Eğitim-İş Edirne Şubesi üyeleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sebebiyle düzenlediği kahvaltı etkinliğinde bir araya geldi. Etkinliğe Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Tüm Yerel Sen Genel Başkanı Arap Mucur, Eğitim İş Genel Mali Sekreteri Hüseyin Selçuk, Birleşik Kamu-İş Genel Sekreteri Mehmet Koç, Tüm Yerel Sen Genel sekreteri Savaş Çerkez, Birleşik Kamu İş önceki dönem Genel Başkanı Hasan Kütük, Tüm Yerel sen Edirne Şube Başkanı Mümin Tolga Arıcanlı, Eğitim İş Tekirdağ şube yöneticileri katıldı.Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Eğitim-İş ailesine yeni katılan üyelerin formlarını imzalayarak rozetlerini taktı.
Tekstilde çalışan kadın işçilerin 165 yıl önce eylem yaptığını belirten Özbay, “165 yıl önce 8 Mart’ta tekstilde çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. Maalesef aradan geçen onca yıla rağmen kadınlar, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü hâlâ ayrımcılık ve şiddete karşı eşitlik mücadelesinde seslerini duyurma çabaları içinde geçirmektedir. İktidara geldiği günden bu yana Türkiye'deki demokrasi ortamını giderek daraltan AK Parti, kuşkusuz en büyük darbelerden birini kadın hakları konusuna vurmuştur.” Sözlerine yer verdi.
Kadın cinayetlerinin artmaya devam ettiğini belirten Özbay, katillere ceza indirimlerinin yapıldığını öne sürdü.
“KADININ İŞ HAYATINDAKİ YERİ ÇAĞIN ÇOK GERİSİNE İTİLMİŞTİR”
Kadın cinayetlerinde artış olduğunu vurgulayan Özbay, “Son 10 yılda kadına şiddet oranlarında, insanlığın utançtan boynunu bükeceği kadar büyük bir artış yaşanmıştır. Tehdit aldığını, canından endişe duyduğunu devletin kolluk kuvvetlerine bildiren kadınların bile katledilmesi, umursamazlığın acı göstergesi olmuştur. Kadınların uğradığı tacizler ve cinsel saldırılar da maalesef artık kanıksanır hale gelmiştir. Tecavüzlere bile "orada ne işi vardı? “ne giymişti?" diye yorum yapan karanlık bir güruh türemiştir. 2022 Türkiye'sinde kadınlar, maruz kaldıkları cinsel saldırıları duyurup yargıya taşıyacakken bile hedef olmaktan korkar hale gelmiştir. ‘Kadının yeri evidir’ diyen, onun dünyaya gelme amacının sadece çocuk doğurup yemek pişirmek olduğunu sanan çağdışı zihniyet, kadınların adeta hapsedildikleri evlerdeki emeklerini de değersizleştirmeye çalışmaktadır. Kadının iş hayatındaki yeri de çağın çok gerisine itilmiştir. Yapılan kapsamlı araştırmalar, Türkiye'de iş hayatındaki kadınlarda orta düzey yönetici olma oranının bile düşüklüğünü gözler önüne sermiştir. Yani iktidarın, gericilerin sözünü dinlemeyerek eve kapanmayı reddeden, üretmek isteyen kadını, iş hayatında da modern yobazlar beklemektedir. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre Türkiye, siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın erkek eşitliğinde 153 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin kesinlikle olmadığı ülkeler arasında yer almaktadır.” İfadelerine yer verdi.
