Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandeminin başlangıcından beri bir yıl geçtiğini bu süreçte Türkiye’de 385 sağlık çalışanının görev şehidi olduğunu söyledi.
Altun, “Edirne’mizde, bazıları aktif görevde olmasa da, 6 sağlık çalışanını kaybettik. Ülkemizde patolojinin duayenlerinden Prof. Dr. Feriha Öz, bölgemizin en eski hekimlerinden Çocuk Sağlığı ve Hast. Uzm. Dr. Muammer Öztarak, Diş Hekimi İrfan Yaylalı, Ecz. Süreyya Zıpkınkurt, Ecz. Tevfik Fikret Atılgan ve Ecz. Kalfası Kemal Derin’i kaybettik. Ülkemize yaptıkları hizmetlerden dolayı, Onları rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.” Dedi.
“117,5 MİLYONU AŞKIN KİŞİ HASTALANMIŞ,2,6 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN İSE ÖLMÜŞTÜR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemide hayatını kaybeden sağlık emekçilerini saygı ve özlemle anarak, toplumsal sağlık için demokrasi ve adalet istediklerini belirtti.
Altun, “Pandeminin birinci yılında acı ve öfke ile doluyuz. Pandeminin tüm yükünü sağlık emekçilerinin üstüne yıktığınız, süreci yönetemediğiniz, bizleri koruyamadığınız için tükendik ve öldük. 11 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan eyaletinde görülerek tüm dünyaya yayılan Sars-CoV-2 virüs enfeksiyonu kısa sürede DSÖ tarafından küresel alarm verilerek pandemi ilan edilmişti. Ülkemizde ise ilk vakanın 11 Mart günü görüldüğü açıklanmıştır. Pandeminin başlangıcından bugüne kadar 117,5 milyonu aşkın kişi hastalanmış,2,6 milyonun üzerinde insan ise ölmüştür. Hepsini bugün saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.” İfadelerine yer verdi.
“EN FAZLA YOKSUL, İŞÇİ, İŞSİZ, DAR GELİRLİ KESİM HASTALANMIŞ VEYA ÖLMÜŞTÜR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, vaka sayılarının düşük gösterilmesi ile bulaş zinciri Sağlık Bakanlığı eliyle büyütüldüğünü iddia ederek, “Bir yıllık sürede ısrarla sosyal ve ekonomik destek ile toplumsal hareketliliğin kısıtlanması sağlanmamış, aktif sürveyans ve filyasyon bir yana, endikasyonu olan herkese dahi test yapılmamış, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonunda sorunlar yaşanmış, vaka sayılarının düşük gösterilmesi ile bulaş zinciri Sağlık Bakanlığı eliyle büyütülmüştür.” Diye konuştu.
“İKTİDAR PANDEMİNİN EŞİTSİZLİĞİNİ BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandeminin ancak ortak akılla çözülebileceği bilinmesine rağmen iktidarın her şeyi ben bilirim, ben yaparım mantığı hakim olduğunu söyledi.
Altun, “ Sağlık Bakanlığı’nın Bilim Kurulu yapılanması olumlu karşılanmasına karşın başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere tüm sağlık meslek ve emek örgütlerini sürece dahil etmemesi, bilgi paylaşmaması ve şeffaf olmaması en büyük eksiklik olmuştur. İktidar pandemiyi fırsat bilerek antidemokratik uygulamalarını artırıp, bir basın açıklamasına dahi izin vermezken, tüm Demokratik Kitle Örgütleri, barolar ve derneklerin genel kurullarını iptal ederken, kendisi hınca hınç dolu salonlarda kongrelerini gerçekleştirip, vatandaşa yasakladığı cenaze törenlerini kalabalıklarla yaparak pandeminin eşitsizliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.” Şeklinde konuştu.
“BAŞARISIZLIKLAR SONUCUNDA 150 BİNDEN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANI HASTALANDI VE 385’Sİ VEFAT ETTİ”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına karşılık salgının başlangıcından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından yeterince korunamama, salgını yönetmedeki başarısızlıklar sonucunda 150 binden fazla sağlık çalışanı hastalanmış ve 385’si vefat ettiğini söyledi.
