Nöroloji Uzmanı Dr. Alev Vatan ile Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül, kalp hastalıklarına bağlı gelişen inmelerin büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek vatandaşları düzenli kontroller konusunda uyardı.
Dünyada ve Türkiye’de ölüm ve kalıcı sakatlık nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan inme, her yıl milyonlarca insanın hayatını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, özellikle kalp hastalıklarına bağlı gelişen inmelerin erken tanı ve düzenli takip sayesinde önlenebileceğine dikkat çekerek toplumun bilinçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Halk arasında “beyin felci” olarak bilinen inme; beyne giden kan akışının azalması, kesilmesi ya da damar yırtılması sonucu ortaya çıkan acil bir sağlık sorunu olarak tanımlanıyor. İnme, kalıcı felç, konuşma bozukluğu, görme kaybı, denge problemleri ve ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabiliyor.
Nöroloji Uzmanı Dr. Alev Vatan, inmenin beyin dokusunda kalıcı hasara neden olabileceğini belirterek, “Beyni besleyen damarlarda oluşan tıkanıklıklar ciddi nörolojik sorunlara yol açabiliyor. Kol ve bacaklarda güç kaybı, uyuşukluk, konuşma bozukluğu ve bilinç değişiklikleri görülebiliyor” dedi.
İnmelerin önemli bir kısmının kalp kaynaklı olduğunu vurgulayan Dr. Vatan, özellikle atriyal fibrilasyon gibi ritim bozukluklarının inme riskini ciddi oranda artırdığını ifade etti. Kalp içinde oluşan pıhtıların beyne ulaşarak damarları tıkayabildiğini söyleyen Vatan, yaş ilerledikçe riskin daha da yükseldiğine dikkat çekti.
İnme belirtilerinin aniden ortaya çıktığını belirten Dr. Vatan, “Vücudun bir tarafında güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme kaybı ya da baş dönmesi varsa vakit kaybetmeden 112 aranmalı” uyarısında bulundu. Özellikle 55 yaş üzerindeki tansiyon, şeker hastaları ile sigara kullanan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Çetin Gül ise kalp kaynaklı inmelerin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu belirterek, düzenli kontrollerin önemine vurgu yaptı. Aritmisi olan bireylerin inme riskinin yaklaşık 5 kat arttığını söyleyen Gül, “Aritmi, kalpte pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Bu pıhtılar fark edilmeden beyne ulaşarak ağır sonuçlara yol açabilir” dedi.
Türkiye’de her yıl yaklaşık 200 bin kişinin inme geçirdiğini hatırlatan Dr. Gül, dünya genelinde ise her dört kişiden birinin yaşamı boyunca inme riski taşıdığını ifade etti. Yeni nesil kan sulandırıcı ilaçlar sayesinde riskin önemli ölçüde azaltılabildiğini de sözlerine ekledi.
Her iki uzman da özellikle ileri yaş grubundaki vatandaşların kardiyoloji ve nöroloji kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. EKG, EKO, Holter, beyin MR ve BT gibi tetkiklerin erken tanı açısından büyük önem taşıdığı belirtildi. (Haber:Gülşah AK)





