Edirne’nin dünyaca ünlü tarihi mirası Selimiye Camisi, yalnızca ihtişamlı mimarisiyle değil, minarelerinin içerisinde barındırdığı sıra dışı mühendislik sistemiyle de hayranlık uyandırıyor. Mimar Sinan’ın matematik ve geometri bilgisini ustalıkla kullandığı minarelerdeki üç bağımsız merdiven sayesinde aynı anda üç kişi, birbirini görmeden ve yolları kesişmeden farklı şerefelere ulaşabiliyor.
Osmanlı mimarisinin en önemli eserleri arasında yer alan Selimiye Camisi, yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşan mimari dehasıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak nitelendirdiği tarihi yapı, kubbesinden taşıyıcı sistemine, minarelerinden ince mimari ayrıntılarına kadar pek çok özelliğiyle ziyaretçilerini kendisine hayran bırakıyor.
Selimiye’yi diğer yapılardan ayıran özelliklerden biri de kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlerinde yükselen iki minaresinin içerisinde bulunan özel merdiven düzeni. Dışarıdan bakıldığında zarif ve görkemli görüntüsüyle öne çıkan minareler, iç bölümlerinde ise dönemin mühendislik anlayışının ne kadar ileri seviyede olduğunu gözler önüne seriyor.
Selimiye Camisi’nin söz konusu iki minaresinde, birbirinden bağımsız olarak tasarlanmış üç ayrı merdiven sistemi bulunuyor. Mimar Sinan’ın matematiksel hesaplamalar ve helis geometrisinden yararlanarak oluşturduğu bu düzen, aynı minare içerisinde farklı güzergâhların kullanılmasına imkân tanıyor.
Mimaride gömlekleme olarak adlandırılan sistemle oluşturulan merdivenler, minarenin dar iç hacminde birbirinden ayrılan yollar halinde yükseliyor. Her merdivenin farklı bir şerefeye erişim sağlayacak şekilde tasarlanması, yapının en dikkat çekici mühendislik özellikleri arasında gösteriliyor.
Minarelerdeki sistemi benzersiz kılan ayrıntı ise üç kişinin aynı anda farklı merdivenleri kullanarak yukarı çıkabilmesi. Merdivenlerden biri doğrudan üçüncü şerefeye ulaşırken, diğer merdiven ikinci ve üçüncü şerefeler arasında bağlantı sağlıyor. Üçüncü güzergâh ise birinci ve üçüncü şerefeye çıkış imkânı sunuyor.
Birbirinden bağımsız şekilde oluşturulan bu yollar sayesinde üç kişi aynı anda minare içerisinde ilerleyebiliyor. Üstelik merdivenleri kullanan kişiler, çıkış boyunca birbirlerini görmüyor ve güzergâhları hiçbir noktada kesişmiyor. Dar bir alanda bu kadar karmaşık bir sistemin oluşturulmuş olması, Mimar Sinan’ın mimari zekâsını ve hesaplama becerisini ortaya koyuyor.(Refik USLUY)





