Trakya Üniversitesi’nde(TÜ), 21 Mart Nevruz Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. Sembolik Nevruz Ateşi’nin yakıldığı etkinlikte TÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Tabakoğlu ve TÜ öğretim üyeleri demir dövdü. Etkinlikte konuşma gerçekleştiren Tabakoğlu, “Bir nebze kurtuluş olsun diye umut ediyoruz. Türk milleti bir umuttur. Biz bu Nevruz gününde bunu tekrar hatırlıyoruz. Ve bu büyük amaç üzerine tekrar bir araya geliyoruz. Kutlu olsun. Günümüz kutlu olsun. Bu büyük yürüyüşümüz kutlu olsun. Hepinizin Nevruz gününü kutluyorum.” İfadelerinde bulundu.
TÜ’de Nevruz kutlandı. Geleneksel olarak yapılan Nevruz kutlama etkinliği renkli görüntülere ev sahipliği yaptı. Nevruz Ateşi’nin yakılarak öğrenciler ve öğretmenleri ateşin üzerinden atlarken sembolik olarak demirler dövüldü. Boyanmış yumurtalar ile yapılan yarışmaya katılan Tabakoğlu’nun yumurtası tüm yuurtaları kırarak şampiyon oldu. Tabakoğlu, Balkan Yerleşkesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı önünde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Türk milletinin hikayesinin bir kahramanlık öyküsü olduğunu söyledi. Tabakoğlu, “Özellikle Edirne 4 işgal görmüş, Balkanlar'dan, Anadolu'da sürülmek işlenmiş katliamlara uğramış bu aziz büyük Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde Anadolu Ergenekon'unda istirahatte çekilmiştir. Ama şimdi 100’üncü yılınızdayız cumhuriyetimizin. Nüfusumuz elhamdülillah 10 milyon, 20 milyon oldu derken yeryüzünde belki 100 milyona yakın Türk nüfusuyla belki de en kalabalık zamanımızı yaşıyoruz. Ve elhamdülillah Türk milleti tekrar ayağa kalkıyor. 2’inci yüzyıla hazırlanıyor.” Dedi.
MAZLUMLARIN UMUDU TÜRKİYE
Türk milletinin tarihinde olduğu gibi bu yeni yüzyılında da tüm dünya da zulüm gören halkların umudu olduğunu belirten Tabakoğlu, “İşte bu kuru dalda açan çiçekler bu aziz Türk milletinin tekrar yeniden doğuşuna sanki bir işaret gibi. Bu kutlu yürüyüşün tekrar başlayacağına bir güzel nişane gibi karşımızda duruyorlar. Dünya biz tarih sahnesinden çekildiğimizden sonra çok acı günler yaşadı. Emperyalist devletler Afrika'da en son Afganistan'da, Suriye'de, Irak'ta ve Gazze'de gözümüzün önünde insanlara, çocukların üzerine ateşler atan, aç susuz bırakan bir garip medeniyeti maalesef yaşamak zorundalar. Güçlünün haklı olduğu bir medeniyeti yaşamak zorundalar. Ama haklının güçlü olduğu eski gücümüzden güç katan yeni bir medeniyete çok ihtiyaç var. Kimse yok mu diye bağıran o yıkıntılar altında Gazellilerin, Iraklıların, Suriyelilerin, Libya ve mazluma uğramış gadre uğramış pek çok milletin kimse yok mu diye bağırdığında işte biz varız diyebilecek yine ayağa kalkmış zalime dur diyecek bir güçlü Türk milletine büyük ihtiyaç vardır. İnşallah Bunun ayak sesleri geliyor. İnşallah sizlerle sevgili öğrencilerimiz, sizlerin eliyle bu büyük Türk yürüyüşü başlasın. Bu büyük medeniyet tekrar inşa olsun. Ve insanlığa bir nebze çare olsun. Bir nebze kurtuluş olsun diye umut ediyoruz. Türk milleti bir umuttur. Biz bu Nevruz gününde bunu tekrar hatırlıyoruz. Ve bu büyük amaç üzerine tekrar bir araya geliyoruz. Kutlu olsun. Günümüz kutlu olsun. Bu büyük yürüyüşümüz kutlu olsun. Bugün aynı zamanda Hazreti Ali efendimizin de doğum günü diye kabul edilir. O da kutlu olsun. Hem manevi gücümüz hem Türk milletinin gücü bir araya geldiği zaman inşallah zalimlere korkulu rüya olsun. Hepinizin Nevruz gününü kutluyorum. Sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”sözlerini söyledi.
“21 MART GÜNÜ BÜYÜK BİR COŞKU VE SEVİNÇLE KUTLANAN BAHAR BAYRAMI'NIN ADIDIR”
TÜ Rektörü Erhan Tabakoğlu’nun ardından konuşma gerçekleştiren TÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Arş. Gör. Dr. Öğretim Üyesi Armağan Altay, Nevruz’u anlattı. Altay, “İnsanoğlu tarihin en eski zamanlarından bu yana yaşam döngüsüne ait geçiş noktalarını çeşitli ritüel ve törenlerle kutlamıştır. Bu törenler temel işlevleri açısından tabiatla uyumlanma, kültürü, doğanın hizasına getirerek onu yeniden yaşam döngüsünü sabit kılma pratikleridir. Bilindiği üzere kökeni itibariyle yeni gün anlamı taşıyan nevruz sözcüğü, Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar uzanan Türk coğrafyasında 21 Mart günü büyük bir coşku ve sevinçle kutlanan Bahar Bayramı'nın adıdır. Türk dünyasında bu bayram ayrı bir önem arz etmektedir. Zira aynı zamanda tarihi bir başlangıç anına, bir milada, Demirdağ'ı delerek Ergenekon'dan çıkışa işaret eder. Ezcümle bir milletin yeniden doğduğu gün olarak idrak edilir. 12 hayvanlı eski Türk takvimine göre de 21 Mart günü gece ile gündüzün birbirine eşit olduğu, yani yaşam döngüsünün Kritik geçiş noktasına bir çevrimin tamamlanıp, bir diğerinin başladığı vakte karşılık gelir. Balkan Türkleri de bugünü Mart dokuzu adıyla anmışlardır. Öyleyse tarih ve doğanın çakışmasını ifade eden Nevruz için yenilenme mesleğinin erbabı olan Türk topluluklarının en eski meslek bayramıdır diyebiliriz.” İfadeleri ile Nevruz hakkında bilgiler verdi.
Daha sonra Rektör Tabakoğlu ve akademisyenler nevruz ateşini yaktı.
Ateşin etrafında halk oyunları gösterisi sunulmasının ardından Tabakoğlu, akademisyenler ve öğrenciler ateşin üzerinden atladı.(Haber: Mehmet Efecan HIDIROĞLU)





