Zincir marketlerin yaygınlaşması ile her geçen gün daha zorlanan bakkal esnafı şimdi de enflasyon ile savaşıyor. Fiyat geçişlerinin küçük esnafı oldukça zorladığını belirten Edirne Bakkal ve Tekel Bayileri Odası Başkanı Süleyman Yaşagör, “Sattığımızı yerine koyamıyoruz. Bizim küçük esnafımız, malı bittikten sonra talep ediyor veya toptancısından getirtiyor, rafına koymaya çalışıyor. Satmış olduğu 10 liralık malı, gidip 11 liraya almış oluyor. 11 liradan satarsa 12 liraya alıyor. Dolayısıyla devamlı sermayesi küçülmüş oluyor ve çeşitliliği de azalmış oluyor.” dedi.
Esnafın sattığı ürünü yerine koymakta zorlandığını söyleyen Yaşagör, bu durumun esnafın varsa malını satmasına yoksa bankalara giderek çektiği krediler ile tamamlamaya çalıştığını belirtti. Fiyat değişimlerinin kısa sürede durağana geçmesi gerektiğini söyleyen Yaşagör, “ Fiyat geçişleri tabi ki küçük esnafı zor durumda bırakıyor. Genelde sermaye de yükselmiş oluyor. Bizim takviye sermaye bulmamız lazım. Bunu ya mal varlığımız varsa, malımızı satıp koymamız lazım veya kredi kullanmamız lazım. Baktığınız zaman bugünkü şartlarda kredi kullanma mümkünatı yok. İstesen bile bankalar bile bu anlamda kredi veremiyor veya çok büyük maliyetlerle elde etmiş oluyorsun. Dolayısıyla para kazanamamış olursun. Yani fiyat geçişleri sürdüğü sürece, bizim sermayemiz günden güne eriyip, küçülüyoruz. Tabi ki bir an önce fiyatların belli bir düzeyde durağana geçmesi, bizi biraz rahatlatır. Çünkü sattığımızı yerine koyamıyoruz. Bizim küçük esnafımız, malı bittikten sonra talep ediyor veya toptancısından getirtiyor, rafına koymaya çalışıyor. Satmış olduğu 10 liralık malı, gidip 11 liraya almış oluyor. 11 liradan satarsa 12 liraya alıyor. Dolayısıyla devamlı sermayesi küçülmüş oluyor ve çeşitliliği de azalmış oluyor. Onun için bu gibi durumlarda küçük esnaf ayakta durmakta zorlanıyor.” İfadelerini kullandı.
Küçük esnafın, işletmelerinde farklılık yaratması gerektiğini söyleyen Yaşagör, özellikle sezon dışı ürünlerde rekabete girmeleri yönünde uyarıda bulundu. Yaşagör, ““Bu anlamda bakkalların araştırmacı olması lazım. Ticaret, bir yerde de algı yaratmak. Yani sezon dışı dediğimiz ürünlerle rekabete girmek. O ürünleri, müşteriye daha ucuz satabilme algısını yaratıp, belli alanlarda biraz daha rekabet gücünü ön plana çıkartıp, daha rekabetçi olmaya çalışması lazım. Ama bakıyoruz, bu fiyat geçişleri durağana girmediği sürece de hiçbir küçük esnaf rekabetçi konumuna da gelemiyor. Bu anlamda esnafın ayakta durması bundan dolayı da zorlaşıyor. Ama tabi esnaf arayış içerisinde olmalı, piyasayı çok güncel takip etmeli. Elindeki malı mümkün olduğu kadar yarıya indiğinde, yerine yeni mal koymanın yollarını bulmalı. Tezgahını sıfırlamadan o çeşidini tamamlamalı. Bunu yapabilenler ayakta kalabilecektir. Yapamazlarsa esnaf sayısı düşecektir.” Sözleri ile izlenmesi gereken yolu aktardı.
“Kredi Kartı satışları etkiliyor”
Kredi kartı kullanımının artması ile nakit satışların devamlı olarak azaldığını söyleyen Yaşagör, pos kullanımında da yüksek komisyonların esnafı zorladığını dile getirdi. Bazı ürünlerde komisyonlardan dolayı fark istenilebildiğini söyleyen Yaşagör, “Nakit satışlarımız günden güne, devamlı azalıyor. Dolayısıyla müşteriler kredi kartını daha çok kullanıyor. Çoğu esnafımızda pos cihazı var, kullanıyoruz. Tabi ki cihazdan ücret alındığı zaman, 28-30-32 günde ücretin bize geri dönüşü var. Ertesi gün ücret almak istediğimiz zaman, tabi ki banka komisyonları çok yüksek, dolayısıyla bazı ürünlerde pos çekmeme veya komisyon isteme gibi bir durumumuz var. Dolayısıyla bunlar da komisyon rakamlarını çok yüksek düzeyde artıracak. Rakamlar da kurtarmıyor veya müşteriler o komisyonu vermek istemiyor. Dolayısıyla kredi kartı kullanımı çoğaldıkça, bizim satışlarımızda düşme oluyor.” dedi.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





