CHP Edirne Milletteki Okan Gaytancıoğlu, Saroz körfezi ile ilgi yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
Dünyanın kendi kendini temizleyebilen nadir körfezlerinden birisidir Saroz körfezi.Her yıl Şubat-Nisan ve Temmuz aylarının 15-18’i arasında başlayıp 25-28’ine kadar devam eden bir 10 günlük temizleme işlemini SAROS körfezi doğal olarak kendi kendine gerçekleştirir.
Saroz körfezi aynı zamanda 1973 yılından beri doğal sit alanı olarak korunmaktadır. Kaptan Cousteau 1970’li yıllarda gemisi Calipso ile Türkiye ziyaretinde Saroz körfezi için ‘Kızıldenizin Kuzey versiyonu’ deyimini kullanmıştır. Hatta Çevre Bakanlığı da 2 yıl süreyle denizaltı ve bölgede yapmış olduğu incelemeler sonucunda SAROS körfezi için ‘İçinde barındırdığı zengin balık çeşitleri nedeniyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve doğal bir akvaryumdur’ ifadesini kullanmaktadır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diyor ki, Saroz körfezinde 144 çeşit balık, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngere ev sahipliği yapan, su altı zenginlikleri ile dolu ve sualtı etkinlikleri ile ilgilenenler için çok önemli bir bölgedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diyor ki, Saroz körfezi ve kıyıları jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, floristik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla ‘özel çevre koruma bölgesi’olarak ilan edilmişti. Hatta bölge Barselona sözleşmesi kapsamında korunmaktadır.
Şimdi ise aynı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Saroz’un tahribatını görmezden geliyor. Bölgenin 25 binlik ve 100 binlik planlarında yer almamasına rağmen FSRU limanı inşaatına izin veriyor. Bundan yaklaşık 2 yıl önce bölgemize kabus gibi çöken bir FSRU limanı yapımı projesi gündeme geldi. Nedir FSRU? - Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi –Floating Storage Regasification Unit. Sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) okyanus kanallarından geçirilmesi ve aktarılması sırasında FSRU gemileri kullanılıyor. Dolayısıyla bu geminin sıvılaştırılmış gazı boşaltması için bir limana ve boru hattına ihtiyacı var.
Bu liman ve boru hattı için Saroz’un en güzel yerlerinden birisi olan Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin arasında bir bölge seçilmiştir. Yani doğal SİT alanı seçilmiştir.Proje duyurulduğunda Keşan Sanayi ve Ticaret Odası, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünden bu limanın bölgeye olası etkileri konusunda bir değerlendirme raporu talep etmiştir.Rapor Eylül 2018’de tamamlanmış ve Çevre Bakanlığının web sayfasında da yer almıştır. Rapor özetle,buraya yanaşacak 300 metre boyundaki gemilerin pervanesinin çapı 10 metre olduğunu ve bu pervane döndüğünde 60-70 metre derinliğindeki suyu çevirdiği için girdap yarattığını bildirerek balık yuvalarını tamamen tahrip ettiği, bölgede diri bir fay hattı olduğundan tutun da gemilerin yaratacağı girdabın bölgedeki flora ve faunayı olumsuz etkileyeceğinive bu nedenle ortaya koymuştur.
Konu bir anda bölgenin gündemine girmiş ve Sazlıdere köyünde ÇED halkın bilgilendirilmesi toplantısı yapılmıştır. Projede 35 km boru hattı döşenecek ve 10 binden fazla ağaç kesileceği için bölge halkının ciddi tepkileri nedeniyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilememesine rağmen ÇED süreci başlatılmıştır.
ÇED raporu Mart 2020’de tamamlanmış ve 10 farklı disiplinden bilim uzmanının tamamı ÇED raporuna olumsuz görüş bildirmiştir. Bu rapor sonucuna göre Keşan Kent Konseyi ve Saroz Çevre Gönüllüleri Dayanışması Edirne Bölge İdare Mahkemesine başvurmuş ve ÇED iptali kararı almıştır. Yani projeye başlanılmamıştır.
