Altun, taleplerinin karşılanmaması durumunda uzun süreli iş bırakma eylemine gidebileceklerini ifade ederek, “Bize dayatılan bu çalışma koşulları, emeğimizin karşılığı olmayan ücretlerin kader olmadığını biliyoruz. Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz.” Dedi.
Türk Tabipler Birliği (TTB)’in çağrısıyla hekimler 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması düzenleyerek, Özlük haklarındaki düzenlemenin TBMM’ye getirilmesi için iş bırakma eylemi yaptı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir araya gelen hekimler ‘Emek bizim, söz bizim’, ‘Sağlık 5 dakikaya sığmaz’ dövizleriyle sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.
Basın açıklamasını okuyan Edirne Tabip odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, artık geçinemediklerini vurguladı.
Altun, “Pandemi döneminde sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında artan zorlukların yanı sıra ekonomik krizin de derinleştirdiği ekonomik haklarımız ile ilgili büyük kayıpları yaşamaya devam ediyoruz. Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplum kesimleri gibi bizler de artık geçinemiyoruz. Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sistemin tüm yükünü ise sağlık emekçileri çekmekte, emeklerinin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmektedirler.” Diye konuştu.
“EKONOMİK VE ÖZLÜK HAKLARIMIZIN İYİLEŞTİRİLMESİNİ İSTEDİK”
Son 6 ay içinde onlarca etkinlik yaparak seslerini duyurmaya çalıştıklarını ifade eden Altun, “ Hastane önlerinden, il ve ilçe sağlık müdürlükleri önünden ve alanlardan seslendik. Bakanlığa, siyasi partilere ve TBMM’ye taleplerimizi ilettik. Çok sayıda eylem ve etkinlikle sesimizi duyurmaya çalıştık. 30 Haziran 2021 tarihinde aile hekimleri için yayımlanan ceza yönetmeliğine karşı Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da mitingler gerçekleştirdik, defalarca iş bıraktık. Asistan hekimler başta olmak üzere sağlık emekçilerinin angarya çalışma koşullarına “Çalışırken ölmek istemiyoruz! Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz!” söylemiyle eylemler yaptık, iş bıraktık. “Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz - Emek Bizim, Söz Bizim” diyerek başlattığımız yürüyüş sonrasında gerçekleştirdiğimiz BEYAZ FORUM ile taleplerimizi duyurduk. Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikaların durdurulması, sağlık hizmetlerinin toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmesi, sermayeye değil, sağlığa bütçe ayrılması için önerilerimizi, taleplerimizi ifade ederek ekonomik ve özlük haklarımızın iyileştirilmesini istedik.” Diyerek hekimlerin taleplerini dile getirdi.
“GENÇ HEKİMLER ÜLKEYİ TERK ETMEKTEDİR”
Hekimlerin ülkeyi terk ettiğini vurgu yapan Prof. Dr. Altun, taleplerinin karşılanmaması durumunda uzun süreli iş bırakma eylemine gideceklerini söyledi. Altun, “Bugün burada bulunmamızın nedenlerinden biri de genç hekimlere ve hekim adaylarına karşı olan sorumluluğumuzdur. Bundan on yıl önce 2012’de yurtdışında çalışmak için TTB’den belge alan hekim sayısı 60 iken, 2022 yılı ocak ayında bu sayı 195’e çıkmıştır. 2021 yılında yurtdışına giden hekim sayısı Hacettepe, Çapa ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri’nden bir yılda mezun olan hekim sayısından daha fazladır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, ağır çalışma koşulları, insanca yaşayabilecek ücretten yoksun olma gibi nedenlerle umudunu yitiren genç hekimler ülkeyi terk etmektedir. Bugün burada bulunmamızın bir diğer nedeni de, MHRS sistemi üzerinden beş dakikada bir muayene randevusu dayatması ile nitelikli sağlık hakkı gasp edilen, aylar sonrasına bile randevu alamayan, aldığı sağlık hizmetinden kuşku duyan halkımızın nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz bir sağlık sistemine kavuşması içindir. Yaşama adanmış bir mesleğin mensupları olarak, hakkımızı gasp eden bu bozuk düzene karşı alternatifsiz değiliz. Bize dayatılan bu çalışma koşulları, emeğimizin karşılığı olmayan ücretlerin kader olmadığını biliyoruz. Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz. Taleplerimizin karşılanmaması durumunda daha uzun süreli G(ö)REV’e hazır olduğumuzu da buradan kamuoyuna bildiriyoruz.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)
Türk Tabipler Birliği (TTB)’in çağrısıyla hekimler 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması düzenleyerek, Özlük haklarındaki düzenlemenin TBMM’ye getirilmesi için iş bırakma eylemi yaptı. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde bir araya gelen hekimler ‘Emek bizim, söz bizim’, ‘Sağlık 5 dakikaya sığmaz’ dövizleriyle sorunlarını ve taleplerini dile getirdi.
Basın açıklamasını okuyan Edirne Tabip odası Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, artık geçinemediklerini vurguladı.
