Haber: Birol ÇAKAN
Dernekten dışlandığını ileri süren Çetin, “18 Mart Şehitler Günü, Anneler Günü ve Kadınlar Günü” gibi düzenlenen etkinliklere dernek yönetimince davet edilmeyince acısı ikiye katlandı. Bu konuda basın mensuplarına açıklama yapan Çetin, deyimi yerindeyse dernek yönetimine ateş püskürdü. Çetin, “Benim kızım Türkiye’nin 2’nci kadın şehit polis memuru ve bir anneydi. 18 Mart Şehitler Günü, Kadınlar Günü, Anneler Günü ve diğer etkinliklere davet edilmememiz ağırıma gidiyor. Ben de bir şehit ailesiyim. Derneğe üye değilim ama benim kızımın resmi var, Şehit Aileleri Derneği’nde” dedi.
“KIZIMIN RESMİ ORADAYSA BENİM DE SÖZ HAKKIM OLMALI”
Derneğe üye yapılmadığını öne süren Çetin, “Söz hakkı istedim, ‘Derneğe üye olman gerekli’ dediler. Üye olmaya kalktığımda genel kurul var diyerek üyeliğimi ileri bir tarihe ertelediler. Ben bir şehit babasıyım, buranın doğal olarak üyesi olmam gerekli. İllaki bir evrak üzerinden mi üye olunmalı? Benim kızımın resmi oradaysa benim de söz hakkım olmalı” diye konuştu.
YÖNETİMİN ŞEFFAF OLMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNDU
Dernek yönetimini, işleyişini eleştirdiği ve sorguladığı için dışlandığını öne süren Çetin, “Örneğin Edirne Şehit Aileleri ve Derneği Başkanı Faruk Çiftçi’nin durumunu araştırdım. Ne gazilikle, ne de şehit ailesi yakınlığı var. Bunu ortaya koyunca benden çekinmeye başladılar. Faruk Çiftçi, sadece Jandarmadan emekli bir astsubay. Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim, derneğe bir araç bağışladı. Bu aracın dernek binası önünde durması lazım, o aracın hangi model olduğu, ne renk olduğunu kimse bilmiyor. Derneğin tüzüğünü istedim, onu bile alamadım” iddiasında bulunarak yönetimin şeffaf olması gerektiğini savundu.
Şehit Polis Memuru Nefise Çetin’in babası 64 yaşındaki Süleyman Çetin , açıklamasına şöyle devam etti:
“2016 yılında Mardin Midyat’ta kızımı kaybettim. Şehit aileleri ve yardımlaşma derneği diye bir dernek varmış. Derneğin ne olduğunu bilmiyordum. Bazı şeyleri sorgulamaya başladıktan sonra dernek tarafından ve kurumlar tarafından dışlanmaya başladım. Suçumun ne olduğunu sordum. Şehit Aileleri ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Faruk Çiftçi’ye şehitlik ile bir alakası olup olmadığını sordum. Anneler günü, 18 Mart Şehitleri Anma Günü, Kadınlar Günü gibi özel anlamlı günlerde herkes bir araya geliyor toplanıyor. Fakat bize uğrayan olmuyor. Sordum soruşturdum neden bu şekilde diye. Önce derneğe üye olmam gerektiği söylendi. Aradan zaman geçti yine kimseden ses çıkmadı. Şimdi üye yapsak da üyeliğini daha sonra kabul edeceğiz dediler. Seçilerden sonra durum belli olacaktı gene bir haber çıkmadı. Ramazanlarda iftar yemeği veriliyor. Jandarma verdi çağrılmadık ertesi gün jandarma komutanını aradım görüştüm. Belediye yemek verdi yine isimiz yer almadı çağrılmadık. Bahane unutulmuş listeye eklenmemiş oluyor. Acımız daha çok taze kaç sene geçti ne çabuk unutuldu. Ama bu 20 senelik mevzu değil, şimdi unutulursak ne zaman hatırlanacağız. Bizim en çok gücümüze giden şeylerden birisi anneler gününde unutulmamızdır. Ne olursa olsun benim kızımda anne idi. Hiç olmazsa o gün hatırlansın. Tüm faaliyetlerden dışlanıyoruz ve derneğe üye yapılmıyoruz. Bizim kapımız herkese açık burası bir şehit evidir. Yeter ki unutulmasın, hatırlansın. Daha sonra eş dost anneler gününde yoktunuz eşarp dağıtıldı diyor. Biz eşarpta değiliz, hem çağırmıyorlar hem de sonra bize telefon ediyorlar. Derneğe üye olmam en doğal hakkım olmasına rağmen dışlanıyorum. Derneğe üye yapmıyorsa kızımın resmi neden orada asılı dursun.”
