Edirne 1. Sultan Murat Devlet Hastanesi önünde yapılan basın açıklamasında 11 Marttan bu yana Ülke olarak Kovid 19 salgınına karşı mücadele verildiğine değinen Edirne Şube Başkanı Alim Kanpolat, “ Tüm zorluklara rağmen Sağlık çalışanları arkadaşlarım dün bugün ve yarın olağanüstü bir çalışma azmini ortaya koymuş ve koymakta, kendi hayatlarını hiçe saymakta gösterdikleri fedakârlık ve ailelerinden aylarca uzak kalarak yaptıkları hizmetle tarihe geçmiştir” dedi. Bildiği üzere binlerce sağlık çalışanının cephenin en önünde savaşarak Kovid’ e yakalandığını söyleyen Kanpolat, “sağlık çalışanları halen Kovid’e yakalanmaya devam ediyor ve hayatını kaybederek şehit oluyorlar. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Ateş Kara diyor ki canımız yanıyor, hasta sayısı gittikçe artıyor. Gidişat iyi değil, Böyle giderse tedavi edecek sağlık çalışanı bulamayacağız' diyor. Ben de Bugün buradan bir kez daha şehitlerimize Allah'tan rahmet, hasta olan tüm arkadaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Salgının ortaya çıktığı ilk günden beri süreç çok kritik olduğu için Sağlık çalışanları olarak bizde oldukça hassas davrandık. Sağlık hizmetlerinin sıkıntıya girmemesi, sağlık çalışanlarının sağlığının korunması halkımızın sağlığının korunması adına uyarılarda ve önerilerde bulunduk. Takip eden süreçte Sağlık Bakanı tarafından sağlık çalışanlarının alkışlandıklarını, Milletin ve devletin her kademesinden sağlık çalışanlarına teşekkür edilip, takdir edildiklerini hep beraber gördük izledik. Her ne kadar alkışlar ve teşekkürler güzel ise de asıl meselenin sağlık çalışanlarının sorunlarını görüp, bunların bir an önce çözülmesi gerektiğini belirttik. Bugün Sağlık çalışanları olarak Neden mi buradayız bunu bir kez daha belirtmek istiyorum. İşte biz sağlık çalışanları gece gündüz çalışıyoruz. İş riskimiz var Nöbetlerden dolayı çoluk çocuğumuzla doğru dürüst fırsat bulup iletişim bile kuramıyoruz. Ayda neredeyse 250-280 saat mesai yapıp yıpranıyoruz. Bir döner sermaye alıyorduk seneler önceden. İşte bu bizim döner sermayemizi adına performans sistemi getiriyoruz diyerek elimizden aldılar, Sağlık çalışanları olarak artık 5 kuruş dahi döner sermaye alamaz olduk. İşte biz bu kadar çalışmamızın karşılığını Sağlık Bakanımızdan bir düzenleme yaparak emeğimizin karşılığı olanı vermesini haklı olarak istiyoruz, çalışanların emeğinin karşılığını ödeyecek bir değer olmadığını ama alın terlerinin de heba edilmemesini ısrarla dile getiriyoruz. Ne yazık ki onlarsa toplum nezdin de çözümü 6 aylık bu süreçte 3 ay süren adı tavandan ama kendi yavandan olan bir ek ödeme ile sorunların geçiştirilmesi, bırakın yarınımızı güvence altına almayı, günü kurtarma değil ancak saati kurtarmak adına yapılan bu işle tüm sorunlar çözülmüş gibi bir hava oluşturuldu. Her yanı adaletsizliği nedeniyle dökülen ek ödeme sanki ikinci bir maaş gibi gösterildi. Dünyaya övgüyle bahsettiğimiz filasyon çalışmasında aktif görev alan aile hekimliği çalışanlarına bir kuruş bile ödeme yapılmayarak adeta emekleri yok sayıldı. Diş Hekimlerimiz, ağız diş sağlığı çalışanlarımız mağdur edildi. Hâlbuki sağlık çalışanlarının beklediği gerçek anlamda ve adaletli bir şekilde ücretlerinde artış yapılmasıydı. Biz bu konuda taban aylığa artış yapılması talebimizi gündeme getirmemize rağmen ücretlerde bir iyileştirme olmadı” dedi.