“AYRIMCILIĞI BİTİRMENİN TEK YOLU EĞİTİM”
Kadın erkek ayrımcılığını önüne geçilmesi için en kesin yolun eğitim olduğunu belirten Özbay, “Kadın-Erkek ayrımcılığının en kesin çözümü olan eğitim de ne yazık ki AKP iktidarında bu problemin kanıksatılma laboratuvarı haline getirilmiştir. Kız çocuklarının okuma oranı hala istenen seviyeye gelmemiştir. Bugün kız çocukları 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiş ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşanmıştır. Okula gitmesi gereken yaşta kız çocuklarının hâlâ gelin yapıldığı ülkemizde, ders kitaplarına dahi kadının toplumdaki rolünün evden ibaret olduğuna ilişkin çağdışı safsatalar girmiştir. Cinsel eşitlik derslerinin kaldırıldığı sistemde, çocuklar her türlü cinsel çatışmaya din eksenli bakma mecburiyetine itilmektedir” dedi. (Haber Merkezi)
Tekstilde çalışan kadın işçilerin 165 yıl önce eylem yaptığını belirten Özbay, “165 yıl önce 8 Mart’ta tekstilde çalışan yüzlerce kadın düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadın işçi yanarak öldü. Maalesef aradan geçen onca yıla rağmen kadınlar, dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü hâlâ ayrımcılık ve şiddete karşı eşitlik mücadelesinde seslerini duyurma çabaları içinde geçirmektedir. İktidara geldiği günden bu yana Türkiye'deki demokrasi ortamını giderek daraltan AK Parti, kuşkusuz en büyük darbelerden birini kadın hakları konusuna vurmuştur.” Sözlerine yer verdi.
Kadın cinayetlerinin artmaya devam ettiğini belirten Özbay, katillere ceza indirimlerinin yapıldığını öne sürdü.
“KADININ İŞ HAYATINDAKİ YERİ ÇAĞIN ÇOK GERİSİNE İTİLMİŞTİR”
Kadın cinayetlerinde artış olduğunu vurgulayan Özbay, “Son 10 yılda kadına şiddet oranlarında, insanlığın utançtan boynunu bükeceği kadar büyük bir artış yaşanmıştır. Tehdit aldığını, canından endişe duyduğunu devletin kolluk kuvvetlerine bildiren kadınların bile katledilmesi, umursamazlığın acı göstergesi olmuştur. Kadınların uğradığı tacizler ve cinsel saldırılar da maalesef artık kanıksanır hale gelmiştir. Tecavüzlere bile "orada ne işi vardı? “ne giymişti?" diye yorum yapan karanlık bir güruh türemiştir. 2022 Türkiye'sinde kadınlar, maruz kaldıkları cinsel saldırıları duyurup yargıya taşıyacakken bile hedef olmaktan korkar hale gelmiştir. ‘Kadının yeri evidir’ diyen, onun dünyaya gelme amacının sadece çocuk doğurup yemek pişirmek olduğunu sanan çağdışı zihniyet, kadınların adeta hapsedildikleri evlerdeki emeklerini de değersizleştirmeye çalışmaktadır. Kadının iş hayatındaki yeri de çağın çok gerisine itilmiştir. Yapılan kapsamlı araştırmalar, Türkiye'de iş hayatındaki kadınlarda orta düzey yönetici olma oranının bile düşüklüğünü gözler önüne sermiştir. Yani iktidarın, gericilerin sözünü dinlemeyerek eve kapanmayı reddeden, üretmek isteyen kadını, iş hayatında da modern yobazlar beklemektedir. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 2020 Cinsiyet Eşitliği Raporu’na göre Türkiye, siyasal katılım, ekonomik eşitlik, eğitim ve sağlık hakkı gibi farklı alanlarda kadın erkek eşitliğinde 153 ülke arasında 130. sırada yer almaktadır. Yani ülkemiz, kadın erkek eşitliğinin kesinlikle olmadığı ülkeler arasında yer almaktadır.” İfadelerine yer verdi.
“AYRIMCILIĞI BİTİRMENİN TEK YOLU EĞİTİM”
Kadın erkek ayrımcılığını önüne geçilmesi için en kesin yolun eğitim olduğunu belirten Özbay, “Kadın-Erkek ayrımcılığının en kesin çözümü olan eğitim de ne yazık ki AKP iktidarında bu problemin kanıksatılma laboratuvarı haline getirilmiştir. Kız çocuklarının okuma oranı hala istenen seviyeye gelmemiştir. Bugün kız çocukları 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiş ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşanmıştır. Okula gitmesi gereken yaşta kız çocuklarının hâlâ gelin yapıldığı ülkemizde, ders kitaplarına dahi kadının toplumdaki rolünün evden ibaret olduğuna ilişkin çağdışı safsatalar girmiştir. Cinsel eşitlik derslerinin kaldırıldığı sistemde, çocuklar her türlü cinsel çatışmaya din eksenli bakma mecburiyetine itilmektedir” dedi. (Haber Merkezi)





