Veli-Der Edirne Şubesi, 2024-2025 eğitim öğretim yılı için basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, öğrencilerin karşılaştığı sorunlara dikkat çekilirken, eğitim sistemindeki aksaklıklar masaya yatırıldı. Veli-Der Edirne Şubesi Başkanı Kezban Demir, Edirne’deki okullarda temizlik sorununa özellikle dikkat çeken Demir, işgücü uyum programı kapsamında temizlik personelinin yarı zamanlı çalışacağını ve bu durumun okullarda hijyen sorunlarına yol açacağını belirtti. Demir, “İşgücü uyum programı kapsamında okullarda görev yapacak olan temizlik personeli yarı zamanlı olarak çalıştırılabilecek ve sadece üç gün okulda bulunacaklardır. Temizlik personelinin görevli olmadığı diğer günlerde yüzlerce ve bazı okullarda binden fazla çocuğumuzun kullandığı tuvaletler başta olmak üzere temizlik sorununun oluşacağı açıktır. Okullarımız salgın hastalık riski ile karşı karşıya bırakılmaktadır." İfadelerini kullandı.
Edirne Kent Konseyi toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıya, Demir, Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Demir’i anarak başladı. Bu olayın ardından yaşadıkları derin üzüntüyü dile getiren Demir, sorumluların adalet önüne çıkarılmasını ve tüm çocukların güvenli bir ortamda büyümeleri gerektiğini vurguladı.
Eğitim yılının başlamasıyla birlikte, yıllardır çözülmemiş sorunların yanı sıra yeni sorunların da ortaya çıktığını belirten Demir, okullarda temizlik sorununa dikkat çekti. Ayrıca, velilerin “kayıt parası” adı altında Anayasaya aykırı bağışlar yapmaya zorlandığını ve öğrencilerin kıyafet, çanta ve kırtasiye masraflarının orta ve dar gelirli aileler için büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti. Öğrencilerin aylık eğitim maliyetinin 5.500 ila 12.000 lira arasında değiştiğini vurgulayan Demir, bu durumun aileler üzerinde ciddi bir ekonomik baskı yarattığını belirtti. Edirne’deki okullarda temizlik sorununa özellikle dikkat çeken Demir, işgücü uyum programı kapsamında temizlik personelinin yarı zamanlı çalışacağını ve bu durumun okullarda hijyen sorunlarına yol açacağını belirtti. Kalabalık okulların salgın hastalık riskleriyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
“HER 3 ÇOCUKTAN BİRİNİN YOKSUL, HER 5 ÇOCUKTAN BİRİNİN DE AÇ”
Demir, Türkiye’de her 3 çocuktan birinin yoksul, her 5 çocuktan birinin de aç olduğunu belirtti. Yetersiz ve dengesiz beslenmenin, çocuklarda sağlık sorunlarına yol açtığını ve bu sorunun çözümü için ücretsiz okul yemeği programının hayati önem taşıdığını söyledi. Ancak, bu konuda yeterli adım atılmadığını ve bakanlığın sessiz kaldığını belirtirken, “Her 3 çocuktan 1’i yoksul, her 5 çocuktan biri okula aç gidiyor. Düzenli sosyal yardım alan aile sayısı yaklaşık 4 milyon. Ailesinin yanında temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 171 bin 895. Bu sayının 2025 yılında 200 bini bulacağı öngörülüyor. Özellikle dezavantajlı bölgelerdeki okullarda, öğrencilerin yetersiz ve dengesiz beslenmelerinden kaynaklı bodurluk, kansızlık, öğrenme güçlüğü, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak sık sık hastalanma, zihinsel ve fiziksel gelişimlerinde yavaşlama ya da durma gibi sağlık sorunları yaşamaktadırlar. Bu çocukların her biri yetersiz beslenme yani açlık ile mücadele ediyor. Bu nedenle 'ücretsiz okul yemeği' programı hayati önemde ama siyasi iktidarın gündeminde yok. Veliler olarak, yaklaşık 4,5 yıldır Bakanlıktan, okullarda sağlıklı ve nitelikli bir öğün yemek ve sağlıklı içilebilir su talebimiz karşısında Bakanlık sessiz kalmayı yeğlemekte; ısrar edildiğinde ya tasarruf tedbirleri kapsamında kısıtlamaya gidildiğini ya da kaynak yetersizliğini gerekçe göstermektedir.”dedi.
Eğitimden çekilmenin en önemli nedeninin yoksulluk olduğunu ifade eden Demir, özellikle okul çağında birden fazla çocuğu olan ailelerin, çocuklarını eğitimden çekmek zorunda kaldığını söyledi. Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) raporuna göre, 2022-2023 öğretim yılında yaklaşık 442 bin çocuğun eğitim dışında kaldığını belirtti. Bu rakamın artması bekleniyor.
EĞİTİMDE GERİCİ UYGULAMALAR VE BARINMA SORUNLARI
Demir, eğitim sistemindeki gerici uygulamalara da değindi. 4+4+4 eğitim sisteminin ardından yaşanan gerilemeleri ve dini içerikli derslerin artırılmasını eleştirdi. Ayrıca, ailelerinden uzakta eğitim gören çocukların, tarikat ve cemaat yurtlarına mecbur bırakılmasını kabul edilemez bulduğunu vurguladı.
Demir, veliler olarak çocukların, iktidarın ideolojik projelerine alet edilmesine izin vermeyeceklerini belirtti ve Millî Eğitim Bakanlığı’na seslenerek, gerici uygulamalardan vazgeçilmesi ve laik, bilimsel, demokratik, kamusal eğitime geri dönülmesi çağrısında bulundu.
Toplantı, eğitimdeki mevcut sorunların çözülmesi ve çocukların daha güvenli bir eğitim ortamına kavuşması için atılacak adımların önemini vurgulayarak sona erdi.(Haber: Hasan BOYACIOĞLU)





