Trakya Üniversitesi(TÜ) Tıp Fakültesi öğrencileri, "Hekimler ve Sağlık Çalışanları Terör, Soykırım ve İşgale Karşı Yürüyor!” sloganı ile sessiz yürüyüşlerine bu hafta da devam etti. Öğrenciler adına konuşan Muammer Morkoç, “Buradan devletimize ve yetkililere sesleniyoruz; Biz Gazzeli sağlık çalışanlarıyla birlikte çalışmaya, oralarda kurulacak hastane ve sağlık tesislerinde görev almaya hazırız." İfadelerinde bulundu.
TÜ Tıp Fakültesi öğrencileri İsrail’in Filistin’e yönelik gerçekleştirdiği saldırıları protesto etme amacı ile aldığı “Sessiz Yürüyüş” kararına devam ediyor. Her cumartesi günü toplanan öğrenci grubu gerçekleştirdiği yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştiriyor. Eski Camii önünde toplanan öğrenciler Saraçlar Caddesi’nde bulunan PTT Binası önüne kadar gerçekleştirdiği yürüyüşün ardından basın açıklamasında bulundu. Öğrenciler adına konuşan Morkoç, “Terör devleti İsrail tarafından uygulanan zulümlere rağmen korkmadan mücadele eden Gazzeli kardeşlerimizi, tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından bir an ayrılmayan Gazzeli sağlık çalışanlarını selamlıyoruz. Buradan devletimize ve yetkililere sesleniyoruz; "Biz Gazzeli sağlık çalışanlarıyla birlikte çalışmaya, oralarda kurulacak hastane ve sağlık tesislerinde görev almaya hazırız. Gazze'de masum insanlar can verirken biz, burada rahatımızdan vazgeçmiyorsak kendi vicdanımızı sorguya çekelim. "Ne yapabiliriz?" diye soranlara diyoruz ki: "Halk olarak en güçlü silahımız boykottur." Biz sağlık çalışanları olarak gıda, giyim ve diğer alanlarda olduğu gibi tıp sektöründe de boykota devam ediyoruz ve vicdan sahibi herkesi boykotu kalıcı hale getirmeye davet ediyoruz.” dedi.
Morkoç yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:
“Terör devleti İsrail, Filistin topraklarında bütün dünyanın gözü önünde sivilleri öldürmeye, hastaneleri bombalamaya devam ediyor. Bütün bu yaşananlara rağmen insan haklarından bahsedenlerin, eşitlik, adalet ve hukuk üstünlüğünü vurgulayanların haftalardır bu zulme sessiz kaldıklarını, hatta terör devletini desteklediklerini görüyoruz. Bu yapılanları asla unutmayacağımızı burada tekrar vurguluyoruz. Bugün biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak terör, soykırım ve işgale karşı yürüyüşümüzün 10. haftasındayız. Ülkemizde ve bütün dünyada Filistin gündeminin soğuduğuna, çoğu insanın hiçbir şey yaşanmamış gibi hayatlarına devam ettiğine üzülerek şahit oluyoruz. Hiçbir katilin ve hiçbir teröristin yaptığı yanına kalmadığı gibi senin de yaptıkların yanına kalmayacak İsrail. Sen kaybedeceksin; insanlık kazanacak, Filistin halkı kazanacak, beyaz önlüklerini soykırıma karşı duvar olarak örenler kazanacak, yıktığın hastanelerin içinde bütün insanlığın hayatını kurtarmaya devam eden Gazzeli meslektaşlarımız kazanacak!" Tarih boyunca kendini tekrar ve teyit eden bir hikaye vardır. Ölmeye hazır olan halklar, bunu yapmaya hazır olmayan halklara her daim galip gelmiştir. Ölmeye hazır olmayanlar daha zengin ve görünüşte daha güçlü gözükseler de güç ve zayıflık, ancak kalptedir. İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz! Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz!” (Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





