Avrupa’nın enerji krizi içerisinde olduğunu belirten MHP Edirne İl Başkanı Zakir Tercan, Avrupa ülkelerinin bu kışı kara kara nasıl geçeceğini düşündüklerini ifade etti. Bütün dünyanın siyasi krizlerle boğuşurken Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle siyasi istikrarını yakaladığını belirtti.
Tercan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“CHP’nin izlediği siyaset Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit ettiği bir gerçek Atatürk’ün partisi olduğunu iddia eden bir parti gelinen aşamada ne yazık ki Atatürk’ün bütün ilkelerinden uzaklaşmış, başta PKK, FETÖ ve DHKPC olmak üzere pek çok terör örgütü ile aynı safta buluştuğunu hemen hemen aradan geçen her gün verilen faklı bir beyanat ve izledikleri siyaset ile gösteriyorlar.
Türkiye’de CHP’nin izlediği siyasette nedir diye şöyle bir baktığımızda; toplumdaki huzursuzlukların arttırılması, milli birlik ve beraberliğimize kast eden terör örgütlerinin zemin ve alan kazanmasına müsaade edilmesi, başta üniversiteler olmak üzere çok geniş bir sahada anarşinin yeniden canlandırılması ve aynı zamanda ekonomi ile alakalı gündemlerini de dikkate aldığınızda piyasa spekülasyonu da yaparak vatandaşımızın huzurunu bütünü ile kaçırılması eylemlerinin tamamını içerdiğini görüyoruz. Bununda doğru olmadığını ifade etmek lazım. Dolayısı ile CHP sergilediği bu siyasi metot ile beraber bir bakıma Türkiye’nin milli güvenliğine de tehdit oluşturmaya başladığı gerçeğini bizlere göre göstermiştir. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizin dünyada çaresizlik oluştururken yaşanan sorunlara Türkiye’de çözüm üretildiği, Pandemi sonrası küresel ekonomide yaşanan bozulmalar, yine Ukrayna, Rusya savaşına bağlı olmak üzere yaşanan küresel gıda krizi ve peşi sıra bu günlerde hep birlikte şahit olduğumuz. Avrupa’nın içerisine düştüğü enerji krizine baktığımızda daha düne kadar bize gelişmiş bir ülke olarak isimlendirilen ülkelerin bugün bu krizler karşısında çaresiz bir şekilde vatandaşlarını dahi koruyamadan bu kışı nasıl geçireceklerini kara kara düşündüklerini görüyoruz. Bütün dünya siyasi krizlerle boğuşurken, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile beraber kendi siyasi istikrarını edebilmiştir. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa en gelişmiş ülkeler dahi çözüm bulamamışken, Türkiye böylesi bir dönemde her iki tarafla ayrı ayrı saygın bir konumda görüşebilen yegane ülkedir.
Dahası iki tarafı da belirli ve makul şartlar ve ölçüler çerçevesinde buluşturabilen yegane ülkedir. Küresel seviyede bir gıda problemi yaşanırken, süper güç olarak adlandırılan pek çok ülke bir çare durumdayken, Türkiye bu krize de insanlığın huzuru namına çözüm getirebilen bir ülke olmuştur. Bunlar 21. Yüzyılda Türkiye’nin kuvvet ve kudretini işaret eden ön adımlardır. 6’lı masada yaşanan son gelişmeleri de değerlendirirsek. Zillet İttifakı olarak tanımladığımız partilerin tamamı aylardan beri bir araya geliyorlar. 6-7 tane buluşma gerçekleştirdiler. Hükümetimiz görevi başında vatandaşımızın yaşadığı her bir soruna çözüm bulma noktasında yüksek bir gayret gösterirken, bu zillet cephesi siyasi partilerin tamamı sağda solda açlık edebiyatı yaptılar. Millete açlık edebiyatı yapanların gerçekleştirdikleri 6 ya da 7 buluşmada yedikleri yemeklerin menülerine bir bakmanızı istiyorum. Derdiniz milletin açlığıysa sizin başka bir şey yapmanız lazım. Milleti kendinizce huzuru kaçıracak biçimde pek çok terör örgütünün yapmak istediği biçimde bu milletin huzuruna, istikrarına kast edecek söylemlerden kaçınmanız lazımdı. Bunu yapmadınız. HDP ile birlikte giriştikleri bir ortaklık süreci var. Buna en başından beri bu siyasi partiyle ortağız diyemiyorlar. Bir büyükşehir belediye başkanı çıkıyor. PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin başındaki isimle alakalı övgü dolu sözler söylüyor (Haber Merkezi)
Tercan, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“CHP’nin izlediği siyaset Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit ettiği bir gerçek Atatürk’ün partisi olduğunu iddia eden bir parti gelinen aşamada ne yazık ki Atatürk’ün bütün ilkelerinden uzaklaşmış, başta PKK, FETÖ ve DHKPC olmak üzere pek çok terör örgütü ile aynı safta buluştuğunu hemen hemen aradan geçen her gün verilen faklı bir beyanat ve izledikleri siyaset ile gösteriyorlar.
