Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK
Edirne’ye gelip evlendikten sonra Edirne damadı olarak burada kaldığını çeşitli sektörlerde çalıştıktan sonra turşuculuğa başladığını söyleyen Turşucu Arap Gayırnal “Adana Ceyhanlıyım, 61yaşındayım, 40 yıldır Edirne’deyim, Buranın damadı olarak kaldım burada. 39 yıldır evliyim. 1 kızım 1 torunum var. 9 sene müdürlük yaptım, 9 seneden sonra patronlarım ayrıldılar ortaklıktan, ben burada kaldım. Kebap işi yaptım, şalgam yaptım, aradan 5-6 sene geçtikten sonra turşuculuk yapmaya başladım. Orman işletmede çalıştım. Turşu işini de 21 yıldan beri yapıyorum. Her kış günü 2 ton yaparım, eşime dostuma dağıtırım. Turşumu beğeniyorlar. Bazı dönerci kardeşlerimiz salatalık olarak alıyorlar. Turşuma ilgi güzel, ne kadar temiz yaparsak o kadar önemli tabii ki. Turşuya yerli daha çok rağbet gösteriyor. Eş dost bana gelip turşu kurar mısın falan dediler. Turşuya merakım buradan geliyor. Bende kurmaya başladım. Çocuklarımı ben bu meslekle büyüttüm. Genellikle Tahtakale semtine geliyorum, Kervansaray’ın oralara gidiyorum, balık pazarına gidiyorum. Akşam saat 4 olduktan sonra geze geze mahalleye gidiyorum. Turşu suyunu çok seviyorlar. Turşu suyu şekere, tansiyona iyi geliyor” dedi.
“EN İYİ TURŞU BANA GÖRE LİMONLA YAPILIR”
En iyi turşunun limonla yapıldığını söyleyen Gayırnal, “Fiyatlar 10 lira ile 15 lira arasında değişiyor.8 kilo bir bidon 100 lira. Paran yoksa da helali hoş olsun diyorum. Benden bir kilo turşu istiyorlarsa ben içine suyunu koymadan önce tartıyorum, sonra suyunu koyuyorum. O 10 lira beni zengin edecekse hiç olmasın. 10 sene öncesine göre şu anda ekonomi çok kötü. İşsizlik insanları yiyor. Bu kış nasıl olacak hiç bilmiyorum. Devlet kömür vermese o da gitti.
40 sene önce Adana’yı bıraktım geldim. Burada hiçbir zarar görmedim. Kimseden saygısızlık görmedim, kötülük görmedim. Adana’daki çevrem gibi buradakilere de sahip çıktım, onlarda bana sahip çıktı. Adana’ya 10 günlüğüne gidip tekrardan geri dönüyorum. Her şeyimiz burası oldu artık. Burada ekmek yiyoruz. Doğduğumuz yer değil doyduğumuz yer nasıl olsa” şeklinde konuştu.
Edirne’ye gelip evlendikten sonra Edirne damadı olarak burada kaldığını çeşitli sektörlerde çalıştıktan sonra turşuculuğa başladığını söyleyen Turşucu Arap Gayırnal “Adana Ceyhanlıyım, 61yaşındayım, 40 yıldır Edirne’deyim, Buranın damadı olarak kaldım burada. 39 yıldır evliyim. 1 kızım 1 torunum var. 9 sene müdürlük yaptım, 9 seneden sonra patronlarım ayrıldılar ortaklıktan, ben burada kaldım. Kebap işi yaptım, şalgam yaptım, aradan 5-6 sene geçtikten sonra turşuculuk yapmaya başladım. Orman işletmede çalıştım. Turşu işini de 21 yıldan beri yapıyorum. Her kış günü 2 ton yaparım, eşime dostuma dağıtırım. Turşumu beğeniyorlar. Bazı dönerci kardeşlerimiz salatalık olarak alıyorlar. Turşuma ilgi güzel, ne kadar temiz yaparsak o kadar önemli tabii ki. Turşuya yerli daha çok rağbet gösteriyor. Eş dost bana gelip turşu kurar mısın falan dediler. Turşuya merakım buradan geliyor. Bende kurmaya başladım. Çocuklarımı ben bu meslekle büyüttüm. Genellikle Tahtakale semtine geliyorum, Kervansaray’ın oralara gidiyorum, balık pazarına gidiyorum. Akşam saat 4 olduktan sonra geze geze mahalleye gidiyorum. Turşu suyunu çok seviyorlar. Turşu suyu şekere, tansiyona iyi geliyor” dedi.
“EN İYİ TURŞU BANA GÖRE LİMONLA YAPILIR”
En iyi turşunun limonla yapıldığını söyleyen Gayırnal, “Fiyatlar 10 lira ile 15 lira arasında değişiyor.8 kilo bir bidon 100 lira. Paran yoksa da helali hoş olsun diyorum. Benden bir kilo turşu istiyorlarsa ben içine suyunu koymadan önce tartıyorum, sonra suyunu koyuyorum. O 10 lira beni zengin edecekse hiç olmasın. 10 sene öncesine göre şu anda ekonomi çok kötü. İşsizlik insanları yiyor. Bu kış nasıl olacak hiç bilmiyorum. Devlet kömür vermese o da gitti.
40 sene önce Adana’yı bıraktım geldim. Burada hiçbir zarar görmedim. Kimseden saygısızlık görmedim, kötülük görmedim. Adana’daki çevrem gibi buradakilere de sahip çıktım, onlarda bana sahip çıktı. Adana’ya 10 günlüğüne gidip tekrardan geri dönüyorum. Her şeyimiz burası oldu artık. Burada ekmek yiyoruz. Doğduğumuz yer değil doyduğumuz yer nasıl olsa” şeklinde konuştu.