“RESEPSİYONA DAVET EDİLMEDİĞİMİZ İÇİN KATILAMADIM”
Şehitler derneğine üye olan 151 kişi olduğunu dile getiren Çetin, “Ben üye olursam 100’er lira aidat olmasını talep edeceğim. 30 Ağustos Zafer Bayramı tören programına katıldım. Resmigeçidi izledim. Fakat akşam yapılacak olan resepsiyona davet edilmediğimiz ve yine unutulduğumuz için katılmadım. Arkadaşlarım aradı onlardan öğrendim. Ben bir şehit babası isem beni ayırmaya kimsenin hakkı yok. Ben bu vatana evladımı vermişim. Bir gün unutulabiliriz ama her zaman unutulmamız gücümüze gidiyor. Yoksa parada pulda gözümüz yok. Ayrıca şehitler derneği özel olmalıdır diye düşünüyorum. Bir de diğer mezarları bir gidip görsünler sadece ben yokum. Benim kızımın kabri temiz ben her gün gidip dolaşıyorum. Ama başka şehit mezarlarına bir gidip bakmaları gerekir” dedi.
Dernekten dışlandığını ileri süren Çetin, “18 Mart Şehitler Günü, Anneler Günü ve Kadınlar Günü” gibi düzenlenen etkinliklere dernek yönetimince davet edilmeyince acısı ikiye katlandı. Bu konuda basın mensuplarına açıklama yapan Çetin, deyimi yerindeyse dernek yönetimine ateş püskürdü. Çetin, “Benim kızım Türkiye’nin 2’nci kadın şehit polis memuru ve bir anneydi. 18 Mart Şehitler Günü, Kadınlar Günü, Anneler Günü ve diğer etkinliklere davet edilmememiz ağırıma gidiyor. Ben de bir şehit ailesiyim. Derneğe üye değilim ama benim kızımın resmi var, Şehit Aileleri Derneği’nde” dedi.
“KIZIMIN RESMİ ORADAYSA BENİM DE SÖZ HAKKIM OLMALI”
Derneğe üye yapılmadığını öne süren Çetin, “Söz hakkı istedim, ‘Derneğe üye olman gerekli’ dediler. Üye olmaya kalktığımda genel kurul var diyerek üyeliğimi ileri bir tarihe ertelediler. Ben bir şehit babasıyım, buranın doğal olarak üyesi olmam gerekli. İllaki bir evrak üzerinden mi üye olunmalı? Benim kızımın resmi oradaysa benim de söz hakkım olmalı” diye konuştu.
YÖNETİMİN ŞEFFAF OLMASI GEREKTİĞİNİ SAVUNDU
Dernek yönetimini, işleyişini eleştirdiği ve sorguladığı için dışlandığını öne süren Çetin, “Örneğin Edirne Şehit Aileleri ve Derneği Başkanı Faruk Çiftçi’nin durumunu araştırdım. Ne gazilikle, ne de şehit ailesi yakınlığı var. Bunu ortaya koyunca benden çekinmeye başladılar. Faruk Çiftçi, sadece Jandarmadan emekli bir astsubay. Kırkpınar Ağası Seyfettin Selim, derneğe bir araç bağışladı. Bu aracın dernek binası önünde durması lazım, o aracın hangi model olduğu, ne renk olduğunu kimse bilmiyor. Derneğin tüzüğünü istedim, onu bile alamadım” iddiasında bulunarak yönetimin şeffaf olması gerektiğini savundu.
