Özge Baykal
Edirne Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Alim Kanpolat, sağlık çalışanlarının sorun ve sıkıntılarının giderek arttığı bir dönem yaşadıklarını belirterek, sosyal hakların daha iyi şartlara getirilmesi adına Edirne Sultan 1. Murat Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu düzenlenen basın açıklamasında Edirne Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Âlim Kanpolat, döner sermaye gelirlerindeki düşüş ve adaletsizlikle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Sağlık çalışanlarının en büyük sorunlarından biri olan ’Döner Sermaye ücretlerinin 5-6 TL gibi bir rakamlara düştüğünü ve risk altında çalıştıklarını söyleyen Kanpolat, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları hakkında şu silgileri paylaştı:
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, gerektiğinde bu sınırların dışarısında, 7 gün 24 saat yaz kış, bayram seyran demeden çalışan sağlık çalışanlarıyız. Bu ülkenin doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde her karış toprağında insan hayatı için hizmet veriyoruz. Gerektiğinde evimizden, ailemizden uzakta çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki, sağlık personelleri olarak her türlü riske, hastalığa, zorluğa ve imkânsızlığa rağmen vermiş olduğumuz hizmetlerin karşılığını hak ettiğimiz şekilde alamamaktayız. Hastaneye gelen her hasta ekip hizmeti gereği her çalışan tarafından tedavisi için her şey yapılmakta, ancak ne yazık ki performansa dayalı döner sermaye sistemi büyük bir hayal kırıklığı yaşatmış, yaşatmaya devam etmektedir. Bizler risk altında çalışmaktayız. Tüm çalışanların mesleklerine ve yaptıkları işe saygı duymakla beraber, sağlık kurumlarında her türlü risk altında, mesai kavramı olmadan, gerektiğinde gün aşırı nöbet usulüyle çalışan sağlık personelinin aldığı bu ücret akıl ve mantıkla bağdaşmayan, hakka ve hukuka uymayan bir duruma dönüşmüş durumdadır.”
“ADALETSİZLİK VAR”
Performansa dayalı olan döner sermayenin 5-6 TL gibi rakamlara düşerek adaletsizlik yaşandığını söyleyen Kanpolat sözlerine şunları ekledi:
“Döner sermaye sistemi artık içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir. Bugün bakıldığında çalışana da faydası kalmadığı açıktır. Dün döner sermaye sisteminde adaletsizlik vardı. Bugün performansa dayalı döner sermaye ücretleri 5-6 TL gibi trajikomik düzeylere indi. Çalışanlar çalıştıkça çok kazanacak denildi. Muayene, ameliyat ve tüm tıbbi hizmetlerde çok büyük artışlar olmasına rağmen sağlık çalışanlarının döner sermayeleri eridi. Döner sermayeler çalışanın alın teri olduğu ilan edildi ama her ne hikmetsi kurumların yaşadığı her finansal sıkıntıda döner sermayeler kullanıldı. Çalışanın hakkı başkalarına dağıtıldı. Sağlık çalışanlarına ilave ücret artış taleplerine karşılık döner sermayeniz var denilerek hem kapılar kapatıldı hem de döner sermayeler yok edilerek çalışanın geliri azaltıldı.”
“OYALANDIK”
Sağlık çalışanlarının, kredi ve borçlarını döner sermayelere göre ayarladıklarını ve borçlar ödenmediği takdirde yaşanabilecek olumsuzluklar için çözüm üretilmediğini söyleyen Kanpolat, “haciz gelirse, geçim sıkıntısı nedeniyle ailesindeki huzur bozulursa bunun vebali çalışanın emeğini yok eden ve bunlara kayıtsız kalanlardadır” diyerek sitemde bulundu.
Kanpolat,”Çünkü döner sermaye sistemi çökerken çalışanı da girdabın içine aldı. Ama çare aranmadı ve çözüm üretilmedi. Pansuman bile sayılamayacak tedbirler büyük çözümler gibi sunuldu. Her seferinde bunların bir işe yaramadığı anlaşıldı. Defalarca ‘bu sorunu çözün, sistem kötüye gidiyor’ dememize rağmen çağrılarımıza kulak tıkandı. Malum-Sen’in her toplu sözleşmede döner sermayeler 400 TL artacak, şu bölümde olanlar şu kadar çok alacak lafları ile çalışanlar oyalandı, elde kalanın koca bir sıfır olduğu görüldü. Kısacası bardak doldu, sabır taştı.”
