Özge Baykal
Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezinde eğitimin sisteminin 2023 yeni yol haritası konulu konferans düzenlendi.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen konferansta sürekli yenilenen, zamanın şartlarına cevap verebilen bir eğitim sistemine, kendini geliştiren öğrencilere ihtiyaç olduğu ve 2023 eğitim vizyonu ile eğitim seviyesini geleceğe taşıma konusunda yeni adımlara gerek olduğu hakkında Prof. Dr. Servet Özdemir bilgiler verdi.
Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt, konuşmasında “2023 yol haritamız ve eğitim vizyonumuzun tartışılacağı bir program düzenledik. Konuşmasını yapacak olan hocamızın seminerlerine katıldığımız zamanlarda oldu. Ben Servet Hocama şunları söylemek istiyorum, “Sizin o dönemlerde söylediğiniz şeyler hayata geçirilmiş olsaydı. Biz bugün 2023 vizyonunu değil 2053 vizyonunu konuşuyor olacaktık” dedi.
İl Milli Eğitim Müdürü Hakan Cırıt’ın konuşmasının ardından Prof Dr. Servet Özdemir konuşmasını yapmak üzere sahneye çıktı. Öğrencilerin sabah okula giderken mutlu olmadıklarını söyleyen Özdemir, şunları kaydetti:
“Ben konuşmalarıma başlamadan önce bir soruyla başlamak istiyorum. ’’Eğitim sisteminden gerçekten memnun olan var mı?’’ Bence hiçbir çocuk sabah okula giderken mutlu gitmiyor ve müdürün konuşmasını dinlemek istemiyor. Peki, o zaman neden biz bunu çocuklara yapıyoruz? Milli eğitim bakanlığı kendi içerisinde yenileşme ve değişme başlatmaya çalışıyor. Eğer yenileşme destekleniyorsa gelişim ifade eder eğer okul ve öğretmenler tarafından desteklenmiyorsa değişim bir şey ifade etmez. Kapsamlı çalışma ve farklı bir bakış açısı gerekiyor. Asıl olan şu bizim eğitimde davamız nedir ve biz ne yapmak istiyoruz? Batılılar ile aramızda bir fark var onlarda eğitimci bizde eğitimciyiz. Aslında biz yıkıp yıkıp yapmayı seviyoruz. Kendi kültürel birikimlerimizi ve kendi deneyimlerimizi görmezlikten geliyoruz. Daha sonra arayış peşine düşüyoruz. Biz neden okullarımızı geliştiremiyoruz. Eğer bir sistemi zamanında yenileştirmezseniz, bir süre sonra çürür. Bazen kendi yaptıklarımızı sorgulamak başkalarının yaptıklarına da bakarak karşılaştırmak lazım. Şimdi empati yapın sabah okula gelmek için 5 tane neden bulun. Okula giden bir çocuğa okula gitmediği takdirde sosyal yeteneklerinin, motor becerilerinin, kendini ifade etme becerilerinin, eleştiri ve sunum becerilerinin gelişemeyeceği mi yoksa bir takım bilgilerin verilemeyeceğini mi düşünüyor. Onlara kedilerine soru sordurmamız gerekiyor. Çocukları insan olarak kabul eden, onların duygu ve düşüncelerini önemseyen, kuşaklar çatışmasında anlayan bireyler olmalıyız.”
“KUŞAK FARKLILIKLARI OLMALI”
Tarihin her noktasında kuşak farklılıklarının yaşandığını söyleyen Özdemir, çocuklar ile ebeveynler arasında kuşak farklılıklarının yaşanmasının gerekli olduğunu söyledi ve sözlerine şunları ekledi:
“Düşünsenize çocuğunuz sizinle her konuda aynı düşünüyor. Bence farklılık olması gerekiyor. Birçoğumuz anne ve babamızla kuşak çatışması yaşadık. Bir çocuk yenileşmeye ayak uydurarak büyür. Her yaşta ailesiyle kuşak çatışması yaşamalıdır ki yenileşebilsin. Bir çocuk anne ve babasıyla aynı şeyleri düşünürse olduğu yerde takılıp kalır. Tarihin hiçbir döneminde teknoloji bu kadar hızlı akmadı. Artık insanlar bildikleri bir sokak olsa bile oraya gitmeden cep telefonlarına bakıyorlar ve ’’makinenin bir bildiği vardır’’ diyerek hareket ediyorlar.”
“EĞİTİMDE OKUL MİMARİSİ ŞART”
Genele bakıldığında okulların birçoğunun aynı olduğu ve eğitimcilerin okul mimarilerine el atmaları gerektiğinin altını çizen Özdemir, teknolojiyi değişimde etkili kullanabileceklerinin bilgisini paylaştı.
Özdemir, ”Dünyanın de etkilendiği bir değişim kriziyle karşı karşıyayız. Aslında bunu bir fırsat olarak kullanabiliriz. Okul binalarının tasarımına baktığınızda upuzun koridorlar olduğunu görüyoruz. Bir öğretmen koridorun başında durduğunda bütün sınıfları kolaylıkla gözetleyebilir. Bizim okullarımız neden hep aynı modelde? Ben neden bir eğitimci olarak okul mimarisini değiştiremiyorum? Çocuklarımıza okulu sevdirebilmemiz için okul mimarisini değiştirmeli, özgür düşünebilen, hayır diyebilen, soru sorabilen, mutlu, duygularını anlatabilen, saygı gösteren ve saygı bekleyen, özgüveni yüksek, değerleri olan, başarısız olmaktan korkmayan ve vazgeçmeyen ve son olarak Türk kimliğiyle barışık başka milletlere ve etnik gruplara saygılı bir okul vizyonu oluşturmalıyız. Ben torunuma şuan böyle bir okul arayışı içerisindeyim. Bizler okullarımıza öğretmen alımı yaparken belirli sorular soruyoruz. Aldığımız cevaplar vahim durumda, öğretmenlerimizin her sene kendilerini yenileme ve geliştirmeleri gerekiyor. 8 yıl yöneticilik yapmış birinin eğitimcilik yapamayacağı gibi kendini geliştirmeyen bir öğretmen de öğrencileri ileri seviyeye götüremez. Bizler öğrencilerin her bir becerisini değerlendirerek ona göre yönlendirmemiz gerekiyor. Her öğrenci matematiği yapmak zorunda değil. Bizler yeteneklerini ortaya çıkarabilecek şekilde eğitim seviyesi oluşturmalıyız” dedi. Konuşmacıların sunumlarının ardından hediye takdimiyle konferans sona erdi.