“EK ÖDEME DEĞİL TEK ÖDEME İSTİYORUZ”
Bir kez daha yüksek sesle haykırdıklarını söyleyerek Kanpolat şunları ifade etti; Ek Ödeme değil Tek Ödeme istiyoruz. Ancak böylelikle gerçek anlamda bir iyileştirmeden söz etmek mümkündür. Bunun dışında; Salgının artığı bugünlerde Sağlık çalışanları yine fedakârca görevlerinin başındalar ama mutsuz ve umutsuzlar. Kırgın, kızgın ve yorgunlar. Fedakârlıklarının karşılığında kendilerine yapılanları görüyorlar. Hakları verilmediği gibi hak etmedikleri bir muameleye ile karşı karşıya kalıyorlar. Çalışanlar kronikleşen sorunlarının çözülmesi yerine yavandan ek ödemenin tekrar gündeme getirilmesi karşısında öfkeliler. Ek ödeme yerine maaşa zam şeklinde tek ödeme bekliyorlar. Dünyanın çeşitli ülkeleri sağlık çalışanlarının bu süreçte ücretlerini arttırırken salgınla mücadelede destan yazan sağlık çalışanlarına yapılanlar soruyorum reva mıdır? Bizim beklentimiz salgının seyrini arttırarak devam ettiği şu günlerde kahraman sağlık çalışanlarının taleplerinin yerine getirilmesidir, Virüsle mücadele eden kahramanların başka sorunlarla boğuşmaları sona ermelidir. Maaşlara acilen zam yapılmalı, ücretler iyileştirilmelidir. Bu iyileştirme sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli tüm çalışanları kapsamalı herhangi bir ayrıma gidilmemelidir. Döner sermaye sorununa sosyal taraflarla görüşülerek makul bir düzeyde çözüm üretilmelidir” dedi.
“YIPRANMA PAYININ HAYATA GEÇMESİ ZORUNLULUKTUR”
Söz verilen 3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kanpolat, “ Süresiz sözleşmelilere, 3+1 süreli sözleşmelilere, vekil ebe hemşireler ile kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına kadro verilmeli 4/A dışındaki tüm istihdam modelleri kamuda terk edilmelidir” dedi.
Mevcut yıpranma payı düzenlemesinin çalışanlar lehine acilen revize edilmesi gerektiğine değinen Kanpolat, “Salgınla mücadeledeki fedakârlıkları, virüse yakalanan sağlık çalışanlarının sayısı göz önüne alındığında makul bir yıpranma payının hayata geçmesi zorunluluktur. Salgınla mücadele sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanları başta olmak üzere görev esnasında hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanları yasal olarak şehit kabul edilmelidir. Bu çağrımız karşılıksız kalmamalı, yöneticiler sağlık çalışanları için üzerlerine düşeni yapmalıdırlar. Aile Hekimliğinde görev yapan çalışanlara mutlaka ilave bir ücret ödemesi yapılmalı ve unutulmuşlukları sonlandırılmalıdır. Aynı şeklide Adli Tıp Çalışanlarına da salgın nedeniyle bir ilave ödeme yapılmalıdır. Çünkü birçok Adli Tıp Müdürlüğü Grup başkanlıkları pandemi kuruluşu ilan edilmişlerdir. Sağlık çalışanları için dile getirdiğimiz taleplerimizin tamamı üniversite hastanelerinde fedakârca görev yapan arkadaşlarımız içinde geçerlidir. Bu konuda YÖK ve rektörlükler üstlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidirler. Kendi kuruluşlarında ne çalışanları mağdur edecek uygulamalara imza atmalı, ne de çalışanların herhangi bir ayrımcılığa uğramalarına müsaade etmelidirler, Bugün burada yaptığımız basın açıklamasıyla sağlık çalışanlarının arasında ayrım yapmayın, haklarını ayrımsız ve tam olarak verin diyoruz” ifadelerini kullandı.
“MESELELER KULAK ARKASI, SUMEN ALTI EDİLMEZ”
Emekleri ödenmeyecek kahramanların özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirin diyerek, tekrar gündeme getirerek çözüm istediklerini aktaran Kanpolat, “Kahraman sağlık çalışanlarının daha iyi şartlarda sağlık hizmeti sunması, daha iyi çalışma şartlarına ve imkânlarına kavuşması için söz söylüyoruz. Bugün baktığımızda hastanelerden aile hekimliklerine, sözleşmelilerden hizmetlilerimize, doktorumuzdan sağlık memuruna her çalışanın ortak sorunları mevcut olduğu gibi hayata geçmesi zaruri talepleri de var. Gayretimiz ve mücadelemiz bunların gerçekleşmesi içindir. Umut ediyoruz ki sağlık çalışanlarının sorunlarına ve taleplerine bakış açısı değişir. Umuyoruz ve diliyoruz ki meseleler kulak arkası, sumen altı edilmez, çalışanın aleyhine değil lehine olan düzenlemeler hayata geçer. Bu temennilerle koronavirüsle mücadelede Türkiye'nin dört bir yanında şifa dağıtan, Çalışma hayatındaki tüm zorluklara ve yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen özverili bir şekilde hizmet eden tüm kahraman sağlık çalışanlarına kolaylıklar diliyorum. Vatandaşlarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum; Sağlık çalışanlarının yüklerinin hafifletilmesi için Kovid-19 tedbirlerine yani maske-mesafe ve temizlik kuralına uyarak destek olun” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)
“EK ÖDEME DEĞİL TEK ÖDEME İSTİYORUZ”
Bir kez daha yüksek sesle haykırdıklarını söyleyerek Kanpolat şunları ifade etti; Ek Ödeme değil Tek Ödeme istiyoruz. Ancak böylelikle gerçek anlamda bir iyileştirmeden söz etmek mümkündür. Bunun dışında; Salgının artığı bugünlerde Sağlık çalışanları yine fedakârca görevlerinin başındalar ama mutsuz ve umutsuzlar. Kırgın, kızgın ve yorgunlar. Fedakârlıklarının karşılığında kendilerine yapılanları görüyorlar. Hakları verilmediği gibi hak etmedikleri bir muameleye ile karşı karşıya kalıyorlar. Çalışanlar kronikleşen sorunlarının çözülmesi yerine yavandan ek ödemenin tekrar gündeme getirilmesi karşısında öfkeliler. Ek ödeme yerine maaşa zam şeklinde tek ödeme bekliyorlar. Dünyanın çeşitli ülkeleri sağlık çalışanlarının bu süreçte ücretlerini arttırırken salgınla mücadelede destan yazan sağlık çalışanlarına yapılanlar soruyorum reva mıdır? Bizim beklentimiz salgının seyrini arttırarak devam ettiği şu günlerde kahraman sağlık çalışanlarının taleplerinin yerine getirilmesidir, Virüsle mücadele eden kahramanların başka sorunlarla boğuşmaları sona ermelidir. Maaşlara acilen zam yapılmalı, ücretler iyileştirilmelidir. Bu iyileştirme sağlık kurum ve kuruluşlarında görevli tüm çalışanları kapsamalı herhangi bir ayrıma gidilmemelidir. Döner sermaye sorununa sosyal taraflarla görüşülerek makul bir düzeyde çözüm üretilmelidir” dedi.