“YENİDEN DİZAYN EDİLMELİ”
Döner sermaye sisteminin ancak yeniden dizayn edilerek sorunların ortadan kalkacağını dile getiren Kanpolat, ’’Sistem artık yamalarla kurtulacak gibi değildir’’ diyerek temel değişiklik yerine yeni dizayn istediklerinin altını çizdi. Kanpolat şunları kaydetti:
“Bu yapılırken de çalışan sistemin ana ekseni olmalı ve merkezine konmalıdır. Çalışanların aldıkları ücretleri makul bir düzeyde tutacak ve emekliliklerinde de yansımasını sağlayacak adaletli bir sistem acilen hareket geçirilmelidir. Sağlık Bakanlığı bu konuya öncelik vermeli ve gerekli yasal hazırlığını bir an önce tamamlamalıdır. Şunu hiç kimse unutmasın; Sağlık çalışanlarının döner sermaye ile ilgili talepleri lütuf değil haktır. Ekstra istek değil olması gerekendir. Türk Sağlık-Sen olarak buradan Sağlık Bakanlığına sesleniyoruz; çalışanın döner sermayesini yok etmek yerine adaletin sağlandığı ve emekliliğe yansıtıldığı bir düzeni sağlayın. Döner sermayeler bir sorunun değil çalışan için ekonomik bir iyileştirmenin adı olsun. Bu haklı taleplerimize Sağlık Bakanlığımızın sessiz kalmamasını istiyoruz. Sağlık çalışanlarını keyfi uygulamalara, adaletsiz ücret dağıtımına mahkûm etmek isteyenlerin sağlık çalışanlarının sorunlarından bir haber kişiler olduğunu düşünmek istemiyoruz. Bugün sesimize kulak tıkarsanız, biz o sesi size duyurmak için ne gerekirse yapacağız. Hakkımızı alana kadar, Türk Sağlık-Sen çatısı altında onurlu, ilkeli ve dürüst mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir.”
Edirne Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Alim Kanpolat, sağlık çalışanlarının sorun ve sıkıntılarının giderek arttığı bir dönem yaşadıklarını belirterek, sosyal hakların daha iyi şartlara getirilmesi adına Edirne Sultan 1. Murat Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu düzenlenen basın açıklamasında Edirne Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Âlim Kanpolat, döner sermaye gelirlerindeki düşüş ve adaletsizlikle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Sağlık çalışanlarının en büyük sorunlarından biri olan ’Döner Sermaye ücretlerinin 5-6 TL gibi bir rakamlara düştüğünü ve risk altında çalıştıklarını söyleyen Kanpolat, sağlık çalışanlarının çalışma koşulları hakkında şu silgileri paylaştı:
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, gerektiğinde bu sınırların dışarısında, 7 gün 24 saat yaz kış, bayram seyran demeden çalışan sağlık çalışanlarıyız. Bu ülkenin doğusunda, batısında, güneyinde, kuzeyinde her karış toprağında insan hayatı için hizmet veriyoruz. Gerektiğinde evimizden, ailemizden uzakta çalışıyoruz. Ancak ne yazık ki, sağlık personelleri olarak her türlü riske, hastalığa, zorluğa ve imkânsızlığa rağmen vermiş olduğumuz hizmetlerin karşılığını hak ettiğimiz şekilde alamamaktayız. Hastaneye gelen her hasta ekip hizmeti gereği her çalışan tarafından tedavisi için her şey yapılmakta, ancak ne yazık ki performansa dayalı döner sermaye sistemi büyük bir hayal kırıklığı yaşatmış, yaşatmaya devam etmektedir. Bizler risk altında çalışmaktayız. Tüm çalışanların mesleklerine ve yaptıkları işe saygı duymakla beraber, sağlık kurumlarında her türlü risk altında, mesai kavramı olmadan, gerektiğinde gün aşırı nöbet usulüyle çalışan sağlık personelinin aldığı bu ücret akıl ve mantıkla bağdaşmayan, hakka ve hukuka uymayan bir duruma dönüşmüş durumdadır.”
