15 Şubat'ta köy okullarında eğitim ve öğretimin başlamasına, 1 Mart'ta ise sınava girecek olan 8. ve 12. sınıflar ile ilkokullar ve özel eğitim okullarının açılmasına karar verilmesi ile okullarda yaşanabilecek sıkıntıları da beraberinde getirdiğini kaydeden Zobar, Öğretmenler aşılanmadan alelacele başlatılacak bir yüz yüze eğitim dönemi, Korona virüse istediği kuluçka zeminini sağlayacağını söyledi.
Bu durumun sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin değil toplum sağlığını tehlikeye atacağını belirten Zobar şu ifadelere yer verdi;
“Ayrıca LGS ve YKS'de salgına ve uzaktan eğitimdeki aksaklıklara rağmen müfredat daraltmasına gitmeyen MEB, milyonlarca öğrenciye büyük bir mağduriyet yaşatmak üzeredir. Uzaktan eğitimle konuların yetişmesi ve sağlıklı bir şekilde işlenmesi mümkün görünmezken, bu konuları çocuklara sınavda sormak, onların geleceklerinden çok önemli bir basamağı çıkarmak olacaktır. O yüzden en önemlisi sınava girecek öğrencilerin durumudur. Yüz yüze eğitime geçilmesi özellikle bu sınıflar için şarttır ama bu geçişin sağlanabilmesi için sınıflardaki sayıyı minimum tutmak, okulu düzenli şekilde dezenfekte etmek gibi hayati adımlar atılmalıdır.
Eğitim-İş olarak tekrar altını çiziyoruz:
Eğitim önemli, sağlık ise hayatidir. Yüz yüze eğitime geçilmesi için aşılma sürecinin (en azından öğretmenler açısından) tamamlanması, okullara kadrolu temizlik personeli atanması, tüm okullara gerekli hijyen malzemelerinin periyodik olarak teslim edilmesi, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının sıkça denetlenmesi ve okulların, sınıfların, okul bahçelerinin fiziki durumları gözetilerek metrekareye düşecek insan sayısına dair düzenlemeler yapılması şarttır.
Biz öğrencilerimize, öğrencilerimiz de eğitime kavuşmayı istiyor ama kimse hayatını yanlış eğitim ve sağlık politikaları yüzünden kaybetmek istemiyor!” (Haber merkezi)
Bu durumun sadece öğretmenlerin ve öğrencilerin değil toplum sağlığını tehlikeye atacağını belirten Zobar şu ifadelere yer verdi;
“Ayrıca LGS ve YKS'de salgına ve uzaktan eğitimdeki aksaklıklara rağmen müfredat daraltmasına gitmeyen MEB, milyonlarca öğrenciye büyük bir mağduriyet yaşatmak üzeredir. Uzaktan eğitimle konuların yetişmesi ve sağlıklı bir şekilde işlenmesi mümkün görünmezken, bu konuları çocuklara sınavda sormak, onların geleceklerinden çok önemli bir basamağı çıkarmak olacaktır. O yüzden en önemlisi sınava girecek öğrencilerin durumudur. Yüz yüze eğitime geçilmesi özellikle bu sınıflar için şarttır ama bu geçişin sağlanabilmesi için sınıflardaki sayıyı minimum tutmak, okulu düzenli şekilde dezenfekte etmek gibi hayati adımlar atılmalıdır.
Eğitim-İş olarak tekrar altını çiziyoruz:
Eğitim önemli, sağlık ise hayatidir. Yüz yüze eğitime geçilmesi için aşılma sürecinin (en azından öğretmenler açısından) tamamlanması, okullara kadrolu temizlik personeli atanması, tüm okullara gerekli hijyen malzemelerinin periyodik olarak teslim edilmesi, hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının sıkça denetlenmesi ve okulların, sınıfların, okul bahçelerinin fiziki durumları gözetilerek metrekareye düşecek insan sayısına dair düzenlemeler yapılması şarttır.
Biz öğrencilerimize, öğrencilerimiz de eğitime kavuşmayı istiyor ama kimse hayatını yanlış eğitim ve sağlık politikaları yüzünden kaybetmek istemiyor!” (Haber merkezi)





