapanır kapanmaz yapsalardı bunların hiç birini yaşamazlardı. İhale kanunu mu? O tabii ki masum, değiştirmeyenler hâlâ aynı. Son olarak, unutmadan hâlâ aynı olan bir şey daha var. Ne mi? Öğretmenlerimizin yüksek bir heyecan, sonsuz bir istek ve bitmez bir enerjiyle bir an önce sınıflarına girerek, pırıl pırıl gözlerle kendilerine bakan sevgili öğrencilerini yani Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınki sahiplerini şartlar ne olursa olsun en iyi şekilde yetiştirme azimleri, Başöğretmenlerinden aldıkları güç ve görevle” dedi. (Haber Merkezi)
Öğrencilerin de birden fazla sorununun olduğunu söyleyen Dal, “Müfredat ve sınav sisteminin eğitim öğretim yılı başladıktan sonra değiştirilmesi de hâlâ aynı. Liseye hazırlanmaya şimdiden başlayan 8. Sınıf öğrencilerinin gitmek istedikleri lisenin, şimdilik niteliksiz olduğu ama ilerleyen günlerde pat diye nitelikli olabilme ihtimali de, öğrencilerin Liseye Geçiş Sınavı korkuları da. Üniversiteye giriş sınavına hazırlanma gerginliğinin başlaması da hâlâ aynı, kazandıklarında kalacak yer bulma, okulu bitirebilme, bitirince iş bulabilme korkuları da” dedi.
“VELİLERİN SIKINTILARI GEÇEN SENEDEN FARKLI”
Sadece velilerin sıkıntılarının geçen seneden farklı olduğunu söyleyen Dal, velilerin öğretmenler ve öğrenciler gibi her sene rutin sorunlarla uğraşmadıklarını belirtti.
Dal, “Öğretmenlerin ve öğrencilerinkiler gibi rutin değil, her sene değişiyor. Bu değişim de asla geriye değil hep daha yükseğe oluyor. Okula hazırlık maliyetleri; Üniformasıydı, kırtasiyesiydi, servisiydi maliyetler asla yerinde durmuyor. Her sene ayrı bir “heyecan”! Aynı anda birden fazla çocuk okutan, hatta farklı şehirlerde okutan, hem de üniversitede okutan velilerin harcamaları için de keşke hâlâ aynı diyebilsek ama ne yazık ki bu sene de çok yüksek” dedi.
“OKULLARA BÜTÜN YAZ TEK BİR ÇİVİ BİLE ÇAKILMADI”,
Yaz boyunca okullara tek bir çivi bile çakılmadığını söyleyen Dal, okulların Eylül ayının yaklaşmasıyla hareketli tadilat sürecine girdiğini dile getirdi.
Dal, “Okullarımızın sorunları da öğretmenlerin ve öğrencilerinkiler gibi hâlâ aynı. Bütün yaz tek bir çivi bile çakılmayan okullarımız, ilk ders zilinin çalacağı Eylül ayının yaklaşmasıyla, hararetli bir tadilat sürecine giriyor. Bırakın boya badanayı, ufak tefek tuvalet tadilatını, binayı komple depreme dayanıklı hale getirme süreci bile Eylül’de başlıyor. Bütün suç, heyecanla liseye yeni başlamış iki farklı okul dolusu 9. sınıf öğrencisinin ve velilerinin. İhaleyi Haziran’da, okullar kapanır kapanmaz yapsalardı bunların hiç birini yaşamazlardı. İhale kanunu mu? O tabii ki masum, değiştirmeyenler hâlâ aynı. Son olarak, unutmadan hâlâ aynı olan bir şey daha var. Ne mi? Öğretmenlerimizin yüksek bir heyecan, sonsuz bir istek ve bitmez bir enerjiyle bir an önce sınıflarına girerek, pırıl pırıl gözlerle kendilerine bakan sevgili öğrencilerini yani Türkiye Cumhuriyeti’nin yarınki sahiplerini şartlar ne olursa olsun en iyi şekilde yetiştirme azimleri, Başöğretmenlerinden aldıkları güç ve görevle” dedi. (Haber Merkezi)