Altun, “Pandemi döneminde sağlık emekçilerinin çalışma koşullarında artan zorlukların yanı sıra ekonomik krizin de derinleştirdiği ekonomik haklarımız ile ilgili büyük kayıpları yaşamaya devam ediyoruz. Siyasal iktidar sağlık hizmetlerini üreten hekimlerin ve sağlık çalışanlarının haklarını görmezden gelmekte, tercihini sermayeden yana kullanmaktadır. Tüm toplum kesimleri gibi bizler de artık geçinemiyoruz. Koruyucu sağlık hizmetlerinden daha çok tedavi edici sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sağlık hizmet sunumunda sevk zincirinin tamamen ortadan kaldırıldığı, kışkırtılmış sağlık talebi yaratan bu sağlık sistemi toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkını elinden almaktadır. Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, katkı-katılım payları ile ekonomik krizin derinleştiği koşullarda yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Bu işlemeyen, sağlık değil sağlıksızlık üreten sistemin tüm yükünü ise sağlık emekçileri çekmekte, emeklerinin karşılığını alamadan her geçen gün umutsuzluğa sürüklenmektedirler.” Diye konuştu.
“EKONOMİK VE ÖZLÜK HAKLARIMIZIN İYİLEŞTİRİLMESİNİ İSTEDİK”
Son 6 ay içinde onlarca etkinlik yaparak seslerini duyurmaya çalıştıklarını ifade eden Altun, “ Hastane önlerinden, il ve ilçe sağlık müdürlükleri önünden ve alanlardan seslendik. Bakanlığa, siyasi partilere ve TBMM’ye taleplerimizi ilettik. Çok sayıda eylem ve etkinlikle sesimizi duyurmaya çalıştık. 30 Haziran 2021 tarihinde aile hekimleri için yayımlanan ceza yönetmeliğine karşı Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da mitingler gerçekleştirdik, defalarca iş bıraktık. Asistan hekimler başta olmak üzere sağlık emekçilerinin angarya çalışma koşullarına “Çalışırken ölmek istemiyoruz! Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz!” söylemiyle eylemler yaptık, iş bıraktık. “Karanlığa Karşı; Önlüğümüzün Beyazına, Özlük Haklarımıza, Halkın Sağlık Hakkına Sahip Çıkıyoruz - Emek Bizim, Söz Bizim” diyerek başlattığımız yürüyüş sonrasında gerçekleştirdiğimiz BEYAZ FORUM ile taleplerimizi duyurduk. Sağlıkta özelleştirmeci, piyasacı politikaların durdurulması, sağlık hizmetlerinin toplumcu bir anlayışla yeniden inşa edilmesi, sermayeye değil, sağlığa bütçe ayrılması için önerilerimizi, taleplerimizi ifade ederek ekonomik ve özlük haklarımızın iyileştirilmesini istedik.” Diyerek hekimlerin taleplerini dile getirdi.
“GENÇ HEKİMLER ÜLKEYİ TERK ETMEKTEDİR”
Hekimlerin ülkeyi terk ettiğini vurgu yapan Prof. Dr. Altun, taleplerinin karşılanmaması durumunda uzun süreli iş bırakma eylemine gideceklerini söyledi. Altun, “Bugün burada bulunmamızın nedenlerinden biri de genç hekimlere ve hekim adaylarına karşı olan sorumluluğumuzdur. Bundan on yıl önce 2012’de yurtdışında çalışmak için TTB’den belge alan hekim sayısı 60 iken, 2022 yılı ocak ayında bu sayı 195’e çıkmıştır. 2021 yılında yurtdışına giden hekim sayısı Hacettepe, Çapa ve Cerrahpaşa Tıp Fakülteleri’nden bir yılda mezun olan hekim sayısından daha fazladır. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, ağır çalışma koşulları, insanca yaşayabilecek ücretten yoksun olma gibi nedenlerle umudunu yitiren genç hekimler ülkeyi terk etmektedir. Bugün burada bulunmamızın bir diğer nedeni de, MHRS sistemi üzerinden beş dakikada bir muayene randevusu dayatması ile nitelikli sağlık hakkı gasp edilen, aylar sonrasına bile randevu alamayan, aldığı sağlık hizmetinden kuşku duyan halkımızın nitelikli, ulaşılabilir ve ücretsiz bir sağlık sistemine kavuşması içindir. Yaşama adanmış bir mesleğin mensupları olarak, hakkımızı gasp eden bu bozuk düzene karşı alternatifsiz değiliz. Bize dayatılan bu çalışma koşulları, emeğimizin karşılığı olmayan ücretlerin kader olmadığını biliyoruz. Oyalama değil, hakkımız olanı istiyoruz. Taleplerimizin karşılanmaması durumunda daha uzun süreli G(ö)REV’e hazır olduğumuzu da buradan kamuoyuna bildiriyoruz.” İfadelerini kullandı. (Haber-Fotoğraf: Ali KARAMAN)