“ADALETSİZLİK VAR”
Performansa dayalı olan döner sermayenin 5-6 TL gibi rakamlara düşerek adaletsizlik yaşandığını söyleyen Kanpolat sözlerine şunları ekledi:
“Döner sermaye sistemi artık içinden çıkılmaz bir hale gelmiştir. Bugün bakıldığında çalışana da faydası kalmadığı açıktır. Dün döner sermaye sisteminde adaletsizlik vardı. Bugün performansa dayalı döner sermaye ücretleri 5-6 TL gibi trajikomik düzeylere indi. Çalışanlar çalıştıkça çok kazanacak denildi. Muayene, ameliyat ve tüm tıbbi hizmetlerde çok büyük artışlar olmasına rağmen sağlık çalışanlarının döner sermayeleri eridi. Döner sermayeler çalışanın alın teri olduğu ilan edildi ama her ne hikmetsi kurumların yaşadığı her finansal sıkıntıda döner sermayeler kullanıldı. Çalışanın hakkı başkalarına dağıtıldı. Sağlık çalışanlarına ilave ücret artış taleplerine karşılık döner sermayeniz var denilerek hem kapılar kapatıldı hem de döner sermayeler yok edilerek çalışanın geliri azaltıldı.”
“OYALANDIK”
Sağlık çalışanlarının, kredi ve borçlarını döner sermayelere göre ayarladıklarını ve borçlar ödenmediği takdirde yaşanabilecek olumsuzluklar için çözüm üretilmediğini söyleyen Kanpolat, “haciz gelirse, geçim sıkıntısı nedeniyle ailesindeki huzur bozulursa bunun vebali çalışanın emeğini yok eden ve bunlara kayıtsız kalanlardadır” diyerek sitemde bulundu.
Kanpolat,”Çünkü döner sermaye sistemi çökerken çalışanı da girdabın içine aldı. Ama çare aranmadı ve çözüm üretilmedi. Pansuman bile sayılamayacak tedbirler büyük çözümler gibi sunuldu. Her seferinde bunların bir işe yaramadığı anlaşıldı. Defalarca ‘bu sorunu çözün, sistem kötüye gidiyor’ dememize rağmen çağrılarımıza kulak tıkandı. Malum-Sen’in her toplu sözleşmede döner sermayeler 400 TL artacak, şu bölümde olanlar şu kadar çok alacak lafları ile çalışanlar oyalandı, elde kalanın koca bir sıfır olduğu görüldü. Kısacası bardak doldu, sabır taştı.”
“YENİDEN DİZAYN EDİLMELİ”
Döner sermaye sisteminin ancak yeniden dizayn edilerek sorunların ortadan kalkacağını dile getiren Kanpolat, ’’Sistem artık yamalarla kurtulacak gibi değildir’’ diyerek temel değişiklik yerine yeni dizayn istediklerinin altını çizdi. Kanpolat şunları kaydetti:
“Bu yapılırken de çalışan sistemin ana ekseni olmalı ve merkezine konmalıdır. Çalışanların aldıkları ücretleri makul bir düzeyde tutacak ve emekliliklerinde de yansımasını sağlayacak adaletli bir sistem acilen hareket geçirilmelidir. Sağlık Bakanlığı bu konuya öncelik vermeli ve gerekli yasal hazırlığını bir an önce tamamlamalıdır. Şunu hiç kimse unutmasın; Sağlık çalışanlarının döner sermaye ile ilgili talepleri lütuf değil haktır. Ekstra istek değil olması gerekendir. Türk Sağlık-Sen olarak buradan Sağlık Bakanlığına sesleniyoruz; çalışanın döner sermayesini yok etmek yerine adaletin sağlandığı ve emekliliğe yansıtıldığı bir düzeni sağlayın. Döner sermayeler bir sorunun değil çalışan için ekonomik bir iyileştirmenin adı olsun. Bu haklı taleplerimize Sağlık Bakanlığımızın sessiz kalmamasını istiyoruz. Sağlık çalışanlarını keyfi uygulamalara, adaletsiz ücret dağıtımına mahkûm etmek isteyenlerin sağlık çalışanlarının sorunlarından bir haber kişiler olduğunu düşünmek istemiyoruz. Bugün sesimize kulak tıkarsanız, biz o sesi size duyurmak için ne gerekirse yapacağız. Hakkımızı alana kadar, Türk Sağlık-Sen çatısı altında onurlu, ilkeli ve dürüst mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir.”





