TÖS Edirne Kurucu İl Başkanı Celil Özcan, Mustafa Necati’nin Atatürk’ün yakın düşünce ve mesai arkadaşlarından olduğunu, Kuva-yi Milliye hareketinde yer aldığını, TBMM’nin ilk üç döneminde milletvekilliği, Mübadele esnasında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, 1924 Anayasası’nın yürürlüğe konulduğu sırada Adalet Bakanlığı yaptığını belirtti. Özcan, Necati’nin ölüm yıl dönümünde mesaj yayımladı. Özcan yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi.
“Mustafa Necati, 1897 yılında İzmir’de doğdu. Kurtuluş Savaşı sonrası yeni Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkma ve geçme hedefini ve Atatürk’ü en iyi anlayan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati, 20 Aralık 1925 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına atanmıştır. Bu görev, 1 Ocak 1929 tarihinde (Millet Mekteplerinin açıldığı gün) yoğun çalışma temposuna bağlı ölümüyle sonlanmıştır.
Mustafa Necati, 1919 yılında İzmir’in işgal edildiğini görünce ateşli yurtsever arkadaşlarıyla birlikte bir çete teşkilatı kurdu. Kuvayı Milliye’nin bir müfreze komutanı olarak görev aldı, yurtta karışıklıklar çıkaran vatan haini Aznavur çetesiyle, Yunanlılarla savaştı. Karadeniz kıyılarında Pontus Rum eşkiyasının kurduğu teşkilatla savaştı, Karadeniz Bölgesi İstiklal Mahkemesi’nde, Büyük Millet Meclisi Müdafaa-i Hukuk Grubu kâtipliğinde çalıştı. Daha sonra Kastamonu ve Havalisi İstiklâl Mahkemesi başkanı oldu.
20 Aralık 1925’te Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) olan Mustafa Necati ölümüne kadar, 3 yıl 12 gün bu görevde kaldı. Hareketli, ateşli hayatının en verimli devresi Milli Eğitim Bakanı olarak geçirdiği yıllardır. Öğretmenlik mesleğini daha itibarlı bir meslek haline getiren, Milli Eğitim teşkilatını kökten hamlelerle düzelten odur. Gerekli işleri, şekil bağlarına kapılmadan hemen gerçekleştirme safhasına aktaran pratik, aktif görüşü hayranlık uyandırmış, Mustafa Necati adı eğitim ve milli kültür hayatımızda yeniliğin, devrimciliğin bir sembolü olarak kalmıştır. Çok genç yaşta ölen Mustafa Necati kısa ömrünü millet hizmetinde geçirmiş Cumhuriyetçi, devrimci bir yurt çocuğu olarak daima anılır. Mustafa Necati adı Türk eğitim tarihine altın harflerle yazılmıştır.
Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan bakan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati Milli Eğitim Bakanı olur olmaz yayımladığı genelgelerle Cumhuriyetin eğitim ilkelerini şöyle belirlemiştir: “Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır.”
Böylece dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir. Modern deyimiyle eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır. Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) olarak, Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi ölümümün 93. Yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.” (Haber Merkezi)
“Mustafa Necati, 1897 yılında İzmir’de doğdu. Kurtuluş Savaşı sonrası yeni Türkiye’nin çağdaş uygarlık düzeyine çıkma ve geçme hedefini ve Atatürk’ü en iyi anlayan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati, 20 Aralık 1925 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığına atanmıştır. Bu görev, 1 Ocak 1929 tarihinde (Millet Mekteplerinin açıldığı gün) yoğun çalışma temposuna bağlı ölümüyle sonlanmıştır.
Mustafa Necati, 1919 yılında İzmir’in işgal edildiğini görünce ateşli yurtsever arkadaşlarıyla birlikte bir çete teşkilatı kurdu. Kuvayı Milliye’nin bir müfreze komutanı olarak görev aldı, yurtta karışıklıklar çıkaran vatan haini Aznavur çetesiyle, Yunanlılarla savaştı. Karadeniz kıyılarında Pontus Rum eşkiyasının kurduğu teşkilatla savaştı, Karadeniz Bölgesi İstiklal Mahkemesi’nde, Büyük Millet Meclisi Müdafaa-i Hukuk Grubu kâtipliğinde çalıştı. Daha sonra Kastamonu ve Havalisi İstiklâl Mahkemesi başkanı oldu.
20 Aralık 1925’te Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) olan Mustafa Necati ölümüne kadar, 3 yıl 12 gün bu görevde kaldı. Hareketli, ateşli hayatının en verimli devresi Milli Eğitim Bakanı olarak geçirdiği yıllardır. Öğretmenlik mesleğini daha itibarlı bir meslek haline getiren, Milli Eğitim teşkilatını kökten hamlelerle düzelten odur. Gerekli işleri, şekil bağlarına kapılmadan hemen gerçekleştirme safhasına aktaran pratik, aktif görüşü hayranlık uyandırmış, Mustafa Necati adı eğitim ve milli kültür hayatımızda yeniliğin, devrimciliğin bir sembolü olarak kalmıştır. Çok genç yaşta ölen Mustafa Necati kısa ömrünü millet hizmetinde geçirmiş Cumhuriyetçi, devrimci bir yurt çocuğu olarak daima anılır. Mustafa Necati adı Türk eğitim tarihine altın harflerle yazılmıştır.
Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan bakan Mustafa Necati’dir. Mustafa Necati Milli Eğitim Bakanı olur olmaz yayımladığı genelgelerle Cumhuriyetin eğitim ilkelerini şöyle belirlemiştir: “Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır.”
Böylece dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir. Modern deyimiyle eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır. Tüm Öğretmenler Sendikası (TÖS) olarak, Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi ölümümün 93. Yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.” (Haber Merkezi)





