24 Kasım Öğretmenler Günü’nde paylaşılan bu tablo, acı gerçeği gözler önüne serdi. Akçay, öğretmenlerin yüzde 83’ünün yoksulluk sınırının altında yaşadığını ifade ederek, “Bu anket, dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, öğretmenlerin yoksulluğa ve itibarsızlığa sürüldüğünün göstergesidir.” dedi.
Eğitim İş Edirne Şube Başkanı Murat Akçay, Eğitim İş sendikası tarafından Eğitim Çalışanlarının Sosyo-Ekonomik Durumları ve Öğretmenlik Meslek Kanununa İlişkin Görüşleri’nin araştırıldığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı kurumlarda çalışan 16.096 Eğitim Çalışanının katılımıyla gerçekleştirilen anket sonucunu paylaştı.
Akçay, yaptığı yazılı açıklamada; “Öğretmenlerin; Yüzde 83.1’inin hane gelirinin yoksulluk sınırının altında olduğu, Yüzde 61.40’ının gelirinin giderinden az olduğu, Yüzde 97.5’i maaşının yaşam standartlarını karşılayamadığını düşündüğü, Yüzde 90’ının kredi kartı borcunu ödemekte zorlandığı ve yüzde 31.89’unun şahıslara nakit borcu bulunduğu, yüzde 43’ünün istisnasız her ay borç para bulmaya çalıştığı, Yüzde 91’inin ek iş arama ihtiyacı duyduğu, Yüzde 94’ünün kıyafet ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı, yüzde 90’ından fazlasının çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği, Yüzde 96.7’sinin maaşının düşüklüğü nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığını düşündüğü, Sadece yüzde 63,43’ünün ayda bir kez ailesiyle dışarıda yemek yiyebildiği, köyüne ya da ailesinin yazlığına gitmek dışında yüzde 97’sinin hiç tatil yapamadığı, gerçeklerine ve daha fazlasına ulaşacaksınız.” ifadelerini kullandı.
Akçay, yazılı basın açıklamasını şu şekilde tamamladı; “Bu anket, dünyada Başöğretmen unvanlı bir liderin kurduğu tek ülke olan Türkiye Cumhuriyeti’nde, öğretmenlerin yoksulluğa ve itibarsızlığa sürüldüğünün göstergesidir. Oysa hepimiz biliyoruz ki eğitimcisinin itibar görmediği bir ülkenin, eğitim sisteminin iyi olma ihtimali; eğitim sistemi iyi olmayan bir ülkenin de dünya ülkelerinden itibar görme ihtimali yoktur. Dolayısıyla anketimizdeki veriler, sadece eğitim emekçisinin ne kadar zor bir tabloya terk edildiğini değil aynı zamanda eğitimin önem sırasında ne kadar geriye itildiğinin de resmidir. Öğretmenlerin yılda bir kez Öğretmenler Günü’nde hatırlanmaya değil, sorunlarına samimiyetle ve çözüm odaklı yaklaşılmasına ihtiyacı vardır.” (Haber Merkezi)