Şehit Polis Memuru Nefise Çetin’in babası 64 yaşındaki Süleyman Çetin , açıklamasına şöyle devam etti:
“2016 yılında Mardin Midyat’ta kızımı kaybettim. Şehit aileleri ve yardımlaşma derneği diye bir dernek varmış. Derneğin ne olduğunu bilmiyordum. Bazı şeyleri sorgulamaya başladıktan sonra dernek tarafından ve kurumlar tarafından dışlanmaya başladım. Suçumun ne olduğunu sordum. Şehit Aileleri ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Faruk Çiftçi’ye şehitlik ile bir alakası olup olmadığını sordum. Anneler günü, 18 Mart Şehitleri Anma Günü, Kadınlar Günü gibi özel anlamlı günlerde herkes bir araya geliyor toplanıyor. Fakat bize uğrayan olmuyor. Sordum soruşturdum neden bu şekilde diye. Önce derneğe üye olmam gerektiği söylendi. Aradan zaman geçti yine kimseden ses çıkmadı. Şimdi üye yapsak da üyeliğini daha sonra kabul edeceğiz dediler. Seçilerden sonra durum belli olacaktı gene bir haber çıkmadı. Ramazanlarda iftar yemeği veriliyor. Jandarma verdi çağrılmadık ertesi gün jandarma komutanını aradım görüştüm. Belediye yemek verdi yine isimiz yer almadı çağrılmadık. Bahane unutulmuş listeye eklenmemiş oluyor. Acımız daha çok taze kaç sene geçti ne çabuk unutuldu. Ama bu 20 senelik mevzu değil, şimdi unutulursak ne zaman hatırlanacağız. Bizim en çok gücümüze giden şeylerden birisi anneler gününde unutulmamızdır. Ne olursa olsun benim kızımda anne idi. Hiç olmazsa o gün hatırlansın. Tüm faaliyetlerden dışlanıyoruz ve derneğe üye yapılmıyoruz. Bizim kapımız herkese açık burası bir şehit evidir. Yeter ki unutulmasın, hatırlansın. Daha sonra eş dost anneler gününde yoktunuz eşarp dağıtıldı diyor. Biz eşarpta değiliz, hem çağırmıyorlar hem de sonra bize telefon ediyorlar. Derneğe üye olmam en doğal hakkım olmasına rağmen dışlanıyorum. Derneğe üye yapmıyorsa kızımın resmi neden orada asılı dursun.”
“RESEPSİYONA DAVET EDİLMEDİĞİMİZ İÇİN KATILAMADIM”
Şehitler derneğine üye olan 151 kişi olduğunu dile getiren Çetin, “Ben üye olursam 100’er lira aidat olmasını talep edeceğim. 30 Ağustos Zafer Bayramı tören programına katıldım. Resmigeçidi izledim. Fakat akşam yapılacak olan resepsiyona davet edilmediğimiz ve yine unutulduğumuz için katılmadım. Arkadaşlarım aradı onlardan öğrendim. Ben bir şehit babası isem beni ayırmaya kimsenin hakkı yok. Ben bu vatana evladımı vermişim. Bir gün unutulabiliriz ama her zaman unutulmamız gücümüze gidiyor. Yoksa parada pulda gözümüz yok. Ayrıca şehitler derneği özel olmalıdır diye düşünüyorum. Bir de diğer mezarları bir gidip görsünler sadece ben yokum. Benim kızımın kabri temiz ben her gün gidip dolaşıyorum. Ama başka şehit mezarlarına bir gidip bakmaları gerekir” dedi.





