Piyasada birçok farklı çeşitte bal tüketicilere sunuluyor. Ancak tüketiciler gerçek balla sahte balı ayırt edemiyor. Uzmanlar, sahte balla gerçek balın sadece laboratuvar ortamında ayırt edilebileceğini belirtiyor.
Birçok farklı türü bulunan bal tüketicilerin en çok doğallık aradığı ürünlerin başında geliyor. Doğal bal talebinin oldukça fazla olması faydalarının çokluğuyla örtüşüyor.
Uzman Arıcı İbrahim Arı, tüketicilerin balın gerçek olup olmadığını tadına, kokusuna, görünüşüne veya kıvamına bakarak anlamalarının mümkün olmadığını ifade ederek, “Bu ancak gıda kontrol laboratuvarlarında yapılan gelişmiş analizlerle mümkündür.” dedi.
Arı, isteyen tüketicilerin ballarını Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş gıda kontrol laboratuvarlarında analiz ettirebileceklerini belirtti.
Balın yapısında yaklaşık yüzde 80 oranında meyve şekeri bulunduğuna dikkat çeken Arı, zamanla balın doygunluğa ulaşıp içindeki sudan ayrılarak küçük kristaller oluşturmasının “kristalizasyon” veya “şekerlenme” olarak adlandırıldığını söyledi. Donan balları da ise 50 dereceyi geçmezse herhangi bir sorun teşkil etmiyor ama 45 ila 50 dereceyi geçerse bal bal özelliğini kaybedeceğini aktardı.
Bu sürecin balda doğal olarak gerçekleşebileceğini belirten Arı, şu ifadeleri kullandı:
“Güvenilir markalardan ve üreticilerden alınabilir. Her malın belli bir maliyeti var ona göre satılır. Bunlara da dikkat etmek gerekiyor. Kristalize olan bal kesinlikle sahtedir’ diyemeyiz, fakat kristalize olan bala ‘gerçek baldır’ da diyemeyiz. Aynı şekilde akışkan bala da ‘gerçek ya da sahte’ diyemeyiz. Bu bir gösterge değildir.”
Tüketicilere, güvenilir markaları tercih etmeleri önerildi.(Haber. Gülşah AK)





