Edirne’de Trakya Üniversitesi Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu’nun gerçekleştirdiği sergide Edirne’nin 1740 yılında ki halini gösteren eserin günümüze uyarlanmış hali sanatseverlerle buluştu. Öğrencisi Füsun Yılmaz tarafından resmedilen eserin orjinalinin Zurih arşivinde olduğunu belirten Öğr. Gör. Altay Bayatlı, “Öğrencimiz, gravürü güncelleyerek düzgün bir hale getirdi. Sarayı koruyan bostancılar, bu alanda konuşlanıyorlarmış. Şu anda eserde payitahtın burada olduğu ve askerlerin korumaya aldığı belli oluyor. Muhteşem bir sahne.”ifadeleri ile eser hakkında bilgi verdi.
TÜ Şehit Ressam Hasan Rıza Güzel Sanatlar Meslek Yüksekokulu öğretim üyeleri ve öğrencilerinin, Edirne’de Devecihan Kültür Merkezindeki sergide bulunan 3 önemli eser hakkında Öğr. Gör. Altay Bayatlı, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Özellikle Edirne’nin 1740 yılı halinin gravüründen günümüze öğrenci Füsun Yılmaz tarafından kara kalem ile yeniden uyarlaması olan eser dikkatleri çekti. Eserin orjinalinin Fransız seyyahlar Philipp Franz Von Gudenus ile Christoph Andreas Pfautz tarafından çizildiğini ve Zürih arşivinde bulunduğunu belirten Bayatlı, eserde resmedilen semboller ile payitahtın Edirne’de olduğunu ve sarayın korunmasında nasıl bir askeri düzen olduğunu bu eser ile görünebildiğine dikkat çekti.
“EDİRNE’NİN 1740 YILINDAKİ HALİNİ GÖSTERİYOR”
Bayatlı öğrencisi Füsun Yılmaz’ın eseri hakkında yaptığı açıklamada, “Görsel Edirne’yi gösteriyor. Bugün Eski TOKİ’ye giden yolun olduğu bölgeyi gösteriyor. Acı Çeşme Mezarlığı’nın açık halini gösteriyor. Bu görsel arşivden yeni çıktı. Burada Edirne Sarayı’nın Cihannüması görünüyor. Bu gravürün en önemli noktası, Osmanlı ordusunun konuşlandığı yeri göstermesidir. Eserde görseli çizenler de var. Hangi noktadan bakarak gravürü yaptıklarını gösteriyorlar. Öğrencimiz, gravürü güncelleyerek düzgün bir hale getirdi. Sarayı koruyan bostancılar, bu alanda konuşlanıyorlarmış. Şu anda eserde payitahtın burada olduğu ve askerlerin korumaya aldığı belli oluyor. Muhteşem bir sahne. Şu anda ayçiçeği tarlalarının bulunduğu alan, o dönemde bostancıbaşıların konuşlandığı, sarayı korudukları alanmış. Mezarlığın da orijinal hali ortaya çıktı. Ayrıca yapılarda Selimiye Camii de var. Günümüze güncellenen eseri öğrencimiz Füsun Yılmaz yaptı. Eserin orijinali, Edirne’nin 1740 yılındaki halini gösteriyor.”dedi.
II. BAYEZİD KÜLLİYESİ’NİN 19’UNCU YÜZYILDAKİ HALİ
Orijinalinin, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde bulanan diğer bir dikkat çeken eser ise II. Bayezid Külliyesi’nin 19’uncu yüzyıldaki halini gösteren eserin çiniye aktarılmış hali oldu.
Bayatlı, eserlerle ilgili basın mensuplarına yaptığı açıklamada,“Bu tabak, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nin Edirne albümündeki II. Bayezid Külliyesi’nin bir kartpostalı baz alınarak resmedildi ve çiniye aktarıldı. 19’uncu yüzyılda II. Bayezid Külliyesi’nin görüntüsü çini üzerinde görülüyor. Nergis Çanak’ın bir eseridir.”şeklinde konuştu.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





