Cemaat ve tarikatların faaliyetlerine bakıldığında romanlara bir fayda getirmeyeceğini söyleyen Şallı, asıl amaçlarının taraf toplamak, kişilerin dini inançları üzerinden beslenmek olduğunun altını çizdi.
Şallı, “Cahillik ve cehalet geri kalmış toplumların en belirgin özelliğidir. Eğitimsizliğin hâkim sürdüğü toplumlarda siyasi iktidarlar ya da devlet otoritesi toplumun dinsel duygularını, yoksulluğunu harmanlayıp kendi istediği insan tipini yaratırlar. Bu tip yapısal düşünceleri cemaat ve tarikatlarda kullanır. Dinsel yapıyı incelediğimiz de İslâm dininin ilk ayeti olan “Oku” ayetini çok iyi kavramamız gerekir. İslâmı iyi anlamak için yüce rabbimiz Allah tarafından biz kullara gönderilen ilk öğüt okumayı nasihat etmiştir. Okumak dini iyi anlamak olduğu kadar, gerçekleri görmek demektir. Eğitim düzeyi yüksek toplumlarda, siyasi iktidarlar toplumu istediği yönde yönlendirmeleri olanaksızlaşır. Dini siyasete alet etme şansları yoktur. Çünkü eğitimli toplumlarda asla karşılık bulamaz” dedi.
“SİYASİLER EĞİTİMLİ KİŞİLERİ SEVMEZ”
Siyasilerin eğitimli ve aydın kişileri sevmediğini belirten Şallı, Türkiye’de okumayan bir toplum yetiştiğini belirtti.
Şallı, “Gerçeği; siyasiler genelde eğitimli, aydın kişileri sevmezler. Çünkü yalanlarına ortak olabilecek insan tipine muhtaçtırlar. Roman toplumu da maalesef yeterli eğitim düzeyinden yoksundur. Bu durumu tarikatlar ve cemaatlerde istediği doğrultuda kullanmaktadır. Romanlar adına yapılan çok sayıda toplantıların birindeydik. Kürsüde konuşmamı tamamlayıp, hotelin lobisinde çay, kahve arasında bakanlık yetkilisi ile Roman çocukların eğitim sorunlarını konuşurken, yanıma genç sakallı bir Roman dernek başkanı gelerek ‘abi ben senin ismini çok duydum. Çok iyi şeyler yapıyorsun ama kentsel dönüşümle ilgili bizim partiyi eleştiriyorsun’ dediğinde ‘yazdıklarım yalan mı ?’ diye sordum. Dengesiz bir savunma yaparak, Romanlara yönelik eleştirilerini anlatmaya başladı. Mübarek Roman savunucusu değil, sanki partinin avukatı ‘Abi ben muhafazakâr bir insanım, beş vakit namaz kılarım. Partinin adamıyım, Mehmet Müezzinoğlu’nu ne zaman telefonla arasam telefonuma çıkar. Sen bizden değilsin!’ sözlerini yanımdaki kişi de şaşkınlık içinde dinledi” diye konuştu. (Haber merkezi)
Şallı, “Cahillik ve cehalet geri kalmış toplumların en belirgin özelliğidir. Eğitimsizliğin hâkim sürdüğü toplumlarda siyasi iktidarlar ya da devlet otoritesi toplumun dinsel duygularını, yoksulluğunu harmanlayıp kendi istediği insan tipini yaratırlar. Bu tip yapısal düşünceleri cemaat ve tarikatlarda kullanır. Dinsel yapıyı incelediğimiz de İslâm dininin ilk ayeti olan “Oku” ayetini çok iyi kavramamız gerekir. İslâmı iyi anlamak için yüce rabbimiz Allah tarafından biz kullara gönderilen ilk öğüt okumayı nasihat etmiştir. Okumak dini iyi anlamak olduğu kadar, gerçekleri görmek demektir. Eğitim düzeyi yüksek toplumlarda, siyasi iktidarlar toplumu istediği yönde yönlendirmeleri olanaksızlaşır. Dini siyasete alet etme şansları yoktur. Çünkü eğitimli toplumlarda asla karşılık bulamaz” dedi.
“SİYASİLER EĞİTİMLİ KİŞİLERİ SEVMEZ”
Siyasilerin eğitimli ve aydın kişileri sevmediğini belirten Şallı, Türkiye’de okumayan bir toplum yetiştiğini belirtti.
Şallı, “Gerçeği; siyasiler genelde eğitimli, aydın kişileri sevmezler. Çünkü yalanlarına ortak olabilecek insan tipine muhtaçtırlar. Roman toplumu da maalesef yeterli eğitim düzeyinden yoksundur. Bu durumu tarikatlar ve cemaatlerde istediği doğrultuda kullanmaktadır. Romanlar adına yapılan çok sayıda toplantıların birindeydik. Kürsüde konuşmamı tamamlayıp, hotelin lobisinde çay, kahve arasında bakanlık yetkilisi ile Roman çocukların eğitim sorunlarını konuşurken, yanıma genç sakallı bir Roman dernek başkanı gelerek ‘abi ben senin ismini çok duydum. Çok iyi şeyler yapıyorsun ama kentsel dönüşümle ilgili bizim partiyi eleştiriyorsun’ dediğinde ‘yazdıklarım yalan mı ?’ diye sordum. Dengesiz bir savunma yaparak, Romanlara yönelik eleştirilerini anlatmaya başladı. Mübarek Roman savunucusu değil, sanki partinin avukatı ‘Abi ben muhafazakâr bir insanım, beş vakit namaz kılarım. Partinin adamıyım, Mehmet Müezzinoğlu’nu ne zaman telefonla arasam telefonuma çıkar. Sen bizden değilsin!’ sözlerini yanımdaki kişi de şaşkınlık içinde dinledi” diye konuştu. (Haber merkezi)