Maalesef bu işin yüklenicisi BOTAŞ, Çevre Bakanlığına başvurmuş ve herkesin evde olduğu, kimsenin KOVİD-19’dan dolayı sokağa çıkmadığı bir ortamda 6 Mayıs 2020 günü Ankara’da İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nu toplamış ve yeni bir ÇED süreci başlatmıştır. Bu süre içerisinde bölge halkı, sivil toplum örgütleri projeye ciddi tepkiler göstermiş ve her ortamda tepkisini dile getirmiştir. Hatta bölge halkı 170 bin imza toplayarak projeye karşı olduğunu açıkça ifade etmiştir.2. ÇED süreci 8 Kasım 2020’de başlamıştır. 8 Kasım 2020 günü BOTAŞ yetkilileri, mahkeme heyeti ve izin verilen çok az sayıda bölge halkı ile tanıtım yapılmış ve 10 farklı disiplinden oluşan bilirkişi heyetine dosyalar verilerek 2 aylık bir sürede incelemelerini tamamlayarak raporlarını teslim etmeleri istenmiştir.
Boru hattı döşenecek arazi ve liman yapılacak bölgenin 7 km ilerisinde aktif ve diri bir fay hattı bulunmaktadır. Bundan dolayı deprembilimciler ve jeologlar bu projeye karşıdır.
Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin kendine özgü bir tarımsal potansiyeli vardır. Bundan dolayı ziraat mühendisleri bu projeye karşıdır.
Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin taraması yapılmış, proje inşaat açısından incelenmiş ve uygun olmadığından dolayı inşaat mühendisleri karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin endemik bitki örtüsü olduğu için BİYOLOGLAR ve kuşbilimciler karşıdır.Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgede bulunan tüm bitki ve hayvan çeşitleri olumsuz etkileneceği açıklandığı için çevre mühendisleri karşıdır.
Size söz veriyorum CHP iktidarında inşaat hangi noktadaysa onu durdurup doğal haline geri döndüreceğiz. Saroz bize atalarımızdan mirastır. Bölgenin karşı kıyısında 100 yıl önce Kurtuluş savaşının kıvılcımı Çanakkale de atılmıştır. Yüzbinlerce şehit kanı ile sulanmış bölgede Katar sermayesinin iş yapmasına izin verilmemesi gerekir.” (Haber Merkezi)
Dünyanın kendi kendini temizleyebilen nadir körfezlerinden birisidir Saroz körfezi.Her yıl Şubat-Nisan ve Temmuz aylarının 15-18’i arasında başlayıp 25-28’ine kadar devam eden bir 10 günlük temizleme işlemini SAROS körfezi doğal olarak kendi kendine gerçekleştirir.
Saroz körfezi aynı zamanda 1973 yılından beri doğal sit alanı olarak korunmaktadır. Kaptan Cousteau 1970’li yıllarda gemisi Calipso ile Türkiye ziyaretinde Saroz körfezi için ‘Kızıldenizin Kuzey versiyonu’ deyimini kullanmıştır. Hatta Çevre Bakanlığı da 2 yıl süreyle denizaltı ve bölgede yapmış olduğu incelemeler sonucunda SAROS körfezi için ‘İçinde barındırdığı zengin balık çeşitleri nedeniyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve doğal bir akvaryumdur’ ifadesini kullanmaktadır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diyor ki, Saroz körfezinde 144 çeşit balık, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngere ev sahipliği yapan, su altı zenginlikleri ile dolu ve sualtı etkinlikleri ile ilgilenenler için çok önemli bir bölgedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı diyor ki, Saroz körfezi ve kıyıları jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, floristik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla ‘özel çevre koruma bölgesi’olarak ilan edilmişti. Hatta bölge Barselona sözleşmesi kapsamında korunmaktadır.
Şimdi ise aynı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Saroz’un tahribatını görmezden geliyor. Bölgenin 25 binlik ve 100 binlik planlarında yer almamasına rağmen FSRU limanı inşaatına izin veriyor. Bundan yaklaşık 2 yıl önce bölgemize kabus gibi çöken bir FSRU limanı yapımı projesi gündeme geldi. Nedir FSRU? - Yüzer Depolama ve Yeniden Gazlaştırma Ünitesi –Floating Storage Regasification Unit. Sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) okyanus kanallarından geçirilmesi ve aktarılması sırasında FSRU gemileri kullanılıyor. Dolayısıyla bu geminin sıvılaştırılmış gazı boşaltması için bir limana ve boru hattına ihtiyacı var.