Altun, “
Ağır çalışma koşulları hekim ve sağlık çalışanlarında tükenmişlik yaratmıştır. İnsan hakları ve Uluslararası Çalışma Haklarına aykırı olarak emeklilik, izin ve istifa hakları ellerinden alınan sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşulları pandemi süresince kötüleşmiştir.” İfadelerini kullandı.
“KONTROLSÜZ BİR NORMALLEŞMEYE GİDİLMİŞTİR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemi döneminde şeffaf olmayan Sağlık Bakanlığının, aşı sürecinde de başarısız olduğunu, süreci şeffaflıkla yönetemeyip, toplumu tek aşıya mahkûm bıraktığını söyledi.
Altun, “Hala ülkemizde kaç doz aşı alındığı, toplamda ne kadar alınacağı, aşıların ne zaman geleceği, başka bir firmadan aşı alınıp alınmayacağı, aşı firmalarına ne kadar ödeme yapılacağı gibi sorularımıza ne yazık ki bugüne kadar Sağlık Bakanlığı yanıt vermemiştir. Günlük aşı doz uygulaması çok yetersiz olup, bu gidişle ancak 2 yıla yakın bir sürede toplumun aşılaması yapılabilecektir. Aşılamanın eşitsizliklerden uzak, etik ilkeler ışığında, adil koşullar dayanılması esas olmalıdır. Dünyada ve ülkemizde varyant virüs artışı hızla devam etmektedir. Son açıklanan haritada ülkemizin yarısından fazlası çok yüksek risk ve yüksek riskli iken ve yeni tedbirler alınması gerekirken kontrolsüz bir normalleşmeye gidilmiştir. Bunun sonuçları ne yazık ki hepimize tüm toplum olarak yeni bir pandemi artışı olarak yansıyacak, bu durum ise yeni hastalanma ve ölüm oranlarını da beraberinde getirecektir.” İfadelerine yer verdi.
“KOVID-19 MESLEK HASTALIĞIDIR”
TTB Edirne Tabip Odası Başkanı Prof Dr. Gürcan Altun, 14 Mart’ta sağlık çalışanlarının talepleri dile getirdi.
Altun şunları kaydetti; “KOVID-19 meslek hastalığıdır, önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilsin. Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın. Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın. Emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin.”
“BÜTÜN GÜCÜMÜZE RAĞMEN BİZ SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZI KORUYAMADIK”
Sağlık çalışanlarını anma etkinliği kapsamında konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “KOVİD-19’un ciddi bir dünya savaşı olduğunu bu savaşın neferlerinin en önünde sağlık çalışanları olduğunu belirterek 365 sağlık çalışanın salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.
Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Tanrıkulu, “Bu ciddi bir savaş, dünya savaşı. Bu savaşın neferlerinin en önünde sağlık çalışanları var. Ne yazık ki 385 tane sağlık çalışanımızı kaybettik. Bir doktor öldüğünde aslında onun kurtaracağı hayatlar, canlar, hastalar da ölüyor. Bütün gücümüze rağmen biz sağlık çalışanlarımızı koruyamadık. Bu kadar yoğun çalışan ve ‘mesaim bitince gidiyorum’ demeyen sağlık çalışanlarımız var. Bizler gerçekten çalışırken aslında ailelerimizi, kendimizi kaybediyoruz. Bunlara rağmen ölüyoruz, şiddete maruz kalıyoruz ve çok ciddi şekilde yoksunluklar yaşıyoruz. Bugün 11 Mart ve biz bugün Türk Tabipler Birliği olarak Kovid den dolayı sağlık çalışanlarını andık. 1 yıl geçti, artık tükendik. Sağlık çalışanlarımız artık tükendi. Bir an önce bütün akil insanların, erklerin, bizi yöneten insanların, kimseyi ötelemeyerek buna müdahil olması gerekiyor. Meslek şehitlerimizi saygıyla anıyorum” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
Altun, “Edirne’mizde, bazıları aktif görevde olmasa da, 6 sağlık çalışanını kaybettik. Ülkemizde patolojinin duayenlerinden Prof. Dr. Feriha Öz, bölgemizin en eski hekimlerinden Çocuk Sağlığı ve Hast. Uzm. Dr. Muammer Öztarak, Diş Hekimi İrfan Yaylalı, Ecz. Süreyya Zıpkınkurt, Ecz. Tevfik Fikret Atılgan ve Ecz. Kalfası Kemal Derin’i kaybettik. Ülkemize yaptıkları hizmetlerden dolayı, Onları rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.” Dedi.