Türkiye’de CHP’nin izlediği siyasette nedir diye şöyle bir baktığımızda; toplumdaki huzursuzlukların arttırılması, milli birlik ve beraberliğimize kast eden terör örgütlerinin zemin ve alan kazanmasına müsaade edilmesi, başta üniversiteler olmak üzere çok geniş bir sahada anarşinin yeniden canlandırılması ve aynı zamanda ekonomi ile alakalı gündemlerini de dikkate aldığınızda piyasa spekülasyonu da yaparak vatandaşımızın huzurunu bütünü ile kaçırılması eylemlerinin tamamını içerdiğini görüyoruz. Bununda doğru olmadığını ifade etmek lazım. Dolayısı ile CHP sergilediği bu siyasi metot ile beraber bir bakıma Türkiye’nin milli güvenliğine de tehdit oluşturmaya başladığı gerçeğini bizlere göre göstermiştir. Son zamanlarda yaşanan ekonomik krizin dünyada çaresizlik oluştururken yaşanan sorunlara Türkiye’de çözüm üretildiği, Pandemi sonrası küresel ekonomide yaşanan bozulmalar, yine Ukrayna, Rusya savaşına bağlı olmak üzere yaşanan küresel gıda krizi ve peşi sıra bu günlerde hep birlikte şahit olduğumuz. Avrupa’nın içerisine düştüğü enerji krizine baktığımızda daha düne kadar bize gelişmiş bir ülke olarak isimlendirilen ülkelerin bugün bu krizler karşısında çaresiz bir şekilde vatandaşlarını dahi koruyamadan bu kışı nasıl geçireceklerini kara kara düşündüklerini görüyoruz. Bütün dünya siyasi krizlerle boğuşurken, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile beraber kendi siyasi istikrarını edebilmiştir. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaşa en gelişmiş ülkeler dahi çözüm bulamamışken, Türkiye böylesi bir dönemde her iki tarafla ayrı ayrı saygın bir konumda görüşebilen yegane ülkedir.
Dahası iki tarafı da belirli ve makul şartlar ve ölçüler çerçevesinde buluşturabilen yegane ülkedir. Küresel seviyede bir gıda problemi yaşanırken, süper güç olarak adlandırılan pek çok ülke bir çare durumdayken, Türkiye bu krize de insanlığın huzuru namına çözüm getirebilen bir ülke olmuştur. Bunlar 21. Yüzyılda Türkiye’nin kuvvet ve kudretini işaret eden ön adımlardır. 6’lı masada yaşanan son gelişmeleri de değerlendirirsek. Zillet İttifakı olarak tanımladığımız partilerin tamamı aylardan beri bir araya geliyorlar. 6-7 tane buluşma gerçekleştirdiler. Hükümetimiz görevi başında vatandaşımızın yaşadığı her bir soruna çözüm bulma noktasında yüksek bir gayret gösterirken, bu zillet cephesi siyasi partilerin tamamı sağda solda açlık edebiyatı yaptılar. Millete açlık edebiyatı yapanların gerçekleştirdikleri 6 ya da 7 buluşmada yedikleri yemeklerin menülerine bir bakmanızı istiyorum. Derdiniz milletin açlığıysa sizin başka bir şey yapmanız lazım. Milleti kendinizce huzuru kaçıracak biçimde pek çok terör örgütünün yapmak istediği biçimde bu milletin huzuruna, istikrarına kast edecek söylemlerden kaçınmanız lazımdı. Bunu yapmadınız. HDP ile birlikte giriştikleri bir ortaklık süreci var. Buna en başından beri bu siyasi partiyle ortağız diyemiyorlar. Bir büyükşehir belediye başkanı çıkıyor. PKK terör örgütünün siyasi uzantısı HDP’nin başındaki isimle alakalı övgü dolu sözler söylüyor (Haber Merkezi)





