Edirne’de yaklaşık 49 milyon liralık çalışmayla ihya edilen Muradiye Mevlevihanesi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden hizmete açıldı. Kütüphanesi, sanat atölyeleri ve semâhânesiyle kapılarını açan tarihî yapı, kentin tasavvuf geleneğini ve kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşıyacak.
Osmanlı’ya uzun yıllar payitahtlık yapan Edirne, asırlık tarihine ışık tutan önemli bir esere daha kavuştu. Sultan II. Murad döneminde Muradiye Camii Külliyesi’ne ilave olarak inşa ettirilen Muradiye Mevlevihanesi, kapsamlı ihya çalışmalarının ardından düzenlenen törenle yeniden açıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı açılış programı, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Törende Edirne Valisi Yunus Sezer, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da konuşma yaptı.
Yaklaşık beş asır boyunca Edirne’nin manevi hayatında önemli bir yere sahip olan Mevlevihane, yeni dönemde yalnızca tarihî bir yapı olarak değil, kültür ve sanat faaliyetlerinin gerçekleştirileceği bir merkez olarak da hizmet verecek.
“Manevi bir emaneti daha ayağa kaldırdık”
Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Muradiye Mevlevihanesi’nin yeniden hizmete kazandırılmasının tarihî ve manevi açıdan taşıdığı öneme dikkat çekti.
Mevlevihane’nin kapılarını yeniden açtıklarını belirten Ersoy, “Çok şükür ki bu aziz milletin gönüllerini birbirine kenetleyen manevi bir emaneti, geçmişi bugüne taşıyan tarihî bir yapıyı daha ayağa kaldırmış olmanın memnuniyetini ve huzurunu birlikte yaşıyoruz” dedi.
Sultan II. Murad döneminde inşa edilen yapının, Mevlevilik geleneğinin Edirne’de kök salmasında önemli rol oynadığını ifade eden Ersoy, Konya ve İstanbul’un ardından Edirne Muradiye Mevlevihanesi’nin de bu gelenek içerisinde özel bir yere sahip olduğunu söyledi.
Yangınlar, depremler ve yıkımla geçen tarih
Muradiye Mevlevihanesi, yüzyıllar boyunca manevi yaşamın yanı sıra musiki ve edebiyat alanlarında da önemli bir merkez olarak faaliyet gösterdi. Ancak yangın, deprem ve çeşitli afetler nedeniyle zaman içerisinde zarar gören yapı, tarihî süreçte büyük değişimler yaşadı.
Bakan Ersoy’un aktardığı bilgilere göre, 1925 yılında kapatılan Mevlevihane okul olarak kullanılmaya başlandı. Ana yapı 1935 yılında yıkılırken, yapıyı meydana getiren bölümlerin büyük kısmı ortadan kalktı. Mevlevihane’nin mimari özelliklerine ilişkin bilgiler ise yazılı belgeler, fotoğraflar ve çizimler sayesinde günümüze ulaştı.
Orijinal yapının semâhâne, harem dairesi, derviş hücreleri, dede odaları, imaret, türbe ve kütüphane gibi bölümlerden oluştuğu belirtildi.
İhya çalışmaları 2024’teki kazılarla hız kazandı
Muradiye Mevlevihanesi’nin yeniden ayağa kaldırılması için yürütülen çalışmaların geçmişine ilişkin bilgi veren Ersoy, 2000 yılında Muradiye Camii’nde gerçekleştirilen restorasyon sırasında Mevlevihane’ye ait temel kalıntılarının tespit edildiğini aktardı. Ancak o dönemde kapsamlı bir araştırma kazısının yapılmadığını belirtti.
2024 yılında Edirne Müze Müdürlüğü denetiminde gerçekleştirilen araştırma kazılarıyla ihya sürecinde önemli bir aşamaya geçildi. Kazılarda ortaya çıkarılan kültür varlıkları kayıt altına alınırken, yapının yeniden oluşturulmasına yönelik rölöve ve restitüsyon projeleri hazırlandı.
Bakan Ersoy, çalışmaların 15 Eylül 2026 itibarıyla tamamlandığını ve tarihî yapının yeniden Edirne’ye kazandırıldığını bildirdi. Yaklaşık 49 milyon liralık çalışmayla ihya edilen Mevlevihane, açılışla birlikte yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
Kütüphane ve sanat atölyeleriyle yeni dönem
Yeniden düzenlenen Muradiye Mevlevihanesi, farklı alanlarda kültür ve sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapacak şekilde hazırlandı. Yapı bünyesinde kütüphane, hüsn-i hat, Edirnekâri, tezhip ve ebru atölyeleri bulunuyor.
Sohbet ve irfan meclisi, Mevlevihane idare odası, semâ hazırlık odası ve semâhâne de yapının yeni kullanım alanları arasında yer alıyor. Bu bölümlerin, geleneksel sanatların yaşatılmasına ve Mevlevilik kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunması hedefleniyor.
Ersoy, projenin hayata geçirilmesinde emeği bulunan Edirne Valiliğine, Çevre Koruma Vakfına, bilim insanlarına, uzmanlara, işçilere ve Bakanlık çalışanlarına teşekkür etti.
“Edirne’nin değerlerini korumaya devam edeceğiz”
Edirne’nin Osmanlı tarihindeki önemine ve kültürel zenginliğine değinen Bakan Ersoy, tarihî eserlerin korunarak toplumun yararına sunulmasının önemini vurguladı.
Ersoy, “Edirne’yi bütün bu ziynetleriyle korumaya, bunları insanımız için faydaya dönüştürmeye ve şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nın güçlü yarınlarına taşımak için çalışmaya, üretmeye, inşa ve ihya etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından gerçekleştirilen semâ gösterileri törene manevi bir atmosfer kattı. Gösterilerin sonrasında açılış kurdelesi kesildi ve katılımcılar Mevlevihane’nin yeniden düzenlenen bölümlerini gezerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Muradiye Mevlevihanesi’nin yeniden açılmasıyla Edirne, tarihî ve manevi mirasını yaşatacak yeni bir kültür merkezine kavuştu. Yapının, kentin kültür ve turizm hayatına katkı sunmasının yanı sıra asırlık Mevlevilik geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılmasında da rol üstlenmesi bekleniyor.(Hasan Yiğit KONAKLILAR)