“117,5 MİLYONU AŞKIN KİŞİ HASTALANMIŞ,2,6 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN İSE ÖLMÜŞTÜR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemide hayatını kaybeden sağlık emekçilerini saygı ve özlemle anarak, toplumsal sağlık için demokrasi ve adalet istediklerini belirtti.
Altun, “Pandeminin birinci yılında acı ve öfke ile doluyuz. Pandeminin tüm yükünü sağlık emekçilerinin üstüne yıktığınız, süreci yönetemediğiniz, bizleri koruyamadığınız için tükendik ve öldük. 11 Aralık 2019 tarihinde Çin’in Wuhan eyaletinde görülerek tüm dünyaya yayılan Sars-CoV-2 virüs enfeksiyonu kısa sürede DSÖ tarafından küresel alarm verilerek pandemi ilan edilmişti. Ülkemizde ise ilk vakanın 11 Mart günü görüldüğü açıklanmıştır. Pandeminin başlangıcından bugüne kadar 117,5 milyonu aşkın kişi hastalanmış,2,6 milyonun üzerinde insan ise ölmüştür. Hepsini bugün saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.” İfadelerine yer verdi.
“EN FAZLA YOKSUL, İŞÇİ, İŞSİZ, DAR GELİRLİ KESİM HASTALANMIŞ VEYA ÖLMÜŞTÜR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, vaka sayılarının düşük gösterilmesi ile bulaş zinciri Sağlık Bakanlığı eliyle büyütüldüğünü iddia ederek, “Bir yıllık sürede ısrarla sosyal ve ekonomik destek ile toplumsal hareketliliğin kısıtlanması sağlanmamış, aktif sürveyans ve filyasyon bir yana, endikasyonu olan herkese dahi test yapılmamış, hastane tedavisi gerekmeyen hastaların izolasyonunda sorunlar yaşanmış, vaka sayılarının düşük gösterilmesi ile bulaş zinciri Sağlık Bakanlığı eliyle büyütülmüştür.” Diye konuştu.
“İKTİDAR PANDEMİNİN EŞİTSİZLİĞİNİ BİR KEZ DAHA GÖZLER ÖNÜNE SERMİŞTİR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandeminin ancak ortak akılla çözülebileceği bilinmesine rağmen iktidarın her şeyi ben bilirim, ben yaparım mantığı hakim olduğunu söyledi.
Altun, “ Sağlık Bakanlığı’nın Bilim Kurulu yapılanması olumlu karşılanmasına karşın başta Türk Tabipleri Birliği olmak üzere tüm sağlık meslek ve emek örgütlerini sürece dahil etmemesi, bilgi paylaşmaması ve şeffaf olmaması en büyük eksiklik olmuştur. İktidar pandemiyi fırsat bilerek antidemokratik uygulamalarını artırıp, bir basın açıklamasına dahi izin vermezken, tüm Demokratik Kitle Örgütleri, barolar ve derneklerin genel kurullarını iptal ederken, kendisi hınca hınç dolu salonlarda kongrelerini gerçekleştirip, vatandaşa yasakladığı cenaze törenlerini kalabalıklarla yaparak pandeminin eşitsizliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.” Şeklinde konuştu.
“BAŞARISIZLIKLAR SONUCUNDA 150 BİNDEN FAZLA SAĞLIK ÇALIŞANI HASTALANDI VE 385’Sİ VEFAT ETTİ”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarına karşılık salgının başlangıcından itibaren Sağlık Bakanlığı tarafından yeterince korunamama, salgını yönetmedeki başarısızlıklar sonucunda 150 binden fazla sağlık çalışanı hastalanmış ve 385’si vefat ettiğini söyledi.
