Edirne’de etkisini artıran aşırı sıcaklar yaşamı zorlaştırırken, uzmanlar vatandaşları hem giyim hem de beslenme konusunda dikkatli olmaları yönünde uyarıyor. Hava sıcaklığının 40 dereceye dayandığı kentte, güneşin ve yüksek nemin etkisiyle açık alanlarda bulunmak güçleşirken, vücudun iç dengesi de olumsuz etkileniyor.
Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, yaz aylarında sıcak hava koşullarının yalnızca çevresel değil, fizyolojik etkilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Vücudun yüksek sıcaklıklara karşı verdiği en büyük tepkilerden birinin yoğun terleme olduğunu belirten Başkurt, bu süreçte sıvı ve mineral kaybının ciddi boyutlara ulaşabileceğini ifade etti.
“35 derecenin üzerindeki hava sıcaklıklarında iştah azalması görülebilir. Ancak bu durum, yeterli ve dengeli beslenmenin önemini azaltmamalıdır” diyen Başkurt, vatandaşların özellikle bu dönemde hafif, bol su içeren ve sindirimi kolay gıdalara yönelmesi gerektiğini söyledi.
Gün İçinde Bol Su ve Doğru Gıda Tercihi Şart
Günlük su tüketiminin artırılması gerektiğini hatırlatan Selin Başkurt, “Su kaybı baş ağrısı, halsizlik ve tansiyon düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bunun önüne geçmek için düzenli aralıklarla su içilmeli, ağır ve yağlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır” dedi.
Hafif, serinletici ve su içeriği yüksek besinler tercih edilmesinde fayda olduğuna değinen Uzman Diyetisyen Başkurt, "Taze sebzeler, taze meyveler, yoğurt, kefir, zeytinyağlı sebze yemekleri yaz menülerinizde yer almalıdır. Kızartma, hamur işleri ve aşırı yağlı yemekler vücutta ısı üretimini artırarak rahatsızlık yaratabilir" dedi.
Vücudun günlük su ihtiyacının mutlaka karşılanması gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Başkurt, "Yetişkin bireyler sıcak havalarda günde en az 2,5–3 litre su tüketmelidir. Şekerli, asitli ve kafeinli içeceklerden uzak durarak bunlar yerine maden suyu, bitki çayları, ayran, komposto gibi alternatif içecekler daha iyi seçeneklerdir" ifadelerini kullandı.
Yaz mevsiminde sağlıklı kalmanın yalnızca güneşten korunmakla değil, aynı zamanda doğru beslenmeyle mümkün olduğunun altını çizen Uzman Diyetisyen Başkurt, bunun için dikkat edilmesi gereken 5 noktayı paylaştı.
Günde en az 2.5–3 litre su içmeye özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Başkurt, "Ayran, maden suyu da iyi birer alternatiftir. Çay, kahve, asitli ve şekerli içecekler vücutta su kaybını artırır sınırlı tüketilmelidir" dedi.
Yağlı ve ağır yemeklerden kaçınılmasında fayda olduğunu vurgulayan Uzman Diyetisyen Başkurt, kızartma, kavurma yerine haşlama, ızgara ya da buğulama tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.
Mevsimin sunduğu taze sebzeler ve meyveler ile beslenilmesini öneren Uzman Diyetisyen Başkurt, özellikle salatalık, karpuz, domates, biber, marul, kabak gibi su oranı yüksek sebze-meyvelere mutlaka yer verilmesinin büyük fayda sağlayacağına dikkat çekti.
Tuz tüketimine dikkat edilmesi önerisinde bulunan Uzman Diyetisyen Başkurt, fazla tuz tüketiminin, vücutta su tutulmasına ve tansiyon dengesizliğine yol açabildiğine değindi.
Sıcak havalarda süt ürünleri, et, tavuk ve yumurta gibi gıdalar hızla bozulduğunu ve hijyenin çok önemli olduğunu aktaran Uzman Diyetisyen Başkurt, özellikle dışarıda yemek yiyen bireylerin dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı olan bireyler ve açık alanda çalışanların bu konuda daha dikkatli davranmaları gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Başkurt, "Yaşlı bireylerde susuzluk hissi azaldığı için fark etmeden sıvı kaybı görülebilinir. Çocukların vücutları daha hızlı ısınır, sıvı kaybı daha hızlı olur. Kronik hastalığı olanlar (hipertansiyon, diyabet, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olan bireylerde dengesiz sıvı ve elektrolit kaybı ciddi risk oluşturabilir. Açık alanda çalışanlar bireyler daha fazla sıvı ve enerji kaybederler, öğün planlaması çok önemlidir" ifadelerine yer verdi.(Haber:Erkan KARAMAN)