“YIPRANMA PAYININ HAYATA GEÇMESİ ZORUNLULUKTUR”
Söz verilen 3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Kanpolat, “ Süresiz sözleşmelilere, 3+1 süreli sözleşmelilere, vekil ebe hemşireler ile kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına kadro verilmeli 4/A dışındaki tüm istihdam modelleri kamuda terk edilmelidir” dedi.
Mevcut yıpranma payı düzenlemesinin çalışanlar lehine acilen revize edilmesi gerektiğine değinen Kanpolat, “Salgınla mücadeledeki fedakârlıkları, virüse yakalanan sağlık çalışanlarının sayısı göz önüne alındığında makul bir yıpranma payının hayata geçmesi zorunluluktur. Salgınla mücadele sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanları başta olmak üzere görev esnasında hayatını kaybeden tüm sağlık çalışanları yasal olarak şehit kabul edilmelidir. Bu çağrımız karşılıksız kalmamalı, yöneticiler sağlık çalışanları için üzerlerine düşeni yapmalıdırlar. Aile Hekimliğinde görev yapan çalışanlara mutlaka ilave bir ücret ödemesi yapılmalı ve unutulmuşlukları sonlandırılmalıdır. Aynı şeklide Adli Tıp Çalışanlarına da salgın nedeniyle bir ilave ödeme yapılmalıdır. Çünkü birçok Adli Tıp Müdürlüğü Grup başkanlıkları pandemi kuruluşu ilan edilmişlerdir. Sağlık çalışanları için dile getirdiğimiz taleplerimizin tamamı üniversite hastanelerinde fedakârca görev yapan arkadaşlarımız içinde geçerlidir. Bu konuda YÖK ve rektörlükler üstlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidirler. Kendi kuruluşlarında ne çalışanları mağdur edecek uygulamalara imza atmalı, ne de çalışanların herhangi bir ayrımcılığa uğramalarına müsaade etmelidirler, Bugün burada yaptığımız basın açıklamasıyla sağlık çalışanlarının arasında ayrım yapmayın, haklarını ayrımsız ve tam olarak verin diyoruz” ifadelerini kullandı.
“MESELELER KULAK ARKASI, SUMEN ALTI EDİLMEZ”
Emekleri ödenmeyecek kahramanların özlük hakları ve çalışma koşullarını iyileştirin diyerek, tekrar gündeme getirerek çözüm istediklerini aktaran Kanpolat, “Kahraman sağlık çalışanlarının daha iyi şartlarda sağlık hizmeti sunması, daha iyi çalışma şartlarına ve imkânlarına kavuşması için söz söylüyoruz. Bugün baktığımızda hastanelerden aile hekimliklerine, sözleşmelilerden hizmetlilerimize, doktorumuzdan sağlık memuruna her çalışanın ortak sorunları mevcut olduğu gibi hayata geçmesi zaruri talepleri de var. Gayretimiz ve mücadelemiz bunların gerçekleşmesi içindir. Umut ediyoruz ki sağlık çalışanlarının sorunlarına ve taleplerine bakış açısı değişir. Umuyoruz ve diliyoruz ki meseleler kulak arkası, sumen altı edilmez, çalışanın aleyhine değil lehine olan düzenlemeler hayata geçer. Bu temennilerle koronavirüsle mücadelede Türkiye'nin dört bir yanında şifa dağıtan, Çalışma hayatındaki tüm zorluklara ve yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen özverili bir şekilde hizmet eden tüm kahraman sağlık çalışanlarına kolaylıklar diliyorum. Vatandaşlarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum; Sağlık çalışanlarının yüklerinin hafifletilmesi için Kovid-19 tedbirlerine yani maske-mesafe ve temizlik kuralına uyarak destek olun” dedi. (Haber-Fotoğraf: Umut IŞIK)