Bu liman ve boru hattı için Saroz’un en güzel yerlerinden birisi olan Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin arasında bir bölge seçilmiştir. Yani doğal SİT alanı seçilmiştir.Proje duyurulduğunda Keşan Sanayi ve Ticaret Odası, ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünden bu limanın bölgeye olası etkileri konusunda bir değerlendirme raporu talep etmiştir.Rapor Eylül 2018’de tamamlanmış ve Çevre Bakanlığının web sayfasında da yer almıştır. Rapor özetle,buraya yanaşacak 300 metre boyundaki gemilerin pervanesinin çapı 10 metre olduğunu ve bu pervane döndüğünde 60-70 metre derinliğindeki suyu çevirdiği için girdap yarattığını bildirerek balık yuvalarını tamamen tahrip ettiği, bölgede diri bir fay hattı olduğundan tutun da gemilerin yaratacağı girdabın bölgedeki flora ve faunayı olumsuz etkileyeceğinive bu nedenle ortaya koymuştur.
Konu bir anda bölgenin gündemine girmiş ve Sazlıdere köyünde ÇED halkın bilgilendirilmesi toplantısı yapılmıştır. Projede 35 km boru hattı döşenecek ve 10 binden fazla ağaç kesileceği için bölge halkının ciddi tepkileri nedeniyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilememesine rağmen ÇED süreci başlatılmıştır.
ÇED raporu Mart 2020’de tamamlanmış ve 10 farklı disiplinden bilim uzmanının tamamı ÇED raporuna olumsuz görüş bildirmiştir. Bu rapor sonucuna göre Keşan Kent Konseyi ve Saroz Çevre Gönüllüleri Dayanışması Edirne Bölge İdare Mahkemesine başvurmuş ve ÇED iptali kararı almıştır. Yani projeye başlanılmamıştır.
Maalesef bu işin yüklenicisi BOTAŞ, Çevre Bakanlığına başvurmuş ve herkesin evde olduğu, kimsenin KOVİD-19’dan dolayı sokağa çıkmadığı bir ortamda 6 Mayıs 2020 günü Ankara’da İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu’nu toplamış ve yeni bir ÇED süreci başlatmıştır. Bu süre içerisinde bölge halkı, sivil toplum örgütleri projeye ciddi tepkiler göstermiş ve her ortamda tepkisini dile getirmiştir. Hatta bölge halkı 170 bin imza toplayarak projeye karşı olduğunu açıkça ifade etmiştir.2. ÇED süreci 8 Kasım 2020’de başlamıştır. 8 Kasım 2020 günü BOTAŞ yetkilileri, mahkeme heyeti ve izin verilen çok az sayıda bölge halkı ile tanıtım yapılmış ve 10 farklı disiplinden oluşan bilirkişi heyetine dosyalar verilerek 2 aylık bir sürede incelemelerini tamamlayarak raporlarını teslim etmeleri istenmiştir.
Boru hattı döşenecek arazi ve liman yapılacak bölgenin 7 km ilerisinde aktif ve diri bir fay hattı bulunmaktadır. Bundan dolayı deprembilimciler ve jeologlar bu projeye karşıdır.
Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin kendine özgü bir tarımsal potansiyeli vardır. Bundan dolayı ziraat mühendisleri bu projeye karşıdır.
Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin taraması yapılmış, proje inşaat açısından incelenmiş ve uygun olmadığından dolayı inşaat mühendisleri karşıdır. Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgenin endemik bitki örtüsü olduğu için BİYOLOGLAR ve kuşbilimciler karşıdır.Boru hattı döşenecek ve liman yapılacak bölgede bulunan tüm bitki ve hayvan çeşitleri olumsuz etkileneceği açıklandığı için çevre mühendisleri karşıdır.
Size söz veriyorum CHP iktidarında inşaat hangi noktadaysa onu durdurup doğal haline geri döndüreceğiz. Saroz bize atalarımızdan mirastır. Bölgenin karşı kıyısında 100 yıl önce Kurtuluş savaşının kıvılcımı Çanakkale de atılmıştır. Yüzbinlerce şehit kanı ile sulanmış bölgede Katar sermayesinin iş yapmasına izin verilmemesi gerekir.” (Haber Merkezi)