Altun, “
Ağır çalışma koşulları hekim ve sağlık çalışanlarında tükenmişlik yaratmıştır. İnsan hakları ve Uluslararası Çalışma Haklarına aykırı olarak emeklilik, izin ve istifa hakları ellerinden alınan sağlık çalışanlarının özlük hakları ve çalışma koşulları pandemi süresince kötüleşmiştir.” İfadelerini kullandı.
“KONTROLSÜZ BİR NORMALLEŞMEYE GİDİLMİŞTİR”
Prof. Dr. Gürcan Altun, Pandemi döneminde şeffaf olmayan Sağlık Bakanlığının, aşı sürecinde de başarısız olduğunu, süreci şeffaflıkla yönetemeyip, toplumu tek aşıya mahkûm bıraktığını söyledi.
Altun, “Hala ülkemizde kaç doz aşı alındığı, toplamda ne kadar alınacağı, aşıların ne zaman geleceği, başka bir firmadan aşı alınıp alınmayacağı, aşı firmalarına ne kadar ödeme yapılacağı gibi sorularımıza ne yazık ki bugüne kadar Sağlık Bakanlığı yanıt vermemiştir. Günlük aşı doz uygulaması çok yetersiz olup, bu gidişle ancak 2 yıla yakın bir sürede toplumun aşılaması yapılabilecektir. Aşılamanın eşitsizliklerden uzak, etik ilkeler ışığında, adil koşullar dayanılması esas olmalıdır. Dünyada ve ülkemizde varyant virüs artışı hızla devam etmektedir. Son açıklanan haritada ülkemizin yarısından fazlası çok yüksek risk ve yüksek riskli iken ve yeni tedbirler alınması gerekirken kontrolsüz bir normalleşmeye gidilmiştir. Bunun sonuçları ne yazık ki hepimize tüm toplum olarak yeni bir pandemi artışı olarak yansıyacak, bu durum ise yeni hastalanma ve ölüm oranlarını da beraberinde getirecektir.” İfadelerine yer verdi.
“KOVID-19 MESLEK HASTALIĞIDIR”
TTB Edirne Tabip Odası Başkanı Prof Dr. Gürcan Altun, 14 Mart’ta sağlık çalışanlarının talepleri dile getirdi.
Altun şunları kaydetti; “KOVID-19 meslek hastalığıdır, önerdiğimiz yasa tasarısı kabul edilsin. Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın. Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın. Emekliliğimize de yansıyacak temel ücret ile ekonomik ve özlük haklarımız iyileştirilsin.”
“BÜTÜN GÜCÜMÜZE RAĞMEN BİZ SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZI KORUYAMADIK”
Sağlık çalışanlarını anma etkinliği kapsamında konuşan Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “KOVİD-19’un ciddi bir dünya savaşı olduğunu bu savaşın neferlerinin en önünde sağlık çalışanları olduğunu belirterek 365 sağlık çalışanın salgın nedeniyle hayatını kaybettiğini söyledi.
Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Tanrıkulu, “Bu ciddi bir savaş, dünya savaşı. Bu savaşın neferlerinin en önünde sağlık çalışanları var. Ne yazık ki 385 tane sağlık çalışanımızı kaybettik. Bir doktor öldüğünde aslında onun kurtaracağı hayatlar, canlar, hastalar da ölüyor. Bütün gücümüze rağmen biz sağlık çalışanlarımızı koruyamadık. Bu kadar yoğun çalışan ve ‘mesaim bitince gidiyorum’ demeyen sağlık çalışanlarımız var. Bizler gerçekten çalışırken aslında ailelerimizi, kendimizi kaybediyoruz. Bunlara rağmen ölüyoruz, şiddete maruz kalıyoruz ve çok ciddi şekilde yoksunluklar yaşıyoruz. Bugün 11 Mart ve biz bugün Türk Tabipler Birliği olarak Kovid den dolayı sağlık çalışanlarını andık. 1 yıl geçti, artık tükendik. Sağlık çalışanlarımız artık tükendi. Bir an önce bütün akil insanların, erklerin, bizi yöneten insanların, kimseyi ötelemeyerek buna müdahil olması gerekiyor. Meslek şehitlerimizi saygıyla anıyorum” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





