Edirne Roman Eğitim gönüllüleri Derneği BaşkanıTuran Şallı yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“1980’li yıllarda ekonomi sistemimize giren Neo Liberal politikalar küreselleşmenin gelişmesini sağlamıştır. Küreselleşme ve teknolojik gelişmelere yenik düşen Roman meslekleri zamanla arz/ talep dengesindeki yerini koruyamamıştır. Geleneksel el zanaatları olan demircilik de zamanla çağın teknolojik gelişmelere ayak uyduramamış, bu mesleği yapan Romanların da yeterli sermaye yaratamadıklarından klasik anlamda üretim yapmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu mesleğin son temsilcilerinden Süloğlu ilçesi Şafak Mahallesinden Şükrü Kaynak’tır. Sohbetimizi 25 Kasım stadyumunun bir köşesinde sürdürdük. Kendi üretmiş olduğu el yapımı küçük tarım aletlerini, farklı metal ürünlerini ve ağaçtan yapılmış saplarını satmaya çalışıyordu. Üretmiş oldukları malzemelere bakıp, ‘amca bunları sen mi yapıyorsun?’ diyerek söze başlıyorum. İkimizin ağzında da mecburen maske var. ‘Ben yapıyorum2 sözüne karşılık çingenece (Romanes) ile girdiğim muhabbet bir anda Şükrü Amca’nın ağzındaki maskeyi aşağıya indirerek‘sen bizden sin’ diyerek sevinci ve mutluluğu yüzüne yansımıştı. Şükrü Amca 85 yaşında olduğunu bugüne kadar sigara ve içki kullanmadığını yaşama dair hiçbir kötü alışkanlığı olmadığını anlatmaya başladı Romanlar için zor bulunan bir örnektir.
‘Eskiden bu işlerden iyi para kazanırdık, bu meslek öldü ama ben yine severek bu işleri yapmaya gayret ediyorum, pek para kazanmasam da Allah’a Şükürler’ olsun diyordu. Şükrü amca. Yüreğindeki insan sevgisi dolu Şükrü Amca ile Romanların şimdiki durumlarını nasıl görüyorsun?” soruma‘gerektiği gibi mücadeleci değiller, rahata düşkünler, şimdilerde her türlü olanak var. Eskiden bu kadar olanak yoktu. O zamanlar pek para da yoktu. Şimdilerde para var ama almaya yetmiyor’ demesi günün ekonomik durumuna analiz getiriyordu. ‘Emekli maaşın var mı?’soruma var ‘çok şükür var’ diyordu.İlermiş yaşına rağmen çalışmayı zorunluluk olarak görüyordu. İster istemez yoksulluk konusu açıldı. Bizim kaderimizin bir parçası yoksulluk sitemini dile getiriyordu. Ömrünü bu meslekle geçiren şükrü Amca ‘buna da şükürler olsun’ diyordu. Ürettikleri ürünler fabrikasyon olmasa da daha sağlam yapıldığı anlaşılıyordu. Fiyatlar nalbur fiyatlarına yakın. Ne de olsa özenle yapılmış malzemeler. Yüreğinde samimiyet ile Şükrü Amca’nın yanından ayrılırken, çekiç ve örs sesleri arasında üretmiş olduğu malzemeler, şimdilerde zamana yenik düşmüş durumda. Şükrü Amca’nın üretmiş olduğu malzemeler zamanın sessizliğinde alıcılarını bekliyor.” (Haber Merkezi)
“1980’li yıllarda ekonomi sistemimize giren Neo Liberal politikalar küreselleşmenin gelişmesini sağlamıştır. Küreselleşme ve teknolojik gelişmelere yenik düşen Roman meslekleri zamanla arz/ talep dengesindeki yerini koruyamamıştır. Geleneksel el zanaatları olan demircilik de zamanla çağın teknolojik gelişmelere ayak uyduramamış, bu mesleği yapan Romanların da yeterli sermaye yaratamadıklarından klasik anlamda üretim yapmaları kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu mesleğin son temsilcilerinden Süloğlu ilçesi Şafak Mahallesinden Şükrü Kaynak’tır. Sohbetimizi 25 Kasım stadyumunun bir köşesinde sürdürdük. Kendi üretmiş olduğu el yapımı küçük tarım aletlerini, farklı metal ürünlerini ve ağaçtan yapılmış saplarını satmaya çalışıyordu. Üretmiş oldukları malzemelere bakıp, ‘amca bunları sen mi yapıyorsun?’ diyerek söze başlıyorum. İkimizin ağzında da mecburen maske var. ‘Ben yapıyorum2 sözüne karşılık çingenece (Romanes) ile girdiğim muhabbet bir anda Şükrü Amca’nın ağzındaki maskeyi aşağıya indirerek‘sen bizden sin’ diyerek sevinci ve mutluluğu yüzüne yansımıştı. Şükrü Amca 85 yaşında olduğunu bugüne kadar sigara ve içki kullanmadığını yaşama dair hiçbir kötü alışkanlığı olmadığını anlatmaya başladı Romanlar için zor bulunan bir örnektir.
‘Eskiden bu işlerden iyi para kazanırdık, bu meslek öldü ama ben yine severek bu işleri yapmaya gayret ediyorum, pek para kazanmasam da Allah’a Şükürler’ olsun diyordu. Şükrü amca. Yüreğindeki insan sevgisi dolu Şükrü Amca ile Romanların şimdiki durumlarını nasıl görüyorsun?” soruma‘gerektiği gibi mücadeleci değiller, rahata düşkünler, şimdilerde her türlü olanak var. Eskiden bu kadar olanak yoktu. O zamanlar pek para da yoktu. Şimdilerde para var ama almaya yetmiyor’ demesi günün ekonomik durumuna analiz getiriyordu. ‘Emekli maaşın var mı?’soruma var ‘çok şükür var’ diyordu.İlermiş yaşına rağmen çalışmayı zorunluluk olarak görüyordu. İster istemez yoksulluk konusu açıldı. Bizim kaderimizin bir parçası yoksulluk sitemini dile getiriyordu. Ömrünü bu meslekle geçiren şükrü Amca ‘buna da şükürler olsun’ diyordu. Ürettikleri ürünler fabrikasyon olmasa da daha sağlam yapıldığı anlaşılıyordu. Fiyatlar nalbur fiyatlarına yakın. Ne de olsa özenle yapılmış malzemeler. Yüreğinde samimiyet ile Şükrü Amca’nın yanından ayrılırken, çekiç ve örs sesleri arasında üretmiş olduğu malzemeler, şimdilerde zamana yenik düşmüş durumda. Şükrü Amca’nın üretmiş olduğu malzemeler zamanın sessizliğinde alıcılarını bekliyor.” (Haber Merkezi)





