Edirne'de Saraçlar Caddesi’nde toplanan Emek Platformu üyeleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını protesto ederek savaş politikalarına tepki gösterdi.
İsrail-ABD ve İran arasında süren savaş Edirne'de protesto edildi. Saraçlar Caddesi'nde bir araya gelen Edirne Emek Platformu üyeleri, savaş karşıtı sloganlar attı.Grup adına açıklama yapan Metin Özaydınlık, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının, Orta Doğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklediğini söyledi.
Edirne’de sendika ve meslek odalarının temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşen protestoda, katılımcılar ellerinde pankart ve dövizlerle savaş karşıtı mesajlar verdi.
“ABD-İsrail’in İran’a müdahalesine hayır” yazılı pankartların açıldığı açıklamada, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda büyük bir insani krize yol açabileceği ifade edildi.
Basın açıklamasını platform adına Makine Mühendisleri Odası Şube Sekreteri Metin Özaydınlık okudu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının Ortadoğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklediğini belirten Özaydınlık, bu saldırıların zaten ağır bir siyasal ve toplumsal kriz yaşayan İran’da yıkımı daha da derinleştirdiğini söyledi.
Özaydınlık, savaşın genişlemesinin yalnızca askeri bir çatışma anlamına gelmediği, aynı zamanda büyük bir insani felaket, kitlesel yerinden edilme ve toplumsal travma riskini de beraberinde getirdiğini vurguladı.
Geçmişte Irak, Afganistan ve Libya’da yaşanan müdahalelerin de benzer sonuçlar doğurduğunu belirten Özaydınlık, bu süreçlerin işgal, yıkım ve halkların yoksullaşmasına yol açtığını dile getirdi.
Saldırıların en ağır bedelini sivillerin, özellikle de çocuklar ve kadınların ödediğine dikkat çeken Özaydınlık, Bir okulun bombalanması sonucu çok sayıda çocuğun hayatını kaybettiği ve yüzlerce çocuğun yaralandığına değinerek eğitim kurumlarının hedef alınmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirtti.
Emperyalist güçler tarafından başlatılan bu savaşla, önceki deneyimlerin de gösterdiği gibi bir dış müdahalenin ne özgürlük ne de demokrasi getirdiğini belirten Özaydınlık, "Tersine, savaş politikaları otoriter yönetimlerin baskı mekanizmalarını güçlendiren, halkın meşru taleplerini güvenlik gerekçesiyle bastırmasına zemin hazırlayan sonuçlar doğurur. İran halkları ne dış saldırılarla ne de içeride baskıcı molla yönetim anlayışıyla kuşatılmayı hak etmektedir" dedi.
Savaşın büyümesinin başta çocuklar, kadınlar olmak üzere sivillerin yaşamını tehdit ettiğini belirten Özaydınlık, "Bu durum sağlık ve eğitim altyapısını tahrip etmekte, göç ve yerinden edilme riskini artırmaktadır. Yeni bir bölgesel çatışma dalgası, milyonlarca insan için derin bir insani kriz anlamına gelecektir. Bunun bedelini yine kadınlar, yoksullar, emekçiler ve en savunmasız kesimler ödeyecektir.
İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır" ifadelerine yer verdi.
Savaş ve işgal politikalarını reddettiklerini ifade eden Özaydınlık, "Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz" dedi.
HABER MERKEZİ





