Normalde Bostanpazarı’nda tezgah açtığını söyleyen Öztürk, Pazartesi pazarı ve Cuma pazarı olduğu günlerde pazarın girişine geldiğini belirtti. Yüzde 80 engelli olduğu için pazaryerinde kendisine yardımcı olduklarını belirten Öztürk, çocuklarının ‘Maddi yetersizlikten okuyamadık demesinler’ diye çabaladığını söyledi.
Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
İki çocuk babası Öztürk kızını Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun ettiğini, oğlunun ise bu yıl Mimar olacağını söyleyerek maddi yetersizlikten dolayı okuyamamalarını istemediği için böyle çalıştığını dile getirdi.
Öztürk, “Ben 55 yaşındayım. Burada Kıyık’ta oturuyorum. Bostanpazarı’nda tezgâh açıyorum normal zamanda. Tezgâh dediği böyle tahta tekerlekli araba, orada ikinci el kıyafet satıyorum. Bu kıyafetleri bana zenginler getiriyor. Durumu iyi olup bana yardım etmek isteyenler. Ben içlerinden bana olanları alıyorum. Geri kalanı da böyle satıyorum. Cuma pazarı olduğu zaman bir böyle Pazartesi pazarı olduğunda tezgâhımı buraya çekiyorum. Pazarın girişinde oturuyorum. Buradakilerle de konuştum durumumu biliyorlar o yüzden benden yer parası almıyorlar Allah razı olsun. Benim engelli raporum var. Yüzde 80 engelliyim. Engelli maaşı alıyorum. Eşim ev hanımı iki çocuğum var. İkisini de burada kıyafet satarak okuttum. Onlar hem kendileri de çalıştılar okurken bende çalıştım. Bir kızım bir oğlum var. Biri üniversiteyi bitirdi Turizm ve Otelcilik okudu. Biri de bu sene mimar çıkacak inşallah” dedi.
“ÇOCUKLARIM İÇİN VARIM”
Her anne baba gibi çocukları için var olduğunu söyleyen Öztürk, tek istediğinin çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmeleri olduğunu belirtti.
Öztürk, “Her anne baba gibi bende çocuklarım için varım. Onlar için burada çalışıyorum. Hava soğuk olsa da sıcak olsa da ihtiyaçlarını karşılayabilen bir baba olmak istiyorum. Engelli maaşım var ama bir yerden sonra yetmiyor. İki çocuk üniversitede okuyor sonuçta. Allah’a şükür biri mezun oldu diğeri de olacak. Babalık görevimi elimden geldiğince yapmak istiyorum. Maddi yetersizlikten okuyamadık demesinler. Hem kendileri çabaladı hem de ben. Tek istediğim kendi ayaklarının üzerinde durabilsinler” dedi.
Haber-Fotoğraf: Hatice ÖZSOY
İki çocuk babası Öztürk kızını Turizm ve Otelcilik bölümünden mezun ettiğini, oğlunun ise bu yıl Mimar olacağını söyleyerek maddi yetersizlikten dolayı okuyamamalarını istemediği için böyle çalıştığını dile getirdi.
Öztürk, “Ben 55 yaşındayım. Burada Kıyık’ta oturuyorum. Bostanpazarı’nda tezgâh açıyorum normal zamanda. Tezgâh dediği böyle tahta tekerlekli araba, orada ikinci el kıyafet satıyorum. Bu kıyafetleri bana zenginler getiriyor. Durumu iyi olup bana yardım etmek isteyenler. Ben içlerinden bana olanları alıyorum. Geri kalanı da böyle satıyorum. Cuma pazarı olduğu zaman bir böyle Pazartesi pazarı olduğunda tezgâhımı buraya çekiyorum. Pazarın girişinde oturuyorum. Buradakilerle de konuştum durumumu biliyorlar o yüzden benden yer parası almıyorlar Allah razı olsun. Benim engelli raporum var. Yüzde 80 engelliyim. Engelli maaşı alıyorum. Eşim ev hanımı iki çocuğum var. İkisini de burada kıyafet satarak okuttum. Onlar hem kendileri de çalıştılar okurken bende çalıştım. Bir kızım bir oğlum var. Biri üniversiteyi bitirdi Turizm ve Otelcilik okudu. Biri de bu sene mimar çıkacak inşallah” dedi.
“ÇOCUKLARIM İÇİN VARIM”
Her anne baba gibi çocukları için var olduğunu söyleyen Öztürk, tek istediğinin çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabilmeleri olduğunu belirtti.
Öztürk, “Her anne baba gibi bende çocuklarım için varım. Onlar için burada çalışıyorum. Hava soğuk olsa da sıcak olsa da ihtiyaçlarını karşılayabilen bir baba olmak istiyorum. Engelli maaşım var ama bir yerden sonra yetmiyor. İki çocuk üniversitede okuyor sonuçta. Allah’a şükür biri mezun oldu diğeri de olacak. Babalık görevimi elimden geldiğince yapmak istiyorum. Maddi yetersizlikten okuyamadık demesinler. Hem kendileri çabaladı hem de ben. Tek istediğim kendi ayaklarının üzerinde durabilsinler” dedi.





